Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

İYİ Parti İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu: ’15 Mayıs sabahına sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile uyanacağız’

İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’na seçilen Sinan Bezircilioğlu ile makamında

İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’na seçilen Sinan Bezircilioğlu ile makamında buluştuk. Seçime 37 gün kala kent ve ülke gündemine dair gelişmeleri konuştuk. İzmir'de seçime kendi listeleriyle gireceklerini, hedeflerinin birinci ve ikinci bölgede 9 milletvekili çıkarmak olduğunu kaydeden İYİ Parti İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, Millet İttifakı'nın 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun etrafında kenetleneceklerini ve Türkiye'nin 15 Mayıs sabahına Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı ile uyanacağına inandığını söyledi. 

DEMOKRAT GÜNDEM-HABER MERKEZİ-EMİN ŞANLI- RÖPORTAJ HABER-BİRİNCİ BÖLÜM- İYİ Parti İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, temayül yoklamasıyla geçtiğimiz günlerde İzmir Milletvekili aday adaylarının parti teşkilatlarının kantarına çıkmasının hemen ardından gerçekleştirdiğimiz söyleşide İYİ Parti’nin Türkiye’de de İzmir’de de merkezin partisi olacağını belirtti.

Başkanı Sinan Bezircilioğlu, 14 Mayıs’ta gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri’nde Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun etrafında kenetleneceklerini ancak seçimlere İzmir’de de birçok kentte de kendi listeleriyle gideceklerini belirtti.

""

15 MAYIS SABAHINA SAYIN KILIÇDAROĞLU İLE UYANACAĞIMIZA İNANIYORUM

Bezircilioğlu, “Millet ittifakının esas hedefi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde. Genel seçimlerde her parti, en azından biz, kendi partimiz için konuşayım, İzmir’de bu saatte bu güne kadar genel merkezden aldığım bilgilere göre, tek başımıza gireceğiz.  Seçilmesi için gerekeni yapacağız ve 15 Mayıs sabahında yeni bir Cumhurbaşkanı ile Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile uyanacağımıza inanıyorum. Milletvekilliği seçimlerinde İzmir için herhangi bir ortak liste bize gelen bir şey yok” diye konuştu.

İZMİR’DE HEDEFİMİZ İKİ BÖLGEDE 9 MİLLETVEKİLİ ÇIKARMAK

İzmir’de hedeflerinin birinci ve ikinci bölgede toplamda 9 milletvekili çıkarmak olduğunu kaydeden İYİ Parti İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, “İzmir’deki hedefimiz de birinci bölgede 4 ikinci bölgede 5 olmak üzere toplam 9 milletvekili. İlk günden beri bunu söylüyoruz. İzmir, İYİ Parti’nin yeşerip büyüyebileceği, boylanacağı, filizleneceği, serpileceği bir siyasi iklime sahip.

""

İZMİR İÇİN ALTERNATİF VAKTİ DİYORUM

İzmir’in çok ciddi bir kentsel geçmişi, kentsel kurumsal hafızası vardır. O yüzden pek çok şeyi başlatan şehir olarak İyi Parti’nin de İzmir’de çok ciddi bir şekilde bu zihniyet ile karşılık bulacağına eminim. İzmirli alternatif bulamadığı için yıllardır bazı yerlere mahkûm oldu. İzmirliye istemediği hiçbir şeyi dayatamazsınız. Ama artık İzmir için de bir alternatif oldu. İzmir için alternatif vakti diyorum” ifadelerini kullandı.

SİNAN BEZİRCİLİOĞLU İLE YAPILAN RÖPORTAJIN BİRİNCİ BÖLÜMÜ: 

DEMOKRAT GÜNDEM-Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekililği seçimlerine 38 günden az bir süre kaldı. İYİ Parti’de İzmir’de de geçtiğimiz günlerde temayül yoklaması yapıldı. Aday adayları teşkilatınızın oylarına sunuldu. Hazırlıklarınız ne durumda?

SİNAN BEZİRCİLİOĞLU:  Biz hep seçim yapıyoruz. Ekim, Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart… 6 aydır seçim yapıyoruz. Hatta Nisan’a sarktı. Parti içi demokrasi iyidir.

D.G: Temayülü tercih etmeyen partiler de oluyor. Seçim sürecinde zaman darlığı nedeniyle.

KONGREYLE GELEN TEK İL BAŞKANIYIM

S.B: İzmir’de büyük partiler içinde kongreyle gelen tek il başkanı benim. Parti içi demokrasiyi içselleştiren tek parti biziz. Daha doğrusu Türkiye’ye 20 yıl sonra demokrasiyi getirme iddiasında olan İyi Parti öncelikle parti içi demokrasiyi içselleştirmiş, özümsemiş ve benimsemiştir. Bu kadar basit. Tabii ki bu noktada diğer partilerle ilgili bir şey diyemiyorum. Kendi tasarruflarıdır.

""

SÜREKLİ DEMOKRASİ ŞÖLENİ HALİNDEYİZ

Biz yapıyoruz, bizde sıkıntı yok. Sürekli bir demokrasi şöleni halindeyiz. Tabii demokrasi, parti içi demokrasi çok güzel bir şey. Bence çok önem arz ediyor. Çünkü 40-50 yıl önceki parti içi demokrasi şimdi Türkiye’de yok.

SİYASİ PARTİLER KANUNU TÜRKİYEMİZE YAKIŞMIYOR

Türkiye’de demokrasi de yok, parti içi demokrasi de yok. Hiçbir şey yok. Zaten siyasi partiler kanunun da toptan elden geçirilmesi gerekiyor. 21. Yüzyılın 23. Senesi. Siyasi Partiler Kanunu Türkiye’mize yakışmıyor ama bunu tabii ki büyüklerimiz bilir. Biz genelde parti içi demokrasiyi en iyi uygulayan, uygulamaya çalışan partiyiz, bundan da gurur duyuyorum.

İYİ PARTİ’NİN ÖNÜ ÇOK AÇIK

İnşallah halkımızın nezdinde de bu yapmış olduğumuz demokratik hamleler karşılık bulacaktır diye umut ediyoruz. Zaten İYİ Parti’nin önü çok açık. Gelecek yıllarda Türkiye’de iktidarın her türlü siyasi formülasyonunun içinde zaten olacak.

D.G: İYİ Parti’ye özellikle de Sayın Meral Akşener nezdinden kadınlar başta olmak üzere bir teveccüh görülüyor. Oy ve milletvekili hedefiniz ya da tahmininiz nedir? İzmir’de ayrı listeden mi seçime gireceksiniz? Anketler yaptırıyor musunuz İzmir’de, varsa sonuçlarını paylaşır mısınız?

GENEL MERKEZDEN EDİNDİĞİM BİLGİLERE GÖRE İZMİR’DE TEK BAŞIMIZA GİRECEĞİZ

S.B: Şu an elimde bir anket yok. Anket işi çok enteresan bir iş. Tabii yapılması gerek ama bize ulaşan bir anket yok. Millet ittifakının esas hedefi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde. Genel seçimlerde her parti, en azından biz, kendi partimiz için konuşayım, İzmir’de bu saatte bu güne kadar genel merkezden aldığım bilgilere göre, tek başımıza gireceğiz.

""

TABİ Kİ ADAYLARIMIZLA CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZIN ETRAFINDA KENETLENDİK

O yüzden iki ayrı kulvara ayırmak lazım seçimleri. Millet ittifakı olarak tabii ki milletvekili adaylarımızla Cumhurbaşkanı adayımızın etrafında kenetlendik.

15 MAYIS SABAHINA SAYIN KILIÇDAROĞLU İLE UYANACAĞIMIZA İNANIYORUM

Seçilmesi için gerekeni yapacağız ve 15 Mayıs sabahında yeni bir Cumhurbaşkanı ile Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile uyanacağımıza inanıyorum. Milletvekilliği seçimlerinde İzmir için herhangi bir ortak liste bize gelen bir şey yok.

İZMİR’DE HEDEFİMİZ İKİ BÖLGEDE 9 MİLLETVEKİLİ ÇIKARMAK

İzmir’deki hedefimiz de birinci bölgede 4 ikinci bölgede 5 olmak üzere toplam 9 milletvekili. İlk günden beri bunu söylüyoruz. İzmir, İyi Partinin yeşerip büyüyebileceği, boylanacağı, filizleneceği, serpileceği bir siyasi iklime sahip.

D.G: Sayın Akşener’in kadın siyasetçi olarak verdiği mücadele ve açıklamaları kadınlarda-toplumda karşılık buluyor mu? İzmir’de de kadın örgütlenmesi güçlüdür. İzmir’de durum nasıl?

S.B: Kadın hassasiyeti diyelim. Hayır. Tabii genel başkanımız şu an en çok umut veren lider. Pek çok cesur addedebileceğimiz erkek siyasetçiden daha cesur söylemleri var. Mesela 3 Mart’ta bütün Türkiye’yi titreten bir hamlesi oldu ve gerçekten de işin sonunda çok daha güçlü bir cumhurbaşkanı figürü ve cumhurbaşkanı figürünün yanında da iki tane çok önemli figürü Ankara ve İstanbul Belediye Başkanlarını da koyarak güçlendirilmiş parlamenter sisteme hazırlık yolunda güçlendirilmiş bir cumhurbaşkanı adayı oluşmasında sayın genel başkanımızın siyasi zekası, öngörüsü ve feraseti çok büyük bir rol oynadı. İzmir’e dönecek olursak tabii ki sayın genel başkanımıza teveccühün yanında, İzmir pek çok kimsenin düşündüğü gibi solun kalesi değil.

""

D.G: Daha önce de bu açıklamayı yapmıştınız. İzmir CHP ya da solun kalesi değil açıklamanızı dayanakları neler?

S.B: Tabii ki.  İzmir makul çoğunluğun kalesidir ve gerçekten de milliyetçi-muhafazakar ama ülkesini çok seven, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine  çok son derece bağlıdır. Bizim bu eskiden gelen Demokrat Parti, Adalet Partisi, Doğruyol, Anavatan gibi bir çizgide, merkez sağ çizgisinde, tabii ki milliyetçi bir kesim de var. Bunlarla beraber ben İzmir’de bu sol-sosyal demokrat olayının tamamen mevcut siyasi iktidara karşı bir tepki olarak, (AK Parti kast ediliyor) bir karşıtlık oluğunu düşünüyorum.

AKP GELMESİN DİYE CHP’YE VERİYORLARDI AMA ARTIK İYİ PARTİ ALTERNATİFİ VAR

AKP gelmesin diye alternatif olarak ellerinde bulunan, eskiden bir tane alternatif vardı. Şimdi İYİ Parti alternatifi var. Zaten İYİ Parti Türkiye’deki tüm siyasi angajmanlara siyasi partilere alternatif olarak kurulmuş bir partidir ve bu partinin özü de yine Türk milletinin makul çoğunluğunu temsil eden kalkınmacı, milliyetçi ve demokrat bir tabana hitap eder. İzmirli demokrattır, İzmirli milliyetçidir, Atatürkçüdür, İzmirli tabii ki Türkiye’nin zihinsel olarak da en kalkınmış kenti olarak kalkınmacıdır. Bunu özellikle söylüyorum. Zihinsel olarak en kalkınmış kentimizdir.

ATATÜRK BİLE İLK MUHALİF PARTİ ÇALIŞMASINI İZMİR’DE BAŞLATMIŞTIR

Atatürk bile ilk muhalif parti çalışmasını, demokrasi çalışmasını İzmir’de başlatmıştır. Demokrat Parti İzmir’de doğmuştur. Siyasi hayatının pek çok şeyi İzmir’de olmuştur. Teknolojiden, tıbba kadar İzmir’de olmuştur. Moda İzmir’den yayılır. İlk defa futbol topuna İzmir’de vurulmuştur. Top oynanmıştır. İzmir saymakla bitmez. İstanbul büyük bir olaydır tabii. 1000 yıllık payitahttır ayrı bir şey ama Ankara da başkentimizdir ama İzmir’deki zihniyet İzmir’e geleni İzmirli yapar ama İstanbul İstanbul’a geleni İstanbullu yapamaz çünkü artık İstanbul’da öyle bir ortam yok. Ankara zaten başkentimizdir. Onun belli bir yapısı var. Bürokrasisi ile Anadolu kenti olması ile ama İzmir 1922’de 1900’lü yılların başında tüm dünya milletlerinin olduğu, ticaretin en üst olduğu, dünyadaki en ünlü şehirlerden biridir.

İZMİR İÇİN ALTERNATİF VAKTİ DİYORUM

İzmir’in çok ciddi bir kentsel geçmişi, kentsel kurumsal hafızası vardır. O yüzden pek çok şeyi başlatan şehir olarak İyi Parti’nin de İzmir’de çok ciddi bir şekilde bu zihniyet ile karşılık bulacağına eminim. İzmirli alternatif bulamadığı için yıllardır bazı yerlere mahkûm oldu. İzmirliye istemediği hiçbir şeyi dayatamazsınız. Ama artık İzmir için de bir alternatif oldu. İzmir için alternatif vakti diyorum.

D.G: İzmir için konuşursak; hem Cumhur İttifakı hem Millet İttifakı partileri açısından milletvekilliği adaylığı açısından da en fazla tercih edilen kentlerin başında geliyor. Dolayısıyla her parti de ‘Biz en fazla milletvekilini çıkaracağız’ diyor. Örneğin CHP İl Başkanı Sayın Şenol Aslanoğlu her 4 İzmirliden birinin oyunu AK Parti’ye verebileceğini, hedeflerinin yüksek olduğunu belirtti. AK Parti’ye sayın Bilal Saygılı atandı. O da yüksek hedef ve iddialarda bulundu. Siz de öyle diyorsunuz?

S.B: Her parti bir iddia koymak durumundadır. Bundan daha doğal bir şey yok. Bizde bir sıkıntı yok. Ne olacağını 14 Mayıs akşamı, 15 Mayıs sabahına artık görürüz. Hani rahmetli Demirel’e sormuşlar seçim günü, ‘Bugün sandıkta ne çıkar?’ diye, o da ‘Ne girdiyse o çıkar’ demiş. Sandıktan ne çıkacağını hep beraber göreceğiz. Tabii ki her parti üzerine düşenin fazlasını yapmak için sahada olacaktır.

D.G: İzmir’de MHP, AK Parti logosu ile girecek mi girmeyecek mi gündemi var, biliyorsunuz. AK Parti logosu ile girerse MHP tabanının bir kısmı tepki gösterebilir deniyor. Oradan İYİ Parti’ye oy geçişi olabilir mi? AK Parti’den de MHP’den de CHP’den de oy alacak mısınız, oy iddianızın bir temellendirmesi var mı?

MERKEZİN PARTİSİ BİZ OLACAĞIZ

S.B: Biz bütün kesimlerin oyuna talibiz. Özel bir kesim yok. Merkezin partisi olacağız ve bütün kesimlerin oyuna talibiz. Vatan hainleri dışında herkesin oyuna talibiz. Bu da zaten çok büyük bir çoğunluğu teşkil ediyor ve biz herkesin oyu ile iktidara yürüyeceğiz. İktidarın en büyük alternatifi olacağız. Yani biz kendimizi siyaseten bir yerde konumlandırma değil ama sonuçta bizim için en önemli olan vazgeçilmezlerimiz var. Atatürkçülük, Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, demokratlıktan vazgeçmediğimiz zaten ortada.

Parti içi demokrasiden ve diğer partilere örnek olacak gıpta ettirecek derece ve tabii ki kalkınmacılık. Ülkemizi tekrar dünyada layık olduğu yere taşımak, ülke insanını da gerçekten yaşanılabilir bir ülkede yaşatmak. Gençlerin tekrar hayal kurabildiği, gelecekle ilgili plan yapabildiği, bizlere çocuğumuzun, torunlarımızın geleceği ile ilgili kaygı duymadığı, daha müreffeh daha yaşanılabilir daha özgürlükçü daha adaletli, liyakatin ön planda olduğu bir Türkiye için biz çaba sarf edeceğiz, iktidara da yürüyeceğiz inşallah

D.G: Bu seçimde gençlerin, ilk kez oy kullanacakların, kadınların da çok belirleyeceği olacağı bir seçim olacağı belirtiliyor. 6284 Yasa ile ilgili tartışmalar odağında muhafazakar kadınların da ‘haklarımız elimizden alınacak’ kaygısı var deniyor. Kadınlar ve gençler açısından bu seçimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

""

KADINLARIN TERCİHİ İYİ PARTİ OLACAK

S.B: Bu söylediğiniz 6284 ve diğer konulardaki kadınlarımızı ilgilendiren pek çok konuda bilinçlenme arttıkça İYİ Parti’nin oyu artacaktır. Bizim görevimiz sadece İYİ Parti’ye oy istemek değil ayrıca bu konularda kadınlarımızı bilinçlendirmektir. Çünkü bu konularda bilinçlenen kadın seçmenlerimizin zaten tercihi İYİ Parti olacaktır. O konuda emin olmak lazım.

Z KUŞAĞI GENÇLER BİZDEN DAHA AKILLI VE ZEKİ

Gençlerde sayın genel başkanımıza karşı çok ciddi bir teveccüh var. Gençlerle güzel samimi diyaloglar kurduğu ortada bunu görüyoruz. Gerçekten siyasi parti liderleri için de en samimi, en cesur, en güzel söylemlere, en kapsamlı kucaklayıcı söylemlere sahip. Bu bizim için çok büyük bir avantaj. Kadın olması çok büyük bir avantaj. Kadınları anlayabilmesi çok büyük bir avantaj. Kendisi de sonuçta bir anne.

Yani bütün bunlar sahada bize sessiz çoğunluk nezdinde, bu anketler şunlar bunlar, basın, sosyal medya birilerinin şişirtmeleri… Sahada gerçek sandıklarda sessiz çoğunluk nezdinde bize çok büyük bir avantaj teşkil edeceğini düşünüyorum. İki Tik Tok videosu ile yok efendim bilmem neyle bazı şeyleri fazla abartıyorlar gibi geliyor bana. Gençler bazı şeylere eğilim gösterebilir ama Z kuşağı gençleri bizden daha akıllı ve daha zeki. İşin sonunda ciddiyetle oturup düşündüklerinde ülkenin geleceğini, özellikle kendi geleceklerini düşündükçe böyle bir maceraya atılmayacaklarına inanıyorum. Buradaki mesajım gerekli yerlere gitmiştir.

D.G: Siz ve İYİ Parti Z kuşağını önemsediğinizi ifade ediyorsunuz. Partinizden aday olan gençler de farklı-renkli kampanyalar yürütüyor?

S.B: Evet, bizim de Gençlik Kolları Başkanımız milletvekilliğine aday. Tabii ki gençleri kucaklayacak bazı şeyler yapmak lazım. Şimdi 2032-2040-2050’li yıllarda Türkiye’yi yönetecek kadrolar Z kuşağında. 1999-2000’den sonra doğan arkadaşlar. Onlar bizim geçmişte yaptığımız, özellikle 2002’de yaptığımız hataya düşmemeleri için onları iyi yetiştirip onları hem siyaseten hem de Türkiye’nin sorunlarını, meselelerini hâkim olmaları anlamında bizlere düşen görev, onları iyi aydınlatmak iyi yetiştirmek.

GENÇLERE GÜVENİLMELİ, ZAMANIMI DAHA ÇOK GENÇLERLE GEÇİRMEYE ÇALIŞIYORUM

Onlar bizden daha akıllı dediğim gibi. Kendi oğlumda da görüyorum. Siz de evlatlarınızda görüyorsunuzdur. Ben onlara güvenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tüm geleceğimiz onlar ve ben güveniyorum. Biz ve bizler, daha büyükler tabii ki bilgi birikim tecrübe var ona hiçbir şey yadsıyamam ama ben parti içinde çoğu zamanımı gençlerle geçirmeye çalışıyorum. Hem bana enerji veriyor hem de çok güzel keyifli sohbetler oluyor. Onları tanımaya ve anlamaya çalışıyorum.

ABİLERİ OLARAK DA GENÇLERİ ANLAMAYA ÇALIŞIYORUM

Bırakın il başkanlığını bir abileri olarak anlamaya çalışıyorum. Bu adamlar, bu gençler, bu kızlar erkekler, hanım kızlar,  genç erkekler centilmenler ne istiyor, ülkeden hayattan ne bekliyorlar. Gerçekten biz bunları apolitik asosyal sadece bütün gün tabletlerin başında telefonun başında insanlar olarak mı görmeliyiz, hayır.

Gençler su son depremlerde öyle bir büyük hamle yaptı ki. Benim 18-20-22 yaşında üç tane kız gencimiz  toplam 20 tane canımıza depremlerde ulaştı. 100’ün üzerinde de maalesef naaşımıza ulaştılar. Gece de bir iki saat uyudular. O kadar kolay değil o iş. Geldiler ben bunlara teşekkür ettim ve bana dedikleri, başkanım bu teşekkür aramızda kalsın, basına sosyal medyaya koymayın. Öyle de oldu. Ne kadar mutlu oldum ki.

GENÇLER BİZDEN DAHA MİLLİYETÇİ VE VATANSEVER

Şimdi biz milliyetçiyiz, şuyuz, buyuz diye konuşuyoruz ama gençler bizden daha çok milliyetçi ve vatansever. Bizden çok daha hümanist, insan sever. Gerçekten çok büyük bir olay. Deprem olur olmaz gittiler ve ellerinden geleni yaptılar. Biz burada sıcak yataklarımızda uyurken onlar orada yerde, arabada bir saat iki saat olmayacak ortamlarda, hem kız çocukları da var. Bir kısmı da ailesiyle tam böyle razı edemeden ters düşerek gitmişler.

O AİLELERİN YERİNDE OLSAM NE KADAR GURUR DUYSAM AZ

Ve gerçekten ben o ailelerin yerinde olsam ne kadar gurur duysam azdır. O anne babanın yerinde olmak isterdim. Gerçekten bizim hiç öyle gördüğümüz gibi değil gençler. Bunlar işte bütün gün ekran başında, sokak çıkmazlar falan öyle bir şey yok. Gençlerimiz çok bilinçli, çok akıllı. Gençlerimiz bize bazı şeyleri onlar öğretecekler. Ben buna inanıyorum. Bu seçimde de göreceğiz.

RÖPORTAJIN İKİNCİ BÖLÜMÜ YARIN… 

İYİ Parti İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu: '15 Mayıs sabahına sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile uyanacağız'
Demokrat Gündem