Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Gürsel Tekin cast iddialarını yalanladı: ‘Tezgahlı şeylerle işimiz olmaz’

Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı üye katılım töreninde yüzlerce kişinin cast ajansından “paralı figüran” olarak getirildiği iddiasıyla başlayan tartışma, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin bugün saat 12.00’de yaptığı sert açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. Gazeteciler hakkında suç duyurusunda bulunan Tekin, kameraların karşısına geçerek iddiaları “organize bir kumpas ve dezenformasyon” olarak niteledi.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı üye katılım töreninde yüzlerce kişinin cast ajansından

DEMOKRAT GÜNDEM-CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, partinin rozet takma törenine ajanstan para karşılığı figüran getirildiği yönündeki iddialara ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Sert açıklamalarda bulunan İl Başkanı Gürsel Tekin, iddiaları “kumpas” ve “kirli tezgah” olarak nitelendirerek, konuyu yargıya taşıyacaklarını ve arkasındaki “şeytan üçgenini” ortaya çıkaracaklarını söyledi.

“BİZ MİT’E SORARAK PARTİYE ADAM ALMAYIZ”

Partiye katılanların arka planının sorgulanmasına tepki gösteren Tekin, beyanın esas olduğunu vurguladı ve “DEVA Ataşehir eski ilçe başkanı ve yöneticileri partimize katıldı. Biz sizin gibi MİT’e ya da başka kuruma sorarak kimseyi partiye alacak değiliz. Gelir, CHP ailesinin bir parçası olur” dedi.

“KURGULANAN TEZGAHI SAVCILIK ÇÖZECEK”

Etkinlikte slogan atılması ve ajanstan insan getirildiği iddialarının bir kumpas olduğunu belirten Tekin, şu ifadeleri kullandı: “Dünkü tezgahı kuranlar kim olursa olsun; bizim aklımızdan böyle şeytanı şeyler geçmez. Yok ajansla anlaşılmış, yok slogan atılacakmış… Bir iki gün içinde savcılık soruşturmalarıyla bu işi sonlandıracağız. CHP’nin taşıyla CHP’nin kuşunu vuruyorlar. Talimatla Kılıçdaroğlu’na saldırmak gazetecilik midir?”

ŞİŞLİ EKİBİNDEN GELEN KAYDI DİNLETTİ

Alandaki kalabalığa para ödendiği iddialarını reddeden Tekin, basına Şişli ekibinden gelen bir ses kaydını dinletti. Kayıtta yer alan “Alanda namusumuzla durduk, kim bir kuruş para almışsa en adisidir. Hepimiz Gürsel Tekin’in yanında olmak için oradaydık” ifadelerinin ardından Tekin; “Biz beyanı esas alırız. Ulaşım desteği alan arkadaşlarımızı aradık, kimsenin bunlarla ilgisi yok. Bu tezgahı kirli gazeteler ve yargı çözecek” dedi.

“AKRABALARIMI ÇAĞIRSAM 10 BİN KİŞİ TOPLARIM”

Kalabalığın toplama olduğu iddialarını ti’ye alan Tekin, şu değerlendirmede bulundu: “Hemşerilerini getirmiş diyorlar. Gelirlerse şeref duyarım, hatta önümüzdeki günlerde sadece akrabalarımı çağıracağım, 10 bin kişi toplarım. Dün gelenler yağmurun altında kendi imkanlarıyla geldi. Bir istihbarat örgütü gibi oturup ‘Şu şuydu, bu 30 yıllık partiliydi’ diye fişliyorsunuz.”

GÜRSEL TEKİN’İN KONUŞMASINIR SATIR BAŞLARI

BÖYLE TEZGAHLI ŞEYLERLE İŞİMİZ OLMAZ

Böyle tezgahlı şeylerle işimiz olmaz yani. Allah Allah, neyin nesi kardeşim, bize ne? Şimdi iki tane milli hakemimiz… Bu iki milli hakemimiz sadece bizleri desteklediği için, beni ve Sayın Kılıçdaroğlu’nu destekledikleri için arkadaşlarımız beş dakikada partiden, görevden, üyelikten silindiler. Birisi FIFA hakemi, uluslararası hakem. Gerekçe ne? “Gürsel Tekin bu partinin öz evladıdır.” Gerekçe ne Yaşar’ın? Kılıçdaroğlu’nu paylaştığı için. Ve dün Sayın Genel Başkanımıza her iki milli hakemimizi, Türkiye’nin gururu olan arkadaşlarımıza rozetlerini yeniden taktırdık. O çamur gazete diyor ki: “30 yıllık CHP’li yeniden rozet taktırdı.”

SİZİN ÇETELERİNİZİN YÜZÜNDENDİ O

Sizin çetelerinizin yüzündeydi o. Desteklediğiniz çeteler var ya, beş dakikada attılar, dün baba ocağına geri döndüler. Yine inanılır gibi değil ya, bunların iftiralarına, bunların yalanlarına on aydır neler çektik. Her iftiranızda sizi yargıya götüreceğim. Bugüne kadar götürmedim ama bu saatten sonra hepinizi götüreceğim, hiç kusura bakmayın. Doğru haberiniz varsa hiç itirazım yok; gelirsiniz, sorarsınız. En ağır sorularınızı sorun, istisnasız bütün sorularınıza cevap verilecektir.

BİZ SİZİN GİBİ MİT’E SORARAK KİMSEYİ PARTİYE ALACAK DEĞİLİZ

Yine bir hanımefendiyle ilgili Sayın Genel Başkanımız rozetini takmış… Efendim bilmem kimmiş, 15 arkadaşımız DEVA Ataşehir eski ilçe başkanı ve yöneticileri partiye katıldı. Arkadaşlar, biz sizin gibi MİT’e ya da herhangi bir kuruma sorarak kimseyi partiye alacak değiliz. Bizde beyan esastır kardeşim. Gelir ve Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin bir parçası olur.

BU KUMPASI SAVCILIK SORUŞTURMASIYLA ÇÖZECEĞİZ

Yani kısacası dünkü tezgahı kuranlar kim olursa olsun çok açık ve net söylüyorum: Asla bizim aklımızın ucundan böyle şeytanı şeyler geçmez. Hele hele somutlaştıramadık… İşte bir kısmımız orada Sayın Kılıçdaroğlu konuşurken slogan atacağız, ona göre kurgulanmış. Bir kısmı işte bilmem bir ajans tarafından anlaşılmış…

Bütün bunları önümüzdeki bir iki gün içerisinde savcılık soruşturmalarıyla sonlandıracağız. Çünkü biz nasıl bir kumpasla karşı karşıya kaldığımızı, nasıl bir tezgahı bozduğumuzu, bu tezgahın içindeki ne kadar sıkıntılı insanlar varsa onlarla mücadele ettiğimizi çok net olarak biraz önce size gösterdim.

CHP’NİN TAŞIYLA CHP’NİN KUŞUNU VURUYORLAR

Bakın, kendilerini itibarlı gazeteciler, gazeteler sayanlara bakın. Cumhuriyet Halk Partisi’nin taşıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuşunu vuruyorlar. Ne hallere geldik? Bu mu bağımsız gazeteciliğimiz? Talimatla insanlara, tertemiz Kılıçdaroğlu’na saldırmanın gazetecilik olduğu bu mudur yani?

Onun için biraz daha bekleyin, önümüzdeki günlerde size daha büyük sürprizlerimiz var. Bu ülke ya arınacak, ya arınacak ya da arınacaktır; hiç kimse kusura bakmasın. Çok konuştum. Şimdi gazeteci arkadaşlarımızın bize soruları varsa cevap vermek istiyorum. Mesela o çamur televizyonlar, gazeteler burada olsaydı, sorsaydı çata çat sorular, biz de cevap verseydik olmaz mıydı?

BİZİM BÖYLE KİRLİ TEZGAHLARLA İŞİMİZ OLMAZ

Evet, mesela bu Şişli’deki arkadaşımızla ilgili hemen onu da ben size dinleteyim. Yani dedim ki: “Arkadaş ya bu nedir, bu konuda bilginiz var mı?” Başkanım dedi, sesli mesaj gönderdi, hemen dinletiyorum. Ses kaydında diyor ki:

“Başkanım bizim ekibimizden çok şükür bir kuruş paradan kimse yoktu alanda, namusumuz şerefimizdir. Birgün gazetesinden muhabir de kim yapmışsa en adi şerefsizdir. Hepimizin sesi kısılmış bu alanda. Bizim yanımızda olanların hepsi canı gönülden İstanbul İl Başkanımız Gürsel Tekin’in yanında olmak için oradaydı. Kim para almışsa en namussuzudur, en şerefsizidir, en adisidir.”

Şimdi vallahi biz beyanları esas sayarız. Yani ağzımızdan çıkan her beyan bizim için çok geçerlidir. Bizim böyle kirli tezgahlarla işimiz olmaz.

BU TEZGAHI O KİRLİ GAZETELER VE YARGI ÇÖZECEKTİR

Arkadaşlarımızın bir kısmını, özellikle bizden ulaşım desteği alan arkadaşlarımızı teker teker aradık. Hiçbir arkadaşımızın bu işlerle ilgisi yok. Mesela bir tanesini bulmuşlar, Sözcü gazetesinde manşette. Adam diyor ki: “Bana dediler ki 950 lira vereceğiz, ben de gittim. Ajans kim bilmiyorum, kim götürdü bilmiyorum.” Ama bir de duyuyoruz ki bu gelenlerin içinde gazetelerin muhabirleri de varmış. Yani kısacası bu tezgahı o kirli gazeteler ve yargı çözecektir. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Büyük olasılıkla soru yoktur, olabildiğince yalın bir şekilde, eksiksiz anlatmaya çalıştık.

İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ GİBİ OTURUYORSUNUZ

Haftaya cumartesi günü de… Şunu da anlatayım: Sabahleyin şöyle başlandı: “Hemşerilerini getirmiş.” Kaldı ki hemşerilerim de gelir, benim için de büyük bir şereftir. İnşallah önümüzdeki günlerde sadece akrabalarımı çağıracağım; akrabalarımı çağırsam 10 bin kişi toplarım. Biz öyle bir şeyin içinde falan değiliz. Dün gelen arkadaşlarımız o yağmurun altında kendi olanakları, kendi imkanlarıyla geldi. Farklı siyasi partilerden gelen arkadaşlarımız keza öyle. Bir istihbarat örgütü gibi oturuyorsunuz; “İşte şunlar da efendim şu bilmem neydi, öbürü 30 yıllık partiliydi…” Mesela bir kardeşimiz daha var, o da sizin bu giyotin disiplininizden kurtarmak için istifa etmişti, dün katıldı. “Efendim bu zaten CHP’liydi.” Evet, zaten CHP’liydi. CHP’li dediğiniz 2 bin 500 CHP’liyi infaz ettiler. Kim infaz etti? Aziz İhsan Aktaş’ın arkadaşları.

GİZLİ OLAN BİR ŞEYTAN ÜÇGENİYLE MÜCADELE EDİYORUZ

Son kez şunu söyleyeyim: Sorun; Aziz İhsan Aktaş. Aziz İhsan Aktaş’ın siyasi arkadaşlarının kendi elleriyle kurmuş olduğu medya ve mevcut medya satın almalarıyla gizli olan bir şeytan üçgeniyle mücadele ediyoruz. Bu mücadelede başarılı olacağız, başarılı olacağız, hiç kimse unutmasın. Önümüzdeki günlerde, bugüne kadar birçok bildiğimiz şeyleri “Aman ha, kol kırılır yen içinde kalır, ayrılık olmasın” diye bakıyorduk. Ama bundan sonra daha ciddi şeyler var.

MÜTEAHHİT ARKADAŞLARINIZLA PARTİYİ VE MEDYAYI KİRLETTİNİZ

Mesela şeyi söylüyoruz… Ya bu medyayla Adem Soytekin mesela, herkesin kimyasını bozuyor. Sizin arkadaşlarınız kardeşim. Biz bunları tanımayız, bizim böyle arkadaşlarımız olmaz. Bizim sadece müşahit arkadaşlarımız oldu böyle. Müteahhit arkadaşlarınızla partiyi kirlettiniz. Maalesef parti yöneticileri medyayı kirletti. Medya da sağduyulu, namuslu, haysiyetli Cumhuriyet Halk Partisi seçmenlerinin aklını, zihnini maalesef bulandırmakla meşgul. Korkarım ki hani son dönemlerde bir sanatçı var ya, nitelikli dolandırıcı… O saraydaki bu siyasetçiler, o nitelikli dolandırıcının yanında çırak kalır. Teşekkür ederim

Bir tanesini bulmuşlar. Sözcü gazetesinde manşette. Adam diyor ki, ‘Bana 950 vereceklerdi, geldim’. Adam kim, bilmiyorum. Bu gelenler içinde gazetelerin muhabirleri de varmış. bu tezgahı o kirli gazeteler ve yargı çözecektir.

Sabahleyin şöyle başlandı; Hemşehrilerini getirmiş. Kaldı ki gelirler, benim için de büyük bir şereftir. Önümüzdeki günlerde sadece akrabalarımı çağıracağım. Çağırsam on bin kişi gelir. Dün gelen arkadaşlarımız o yağmurun altında, kendi olanaklarıyla geldiler. Bir istihbarat örgütü gibi oturuyorsunuz. 30 yıllık partiliydi falan. Sizin giyotininizden kurtulmak için geldi bir arkadaşımız, katıldı.

2 bin 500 CHP’li infaz etti. Kim infaz Etti? Aziz İhsan Aktaş. Sorun Aziz İhsan Aktaş. Onun siyasi arkadaşları. Siyasi arkadaşların kendi elleriyle kurduğu medya ve mevcut medya satın almalarıyla gizli şeytan üçgeniyle mücadele edeceğiz. Kimsenin kuşkusu olmasın.

Kol kırılır yen ilçinde kalır diyorduk. Bundan sonra daha ciddi şeyler var. Bu medya ile, Adem Soytekin. Herkesin kimyasını bozdu. Sizin arkadaşlarınız. Bizim böyle arkadaşlarımız olur. Bizim müteahhit arkadaşlarımızı, partiyi kirlettiniz. Parti yöneticileri medyayı kilitledi. Medya da haysiyetli partililerimizin aklını karıştırmakla meşgul.

Nitelikli dolandırıcının yanında halt işlemiş bu siyasetçiler.

Demokrat Gündem