İzmir İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSİG) Meclisi Aliağa gemi söküm tesislerindeki asbest tehlikesi hakkında bir basın açıklaması yayımladı.
DEMOKRAT GÜNDEM- Aliağa'da 900 tondan fazla asbest barındırdığı iddia edilen NAe São Paulo savaş gemisinin Aliağa’da sökümüne izin verilmesinin üzerine kamuoyunda tepkiler devam ediyor. İSİG Meclisi, İzmir Aliağa'daki gemi söküm tesislerinde yaşanan çevre kirliliği ve işçi sağlığına yönelik riskler hakkında bir basın açıklaması yayımladı. Meclis, Türkiye’nin de imzacısı olduğu Basel ve Hong Kong Uluslararası Sözleşmeleri'ni hatırlatarak gemi söküm işçilerini desteklediklerini duyurdu.
İSİG Meclisi'nin yayımladığı basın açıklamasının tam metni şöyle:
"Aliağa/ Nemrut körfezi ve yakınında 22 adet gemi söküm tesisinde geçmişte yaşananlar, gemi sökümünün yarattığı çevre kirliliği ve işçi sağlığına yönelik oluşturduğu riskler bölgemiz için ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir. Gerçekleştirilen uygulamalar ile ilgili olarak karşımıza çıkan tablo ve yaşanan örnekler de kaygılarımızı ve haklılığımızı arttırmaktadır.
Haziran ayında ASUD (Asbest Söküm Uzmanları Derneği) ve EİB (Ege İşçi Birliği) tarafından ortaklaşa yapılan çalışmayla Nemrut körfezinde Kılıçlar Gemi Söküm A.Ş tarafından sökülen Gökhan Han isimli gemide amosit türü asbest varlığı, akredite laboratuarın 22-06-1250 nolu raporuyla ispatlamış ve hazırlanan ortak bülten ile basına ve kamuoyuna duyurmuştu.
Şubat ayında gemi söküm işçilerinin iş bırakma eylemlerinde, devlet kurumları ve kolluk kuvvetleri işçilere karşı güç kullanmaktan geri durmazken, mevzuat dışı söküm haberlerine sessiz kalmayı uygun gördüler ve tüm ikaz, ifşalara rağmen Gökhan Han gemisinin mevzuat dışı sökümü gerçekleşti. İzmir İSİG Meclisi bu dönemde Nemrut’da iş cinayetleri ve ekolojik yıkım mücadelesi sürecine dahil oldu.İzmir Barosu ise olaya ilişkin hukuki süreçlerin takibini üstlendi.
Biliyoruz ki Gökhan Han ilk değil, bu konuda birçok örnek yaşanmış ve suçüstü yapılmıştı. OTOPAN gemisinde 1 ton olarak beyan edilen asbestin 77, 4 ton olduğu belgelenmiş ve geri gönderilmesi sağlanmıştı. 2015 yılında zehir yüklü gemi KUİTO,2016 yılındaysa ETHANE adlı sıvılaştırılmış doğal gaz tankerinin , açılan davalar ve alınan yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen sökümü gerçekleşmişti. Bölgede sökümü bekleyen onlarca geminin mevzuat dışı , ulusal/uluslararası standartlara aykırı yapılacak sökümüyle hem iş cinayetleri hem de ekolojik yıkım devam edecektir.
Gemi yapımında izolasyon maddesi olarak kullanılan asbestin sökülmesi, geçici ve nihai depolanması, gemilerde faaliyet türlerine göre farklı türde atıkların, PAH (Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar), PCB (Poli Klorlu Bifeniller), ağıryağlar, ağır metaller, organotinler, tehlikeli atıkların varlığı önemli ölçüde çevre kirliliği riski oluşturmaktadır.
Ülkemizde gemi söküm ve tehlikeli atık yönetimi için yasal zorunlulukları işaret eden Gemi Söküm Yönetmeliği’ ne göre, sökülecek gemide hiçbir tehlikeli atığın bulunmaması ,geminin tehlikeli atıklardan arıtıldığına dair yasal geçerliliği olan bilimsel ve teknik raporun yetkili kurumlardan alınmış olması gerekmektedir. Oysa gemi sökümünde alınması gereken özel önlemleri denetleyebilecek, tespit edebilecek bağımsız uzmanlar görevlendirilmemekte, yurtdışından alınan gerçek dışı beyan içerikli belgelerle ülkemize sokulmakta,sökülmektedir.
Ulusal ve uluslararası mevzuatlar ve söküm tesisleri için uluslararası standartları belirleyen Türkiye’nin de imzacısı olduğu Basel ve Hong Kong Uluslararası Sözleşmeleri çerçevesinde;
1) Söküme gelen gemilerin yapısında ne tür tehlikeli madde bulunduğuyla ilgili envanterinin çıkartılması, gemilerin tehlikeli atıklardan arındırılması zorunludur.Bu envanter yetkili/bağımsız denetçiler ile yürütülmelidir.
2) Gemi geri dönüşüm planı özel olarak her gemi için detaylı olarak hazırlanmalıdır.
3) Planda geri dönüşüm tesisi içerisinde geri dönüşümü yapılamayacak tehlikeli maddelerin bertaraf edilmesi veya çevreye zarar vermeyecek şekilde muhafaza edilmesi sağlanmalı ,tüm söküm işlemlerinde toprak ,deniz kirliliğine ve tozuma yoluyla hava kirliliğine yol açmayacak özel önlemler planlanmalıdır.
Kılıçlar Gemi Söküm Tesisi sahasında toprak,deniz ve havadaki tehlikeli madde kirliliği bertaraftı sağlanmalı; söküm ve bertaraf süreçlerinin takibini/yönlendirmesini yapacak bağımsız heyet oluşturulup sonraki her sökümde bağımsız heyetin denetimine açılmalıdır.
Emek ve ekoloji mücadelesinin bir bütün olduğunun bilincindeyiz.Sermaye sınıfı, kârını en yüksek düzeye getirebilmek için, emek ve ekolojik konularda hiçbir yükümlülük almadı/ almıyor. Son on yılda bu bölgedeki en az 70 işçi ölümü; işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığı kanıtlarından biridir.Gemi söküm işçilerinin haklı istemlerini destekliyoruz."