Sanatçı Gül Tut’un 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova’da 18 metre yükseklikten beton zemine düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ikinci duruşmasında duruşma salonu hareketli anlara sahne oldu.
Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı, ilk duruşmadaki kanaatini koruyarak tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in annesine yönelik eylemi nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Mütalaanın açıklanmasının ardından bir numaralı sanık konumundaki Tuğyan Ülkem Gülter’in duruşma salonunda gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

DOSYAYA GİREN KAMERA RAPORU: “ŞİŞT ŞİŞT MALKATA’YI AÇALIM ÖYLE OYNASIN”
Duruşmada söz alan Güllü’nün kardeşi Kader Tut’un avukatları, olay gecesine ait kamera kayıtlarına ilişkin hazırlanan detaylı inceleme raporunu mahkeme heyetine sundu. Müziğin kurgusal bir tuzak olarak kullanıldığını savunan katılan vekilleri, görüntülerdeki diyalogları aktararak, “Güllü’nün lavaboya girdiği sırada Tuğyan’ın Sultan’a ‘Şişt, şişt, Malkata’yı açalım öyle oynasın’ dediği, Güllü’nün lavabodan çıktıktan sonra ‘Aç, aç, aç’ diye seslendiği ortaya çıkıyor. Sanık burada Sultan ile birlikte hareket etmiştir. Sultan’ın tanık değil, sanık olması gerekmektedir. Sultan’ın ifadesinde doğruyu söylediği ancak eksik söylediği anlaşılmaktadır. Biz sanığın ‘Üst soya karşı kasten planlayarak öldürme’ suçundan cezalandırılmasını, Sultan’ın da yargılanmasını talep ediyoruz” beyanında bulundu.
SANIK AVUKATLARINDAN “KAYGAN ZEMİN VE GÖRÜŞ KAYBI” DEFANSI
İddialara ve mahkemeye sunulan rapora yanıt veren sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatları ise olayın bir cinayet değil, alkolün etkisiyle yaşanan bir kaza olduğunu öne sürdü. Maktulün fiziki durumuna ve olay anındaki şartlara dikkat çeken savunma makamı, “Videolara bakarsanız, Güllü’nün duvarları tutarak yürüdüğünü, alkol içerken gözlük takmadığı ve olay anında da gözlük takmadığı görülmüştür. Zemin de bir kayganlaştırıcı gözükmese bile zeminin kendisi kaygan bir maddedir” ifadelerini kullanarak müvekkillerinin tahliyesini ve beraatini istedi.

“YÜZÜ DÖNÜKTÜ, PENCEREDEN ATTIĞINI GÖRDÜM”
Davanın seyri açısından kritik önem taşıyan ve ilk etapta olayı kaza olarak nitelendiren tanık Sultan Nur Ulu’nun sonradan değiştirdiği ifadeleri ile İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelenen ses kayıtları iddianamedeki en ağır deliller arasında yer alıyor. Olay anında evde bulunan ve hakkında yalan tanıklık suçundan ceza istenen Ulu’nun, “Yüzü dönüktü, pencereden attığını gördüm. Sonra koş diye bağırdı. Ben de şoka girmiştim, peşinden koşarak aşağı indim. Cenaze günü bana ‘Ben yanarsam seni de yakarım’ dedi” şeklindeki anlatımları dosyaya girdi. İddianamede ayrıca, İTÜ analizlerinde düşme anından hemen önce neşeli bir tonla “Hadi görüşürüz” sesinin tespit edildiği, maktulün kanında 3.53 promil alkol bulunduğu ve sanık Gülter’in geçmiş dönemde yakınlarına “Bıktım bu annemden”, “Gebersin”, “Bu kadın ölsün” ve “Ona büyük bir şey yapacağım” şeklinde mesajlar attığı bilgisine yer verildi.
Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının savunmalarını tamamlamasının ardından kararı açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.