İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde yürütülen AHBAP Derneği soruşturması yankı uyandıracak büyük bir usul tartışması ve siyasi iddia krizine sahne oldu.
Gözaltında tutulan sanatçı Haluk Levent sorgu odasında Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili beyanları, “soruyla uyumsuz olduğu” gerekçesiyle resmi zapta geçirilmedi. Yaşanan bu gelişme üzerine ifade vermeyi reddederek sorguyu durduran ünlü sanatçı Haluk Levent emniyetteki resmi tutanakları sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaşarak emniyet yetkililerine ve soruşturma yönetimini eleştirdi, “Konuşmak istiyorum, izin vermediler. Çünkü söyleyeceklerimin resmi kayıtlara geçmesini istemiyorlar” dedi.
“Soruyla Alakası Var Hem de Çok Var”
Haluk Levent’in X (Twitter) hesabı üzerinden paylaşılan resmi ifade tutanağı, sorgu odasında yaşanan gerilimi gözler önüne serdi. Kendisine yöneltilen suçlamalara karşı ilişkili gördüğü siyasi arka planı ve devlet kurumlarıyla olan süreçleri anlatmak isteyen Haluk Levent bu talebinin emniyet görevlilerince reddedilmesi üzerine tutanağa son bir şerh düşerek ifadesini sonlandırdı.
Tutanaktaki kayıtlara göre Levent, kolluk güçlerinin tavrına karşı duruşunu “Bu konuda az önce tutanağa geçirilmesini istediğim politikacılar, devlet kurumları ile ilgili cevap vermek istediğim konuların soruyla alakalı olmadığı söylendiğinden (benim için konuyla alakası var hem de çok var) ifademi veremiyorum ve bundan sonraki sorulara susma hakkımı kullanıyorum” sözleriyle kayda geçirdi.
Savunma Hakkı Kısıtlandı İddiasıyla Baro Devreye Girdi
Sorgu odasındaki krizin büyümesi ve ifadenin kesilmesi üzerine, Haluk Levent’in müdafi avukatları durumu derhal yazılı olarak kayıt altına aldı ve İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi’ne acil başvuruda bulundu.
Baro temsilcilerinin katılımıyla emniyet binasında tutulan ikinci tutanakta, savunma hakkının açıkça kısıtlandığı tespiti yapıldı. Levent’in avukatı müvekkilinin beyanlarına tamamen katıldıklarını belirterek, “Müvekkilin beyanlarına iştirak ediyoruz. Müvekkilimiz soruşturma konusu ile ilgili detaylı ifade verme niyetindedir ancak savunma hakkımız kısıtlanmıştır. İşbu sebeple detaylı savunma verememekteyiz” diyerek adli sürece yönelik itirazlarını resmiyete döktü.
Resmi Avukat Tutanağındaki Süleyman Soylu Ayrıntısı
Yaşanan usul tartışmasının merkezindeki isim ise İstanbul Barosu temsilcileri ile savunma avukatlarının ortaklaşa imza altına aldığı tutanakla netlik kazandı.
14 Temmuz 2026 tarihli İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi tutanağında, krizin doğrudan Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun adının geçmesiyle başladığı şu ifadelerle iddia edildi:
“Meslektaşımızın beyanına göre gözaltında bulunan müvekkili Haluk Levent’in ifadesi esnasında vermek istediği beyanlara müdahale edilerek bir kısım beyanların zapta geçirilmediğinden ifade işlemine ara verilmiştir. İfade esnasında şüpheli olan müvekkilinin Süleyman Soylu isimli şahıstan bahsetmesi üzerine ‘soruyla uyumlu söz cevabı olmadığı’ gerekçesiyle ifade tutanağına geçirilmediğini ve bu duruma yaptığı itirazın ise sonuç vermemesini, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını beyanla işbu tutanak İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi adına bulunan baro temsilcisi ile birlikte düzenlenmiştir.” Yaşanan bu krizin ardından gözler, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılığına ve adliyede yapılacak sorgu sürecine çevrildi.