DEMOKRAT GÜNDEM- HABER MERKEZİ- İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, kentin merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında sıkışarak hak ettiği yatırımlardan mahrum bırakıldığını belirterek; İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının özelleştirilmesinden hastanelerdeki kapasite daralmasına, Körfez kirliliğinden devasa fon krizine kadar İzmir’in ve Türkiye’nin gündemindeki kritik başlıklara ilişkin sert açıklamalarda bulundu.
“İZMİR ÜRETİYOR AMA HAK ETTİĞİ KARŞILIĞI ALAMIYOR”
İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan İYİ Parti Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, sözlerine Sadi Şirazi’nin “Hükümdar göz yummazsa, eşkıya kervan basamaz” tespitiyle başladı.
Türkiye’nin Ege’ye açılan kapısı ve ihracatın merkezi konumundaki İzmir’in yıllardır biriken yapısal sorunlarla baş başa bırakıldığını vurgulayan Kırkpınar, “İzmir üretiyor, İzmir ihraç ediyor, bu ülkenin ekonomisine taşıdığından katbekat fazlasını veriyor ama hak ettiği karşılığı maalesef alamıyor. İzmirliler maalesef merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında sıkışıp kalmış, adeta iki ateş arasında bırakılarak hak ettiği hizmetten mahrum edilmiştir” ifadelerini kullandı.
Resmî Gazete’de yayımlanan kararla İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının da içinde bulunduğu güzergahların 30 yıllığına özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösteren Kırkpınar, tamamen kamu kaynaklarıyla inşa edilen bu hatların ilk yedi ayda 400 milyon dolar gelir getirdiğine dikkat çekti.

Güzelbahçe-Çeşme hattında mevcut otomobil geçiş ücretinin 52,71 TL olduğunu hatırlatan Kırkpınar, devir sonrasında geçiş ücretlerinin 300 ile 400 TL bandına çıkacağını ve vatandaşın fahiş zamlarla mağdur edileceğini dile getirdi. Bu adımın bütçe açıklarını kapatma gayreti olduğunu savunan Kırkpınar, Urla Devlet Hastanesi gibi kritik sağlık merkezlerine erişimin zorlaşacağını ve Ege halkının kendi vergileriyle yapılan yollarda yandaş şirketlerin insafına terk edileceğini söyledi.
SAĞLIKTA ŞEHİR HASTANESİ ÇIKMAZI VE BÜYÜYEN ALTYAPI ÇİLESİ
Şehirdeki kamu sağlığı altyapısının Bayraklı Şehir Hastanesi’nin açılmasıyla birlikte gerilediğini ve sağlık kapasitesinin büyümek yerine yer değiştirdiğini belirten Kırkpınar, merkezdeki köklü hastanelerin atıl bırakıldığını kaydetti.
Karabağlar’da 500 bin nüfusa ve yoğun engelli nüfusuna hizmet veren Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yeniden inşa gerekçesiyle kapatıldığını ve yatak kapasitesinin 580’den 400’e düşürüldüğünü aktaran Kırkpınar; Tepecik, Behçet Uz ve Alsancak hastanelerinin de hizmetlerinin kısıtlandığını vurguladı.
Ege Üniversitesi Hastanesi’nde 300’ün üzerinde hemşire ihtiyacına karşın sadece 40 kadro verildiğini, bu nedenle Merkezi Ameliyathane ile Yanık Merkezi’nin açılamadığını ifade eden Kırkpınar, aile hekimliğinde hekim başına düşen nüfusun 2 bin 900’e ulaşarak yönetmelik hedeflerinin yüzde 45 üzerine çıktığını belirtti.
Kentin altyapı, eğitim ve çevre sorunlarına da değinen İYİ Parti İzmir Milletvekili Kırkpınar, 2020 depreminin üzerinden altı yıl geçmesine rağmen yıkılan bazı okulların hâlâ tamamlanamadığını, tek binada üç ila beş okulun eğitim vermek zorunda kaldığını ve sınıfların 40 kişiye ulaştığını dile getirdi.
İzmir Körfezi’nde dron taramalarında 14 kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildiğini, Gediz Nehri’nin sanayi atıklarıyla ağır kirli seviyeye gerilediğini ve Menemen Ovası’nda tarımsal çoraklaşma riski yarattığını bildiren Milletvekili Kırkpınar; Karşıyaka, Ödemiş ve Aliağa’da hava kirliliğinin tırmandığını, Aliağa’daki gemi söküm ve demir-çelik tesislerinde iş cinayeti riskinin Türkiye ortalamasının 20 kat üzerinde seyrettiğini aktardı.
“2001 KRİZİNDEN SONRAKİ EN BÜYÜK ORGANİZE SOYGUN”
İzmir’deki kentsel ve ekonomik tıkanıklığın arka planında ulusal ölçekte yaşanan denetimsizlik ve kaynak aktarımlarının yattığını savunan İYİ Parti İzmir Milletvekili Kırkpınar, gündemdeki fon krizine ilişkin çok sert eleştirilerde bulundu.
Meseleyi sıradan bir usulsüzlük olarak görmediklerini belirten Hüsmen Kırkpınar, “Karşımızdaki tablo; 17 ila 20 milyar doları, yani yaklaşık 800 milyar lirayı bulan devasa hacmiyle 2001 krizinden sonraki en büyük, en organize soygundur. AK Parti hükümetlerinde bu ülke ‘Vurguncular Ülkesi’, bu iktidar da ‘Soyguncular Hükümeti’ olup çıkmıştır” şeklinde konuştu.
Sermaye Piyasası Kurulu, MASAK, Borsa İstanbul ve BDDK’nın denetim görevlerini yerine getirmediğini öne süren Kırkpınar, İsviçre bankalarına ve yurt dışı hesaplarına aktarılan paralar öncesinde sistemden tereyağından kıl çeker gibi çekilen servetlerin hesabının verilmesi gerektiğini söyledi.
Anayasa Mahkemesi önünde feryat eden emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için!” sözünü hatırlatan Kırkpınar, bir tarafta onuru için canından vazgeçen vatandaşlar varken diğer tarafta çöküş tüyosu alarak servetini katlayan yapıların korunduğunu iddia etti.
MECLİS ARAŞTIRMASI VE KALICI ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Sözlerinin son bölümünde akaryakıtta Eşel Mobil sisteminin kaldırılması ihtimaline dikkat çekerek bu durumun benzin ve motorinde yeni bir zam dalgası yaratacağını, Ankara-İzmir Hızlı Tren projesinin maliyetinin ise 4,3 milyar liradan 101,4 milyar liraya fırladığını kaydeden Milletvekili Kırkpınar, iktidarın dış politikada da acziyet içinde olduğunu öne sürdü.
Suriye’de Türkçenin seçmeli ders statüsünden çıkarılmasını ve adalet sistemindeki aksaklıkları eleştiren Kırkpınar, İmralı’daki infaz rejimine yönelik tepkisini de dile getirdi.
Gazi Meclis’in açılışıyla birlikte konunun takipçisi olacaklarını ilan eden İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, “Biz İYİ Parti olarak ilan ediyoruz: Ucu kime dokunursa dokunsun, hangi makama uzanırsa uzansın, bu fon krizini ve arkasındaki siyasi koruma ağını derhal yargıya taşıyoruz! Gazi Meclisimiz açıldığında soruşturulsun, araştırılsın diye meclis araştırma önergesi verdik” diyerek sözlerini tamamladı. İzmir’in sanayisi, tarımı ve altyapısıyla geçici pansumanlar değil, kalıcı, adil ve acil çözümler beklediğini vurgulayan Kırkpınar, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti.