Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

İzmir Barosu Başkanı Yücel: 'Neredeyse tüm barolar iftar yemeği düzenliyor'

"Hiçbir yerde hiçbir baro tarafından bir iftar düzenlendiğini hatırlamıyorum" diyen

"Hiçbir yerde hiçbir baro tarafından bir iftar düzenlendiğini hatırlamıyorum" diyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın yanıldığını belirten İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, neredeyse tüm baroların meslektaşlarına yönelik iftar yemeği düzenlediğini açıkladı. Baro Başkanı Özkan Yücel, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın yanlış ya da eksik bilgi sahibi olduğunu söyledi. Yücel, “İftar yemeği düzenlemek baroların görevi değil ama sayın bakanın bilgisi zaten yanlış. Neredeyse tüm barolarımızda zaman zaman iftar yemekleri düzenleniyor” dedi.

DEMOKRAT GÜNDEM-İzmir Barosu Başkanı Avukat Özkan Yücel, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın bugün yaptığı 'hukuk sigortası getirilmesi', 'arabuluculuk' sisteminin yeniden düzenlenmesi ve baroların iftar yemeği düzenlediğini hiç anımsamadığı şeklindeki açıklamalarını değerlendirdi.

NEREDEYSE TÜM BAROLARDA İFTAR YEMEKLERİ DÜZENLENİYOR

Tüm baroların Ramazan ayında üyelerine yönelik iftar düzenlediğini belirten İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, “Baroların görevi değildir iftar yemeği düzenlemek. İzmir Barosu cumhuriyet değerlerinin korunması amacıyla çeşitli burslar veriyor. En son Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) öğrencilere burs verilmesi kampanyasına katıldık. Öte taraftan laiklik ilkesinin bir gereği, kamu kurum ve kuruluşlarının bütün inançlara eşit mesafede durmasını gerektirir. Bu kapsamda başka dinlere mensup üyelerinize aynı mesafede duramıyorsanız bu eşitliğe de aykırıdır. Bu nedenle baroların bu şekilde inançlar üzerinden değerlendirme yapıp sonuca varması görevi değildir. Bilgi zaten yanlış. Neredeyse tüm barolarımızda zaman zaman iftar yemekleri düzenleniyor. Baroların görevi olduğu için değil, meslektaşlarımıza yönelik iletişim kurma amaçlı düzenleniyor. Bilgi yanlışlığı var ya da kasten bir algı yaratma sözkonusu. Neyin algısını yaratmaya çalışıyor?” diye sordu.

Bakanın bu açıklamaları yaptığı yerin çoklu barosu olduğuna da dikkat çeken İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, çoklu baro yapısını zaten kabul etmediklerini, avukatların da buralara üye olmayarak tavırlarını net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

ÇOKLU BARO YAPISINI KABUL ETMİYORUZ VE…

Baro Başkanı Özkan Yücel, “Bir kere katıldığı yer çoklu baronun uzantısı olan bir yer. İstanbul'un tek barosu bizim açımızdan İstanbul Barosu. Çoklu baro yapısını zaten kabul etmiyoruz. Mevzuatı değiştirmelerine rağmen bu konuda başarılı olamayacaklarını avukatlar gösterdi. İstanbul'da bir baro kurulabildi, Ankara'daki kurulan baronun üye sayısı 2 binin altında kaldı. Kendilerine sayıyı tamamlamaları konusunda barolar birliği tarafından ihtar gönderildi. Yani avukatlar çoklu baroya karşı olduklarını her ortamda gösterdiler. Uzun zamandır söylediğimiz gibi çoklu baro yasası kadük hale düştü. Ölü doğmuş bir yasa halini aldı. Tüm çabaları çoklu baroları ayakta tutmaya çalışmak. Nitekim şu anda meclise sundukları yasa bir tasa tasarısı var. adli yardım hizmetlerinde numaralı barolara avantaj temin etmeye çalıştılar. İstanbul için örnek verirsek, üye sayısı numaralı barodan 25 kat fazla olan İstanbul Barosu'na adli yardım parasından yalnızca 4.38 kat fazla para vercekler. 25 kat fazla avukatı var, 4.38 kat adli yardım parasından fazla para alacak. Doğrudan eşitsizliğin göstergesi. Bunu da adalet bakanlığının tarafı olduğu iktidar yapıyor. Bunun adil olmadığını her bakan insan görür” diye konuştu.

YARGIYA İKTİDAR DA MUHALEFET DE MÜDAHİL OLMASIN

Yargıya güven ve hukuk devleti konusunda Bakan Bozdağ'ın yaptığı açıklamaları değerlendiren İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, şu tespit ve değerlendirmeleri yaptı:

“Yargıya güven konusunda açıklamaları var. Diyor ki, Kılıçdaroğlu müdahil oluyor. O da müdahil olmasın, iktidar da müdahil olmasın. Biri müdahale etsin öteki etmesin derdinde değiliz. Ama yaşanan pratiğe baktığımızda iktidarın yargı üzerinde tahakküm ve yönlendirmesi de açık biçimde ortada. Bir AİHM kararını uygulamamak konuksunda Cumhurbaşkanından İçişleri Bakanına kadar açıklamalar geliyor. Bu kararın uygulanmaması konusunda. Hukukçular bu kararları verilmeli b planları. Merak etmeyin bizim b planımız var diyen bir cumhurbaşkanının olduğu yerde, bunu sen yapamazsın yargının görevidir diyemeyen bir bakan bize yargı bağımsızlığından bahsetmesin. Yargıya güven iktidarın uygulamaları sonundadır. Yargıya güvenin ortadan kalktığı bir ülkede çeteleşmenin, zorbalığın önü açılmış demektir.

Öte yandan hukuk devletine ilişkin bir vurgu var. biz de onu diyoruz. Hukuk devleti olması gerekiyor Türkiye'nin. Ama uygulamaya bakıyoruz öbür tarafta. Zeytin Koruma Kanunu halal yürürlükte iken, bir yönetmelikle zeytinlik alanları madenciliğe açmak ve şirketlerin saldırısı altında bırakmak hangi hukuk devletinin ürünüdür, bunu da açıklasınlar. Doğal sit alanlarının maden faaliyetlerine açılması da bir başka örnek. Hangi hukuk devleti anlayışının ürünüdür bunlar? Bunu da açıklasınlar. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Siz bu ülkede istemediğiniz kararı veren mahkemeleri HSK eliyle darmadağın edip, üyelerini başka mahkemelere gönderip başka birimlerde iş yapmalarını t emin edip sonra da yargı bağımsızlığından bahsedemezsiniz. Bundan bahsedecek en son insanlar milletvekilleri, bakanlar ya da cumhurbaşkanının kendisidir.”

ZORUNLU ARABULUCULUK SİSTEMİNE ZATEN TÜMÜYLE KARŞIYIZ

Bakanlığın arabulucuk sistemini değiştirme yönünde açıklaması konusunda da değerlendirme yapan İzmir Barosu Başkanı Yücel, zorunlu arabuluculuk uygulamasına tümüyle karşı olduklarını vurguladı. Yücel, bunun nedenini ve nasıl bir uygulama olması gerektiğini, “Arabuluculuk konuksunda bizim net bir değerlendirmemiz var. dava şartı altında yapılan zorunlu arabuluculuk uygulamasına tümüyle karşıyız. Arabuluculuk tarafların ihtiyari yaklaşımı ve özgür iradeleriyle biraraya gelebilecekleri,. İsterlerse başvurabilecekleri bir yol olmalı. Bunu sağlayabilmek açısından da acilen arabuluculuğa devrettikleri alanları ihtiyari arabuluculuk olarak düzenleyip yurttaşın hak arama önündeki engeli kaldırmaları şart. Hele de açıklamada bir bölüm var ki, arabulucuğu başka bir meslek mensubuna açmayı düşünüyorlarsa bunun tümüyle karşısında olduğumuzu biliyoruz” sözleriyle yaptı.

20 YILDIR HUKUK SİGORTASINI TALEP EDİYORUZ ANCAK

Hukuk sigortası sisteminin getirileceği açıklamasının doğru ve önemli olduğunu ancak kendilerinin bunu son 20 yıldır talep ettiklerini kaydeden Baro Başkanı Yücel, uygulamanın seçim sonrası hayata geçecek olmasını ise 'oy kazanma' ve 'avukatların ağzına bir parmak bal çalma' olarak nitelendirdi.

AVUKATLARIN AĞZINA BİR PARMAK BAL ÇALARAK…

Baro Başkanı Yücel, “Hukuk sigortası bu ülke için zorunluluk. Biz bunu baro olarak her dönemde iktidardan talep edi yoruz. 20 yılı aşkın bir süredir bunu talep ediyoruz. Bunu yapabilecek onlarca şansları vardı. Her yargı reformu çalışmasında hukuk sigortasının gerekli olduğu vurgulandı tarafımızca. Bugüne kadar gerçekleşmedi. Şimdi sayın bakan avukatların ağzına bir parmak bal çalmaya çalışıyor, niyeti de hayata geçirilecek olan süreyi seçim sonrasına bırakarak avukatlardan oy devşirmeye çalışıyor. Avukatlara bir havuç uzatıyor. Biz buna kanacak durumda değil. Avukatlık kanununuda yaptıkları değişiklikler, gerçekten niyeti olan değişiklikler, niyetin avukatlara yönelik değişiklik olmadığını ortaya koyuyor. Daha önceden hayata geçmesi gerekiyordu. Ancak bunun AKP iktidarı tarafından hayata geçirilmesi konusunda en ufak bir umuda sahip değiliz. Seçim sonrasını işaret etmek suretiyle, bizi yeniden iktidar yapın ki, bunu da yapalım gibi bir algı yaratmaya çalıştıkları açıkça belli. Bir gecede kanun değiştirenler, neden bu değişikliği seçim sonrasına bıraktıklarını bir zahmet açıklasınlar” diye konuştu.

İzmir Barosu Başkanı Yücel: 'Neredeyse tüm barolar iftar yemeği düzenliyor'
Demokrat Gündem