Dikili Ziraat Odası Başkanı Mesut Taslak ve üreticilerin sorunlarını dinleyen Çağatay Güç, zeytin ve zeytinyağı üreticisinin maliyetler karşısında ezildiğini, kayıtlı çiftçi sayısının eridiğini belirterek tarım sektörünün YENİ Parti’nin liyakatli kadrolarıyla yeniden ayağa kaldırılacağını ilan etti.
İktidarın uyguladığı ithalat politikaları ve yerel yönetimler üzerindeki baskı ortamıyla gündem değiştirmeye çalıştığını savunan Güç, Türkiye’de yaşanan ekonomik ve sosyal krizlerin tek adam rejiminin getirdiği denetimsizlikten kaynaklandığını vurguladı.

“ÇİFTÇİYİ TOPRAĞA KÜSTÜRÜP O TOPRAKLARI İMARA AÇTILAR”
Dikili Ziraat Odası’ndaki buluşmada çiftçilerin yaşadığı çaresizliğe dikkat çeken YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, üreticinin üretemez hale getirildiğini beyan etti.
Hükümetin tarım politikalarını sert bir dille eleştiren Güç, “Üreticiyi getirdikleri durum vahim. İnsanlar toprağına küsmüş durumda. TÜİK verileriyle bile gizleyemedikleri bir enflasyon söz konusuyken bugün 3-4 sene öncesinin zeytinyağı fiyatına zeytinyağı satılıyor. Gübresi, ilacı almış başını gitmişken çiftçinin bu durumu sürdürmesi imkânsız. Tarım ve hayvancılık bir ülkenin bel kemiğidir, el üstünde tutmanız gereken bir sektördür.
Ancak AKP iktidarı uyguladığı politikalarla tarımı bitirdi maalesef. İthalat politikasıyla birçok ürünün dalında kalmasına sebep oldular. Üretimi sevmiyorlar. İhracatı sevmiyorlar. İthal etmeyi seviyorlar. Başka ülkelerin çiftçisine kazandırmayı seviyorlar. Bu iktidar önce kendi çiftçimizi toprağına küstürdüler, sonra çiftçinin küstüğü toprakları imara açtılar.
Tarım sisteminin işinin ehli, liyakatli insanların elinde yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Bu konuda çok şanslıyız. YENİ Parti olarak hem tarımı çok iyi bilen kadrolara sahibiz hem de tarımın içinden gelmiş, bu sektöre ayrı bir ilgi gösteren Genel Başkanımız var. Çiftçilerimizle, üreticilerimizle, halkımızla sık sık buluşarak, sizleri dinleyerek bu sektörü hep birlikte hak ettiği değere ulaştıracağız” dedi.

“TEK ADAM REJİMİ DENETİMSİZLİĞİ BERABERİNDE GETİRDİ, KARARLARI HESAP VERMEYENLER ALIYOR”
Toplumda ve ekonomide derinleşen krizin temelinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yer aldığını savunan Güç, denetim mekanizmalarının yok edildiğine dikkat çekti.
Güç, “Konuştuğumuz insanlar bize dertlerini anlatamadıklarını ya da anlatabilseler de dinlenmediklerini söylüyor. Bu kadar baskı bir noktada patlar. Duyulmayan her ses ileride daha şiddetli ortaya çıkar. Bir ülkede hükümetin, devlet yetkililerinin halkın sesine kulak vermesi lazım, onlardan korkmaması lazım. Bu iktidar halkı korkutmak istiyor. Korksun konuşamasın, bir şey talep edemesin istiyor.
AKP iktidarının şu ana kadar üstünü kapattığı her konu sandıkta onların karşısına çıkacak. Halktan kaçamazlar. Kimse kaçamamıştır. Bu iktidar da halktan kaçamayacak. Çünkü sadece bir ekonomik kriz yaşamıyoruz, toplumda derin bir kriz var. Tüm bu işsizlik, yoksulluk, sosyal çöküş tek adam rejimiyle başladı.
Tek adam rejimi denetimsizliği beraberinde getirdi. Kuvvetler ayrılığı ortadan kalktı. Kontrol mekanizmasını yok etti. Eskiden bir konu olduğu zaman bunu işini bilen insanlar tartışır, bir karar alınırdı. Şu an kararları tek bir kişi ya da o tek kişinin atadığı kişi alıyor. Sonra hesap vermiyor. Ben yaptım oldu diyor. Ama olmuyor. Yapamadılar. Hala da yapamıyorlar. Artık bu düzenin değişmesi lazım” ifadelerini kullandı.

“BELEDİYE BAŞKANI TRANSFER EDEREK GÜNDEM DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”
İktidarın kaybettiği kanı kapatmak amacıyla belediyelere baskı uyguladığını ve rozet takma operasyonlarına yöneldiğini kaydeden Çağatay Güç, Aydın örneğini vererek belediye borçlarını ve finansal tabloyu hatırlattı.
Güç, “AKP ise tüm bunların üstünü kapatmak, gündemi değiştirmek için bir yandan da yerel seçimde yaşadıkları hezimeti kaldıramadıkları için belediyeler üzerinde baskı kurmuş durumda. Korkutarak, kandırarak rozet taktıkları kaygan belediye başkanlarıyla halkın iradesini de kazanabileceklerini zannediyorlar.
Hizmet gelecek diye insanları kandırmaya çalışıyorlar. Bugüne kadar niye gelmedi o zaman? Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’ye geçeli 1 yıl oldu. Ne yaptılar, Aydın’da bir değişiklik var mı? Devletin kendisinde belediyelere para aktaracak kaynak yok ki.
Şu fon krizinde insanlara dağıtmak için zorla 75 milyar TL topladılar. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 200 milyar TL. Göreceksiniz, elle tutulur hiçbir şey yapamayacaklar. Çünkü niyetleri halk için bir şey yapmak değil. Düşündükleri tek konu kendi adamlarının, kendi ailelerinin zenginleşmesi” şeklinde konuştu.
ZİRAAT ODASI BAŞKANI TASLAK: “7 BİN OLAN ÇİFTÇİ SAYIMIZ 2 BİN 200’E DÜŞTÜ, EKECEK KİMSE KALMAYACAK”
Bölge üreticisinin yaşadığı dramı rakamlarla anlatan Dikili Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Taslak ise odadaki kayıtlı çiftçi sayısının uçuruma sürüklendiğini söyledi.
Üreticinin dertlerini dile getirmekte baskı gördüğünü aktaran Taslak, “Derdimiz çok ama anlatamıyoruz. Anlatmak isteyen arkadaşlarımız da çeşitli baskılarla karşı karşıya kalıyor. Şu an vatandaşın sesini duyurmakta sıkıntı yaşıyoruz. Zeytin üreticisi bitmiş durumda. Şu an 10 TL’ye, 20 TL’ye 1 kilo yağlık zeytin satılıyor.
Bu üretici bir yıl boyunca bu ağacın bakımını yapıyor. İlaç, gübre, mazot ve emek harcıyor. 1 yılın sonunda ellerine geçen para bütün yılın masrafını çıkartmıyor. Böyle giderse insanlar depolarındaki yağları bile döker. Artık herkes tarımdan kaçıyor, gençler başka mesleklere yöneliyor. Yılların çiftçileri ise toprağını satıp borç ödeme derdine düşmüş durumda.
Dikili’de bu odaya kayıtlı 7 bin çiftçi vardı. Yeni bir güncelleme yaptık ve sayı 2 bin 200’e düşmüş durumda. Yakında toprağını ekecek kimse kalmayacak” ifadeleriyle durumun vahamettini gözler önüne serdi.