Orta Doğu’daki hareketlilik, Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikle yeni bir boyuta taşındı.
Dün Lübnan-İsrail ateşkesine paralel olarak boğazı trafiğe açtığını duyuran İran, ABD yönetiminden gelen “abluka devam edecek” açıklamalarının ardından geri adım atarak geçişleri yeniden durdurdu.
İRAN’DAN ‘BU BİR KORSANLIKTIR’ ÇIKIŞI
İran ordusu bünyesindeki Hatam el-Enbiya Harekât Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD’nin uyguladığı deniz ablukası sert bir dille eleştirildi.
Açıklamada, ABD’nin tutumunun uluslararası hukuk açısından “korsanlık” olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: “Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol önceki durumuna geri döndürülmüştür ve bu stratejik su yolu silahlı kuvvetlerimizin sıkı yönetimi ve kontrolü altındadır. ABD, İran çıkışlı gemilerin varış noktalarına ve geri dönüşlerine tam seyrüsefer serbestisini sağlayana kadar boğazdaki durum sıkı kontrol altında tutulacaktır.”
TRUMP’TAN NÜKLEER ŞARTI
Krizin temelinde ise Tahran ve Washington arasındaki derin görüş ayrılıkları yatıyor. İran dün iyi niyet göstergesi olarak boğazı açtığını duyursa da, ABD Başkanı Donald Trump, ablukanın kaldırılması için tek bir şart öne sürdü: İran’ın nükleer programı da dahil olmak üzere geniş kapsamlı bir anlaşmaya varılması.
Trump yönetimi, bu anlaşma sağlanana kadar askeri ablukanın “tam olarak yürürlükte kalacağını” yineledi.
BOĞAZIN KAPATILMASI KÜRESEL PİYASALAR İÇİN BÜYÜK RİSK
Dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatılması, enerji fiyatları üzerinde ciddi bir baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, taraflar arasında diplomatik bir uzlaşı sağlanmadığı sürece, boğazdaki gerilimin küresel enerji arz güvenliğini tehdit etmeye devam edeceği görüşünde.