DEMOKRAT GÜNDEM-RÖPORTAJ HABER-AYKUT POLATLI-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in “Eşit hissetmiyorsanız sorun vardır” diyerek verdiği eşitlik sözü ve “Siyasette sözün karşılığı bütçedir. Bütçesiz söz olmaz; strateji belgeleri değil, icraat dönemi başlıyor” çıkışı, salonda alkışlarla karşılık bulsa da, siyasetin vitrini ile Roman mahallelerindeki derin yoksulluk arasındaki uçurumun nasıl kapanacağı hala büyük bir soru işareti.
Yıllardır süslü “Roman strateji belgeleri”, “eşit yurttaşlık” sloganları ve seçim dönemlerinde hatırlanan vaatlerle geçen bu sürecin sahadaki gerçekliği ne?
Demokrat Gündem olarak; siyasetin mutfağında yer almış isimlerle ve sahadaki sivil toplum örgütü temsilcileriyle siyasetin “Roman karnesini” masaya yatırdık.

Temsiliyet krizi: “ayıp” mı, “demokratik eksiklik” mi?
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çatısı altında üç dönem milletvekilliği yapan, Türkiye’nin ilk Roman derneğini kurmuş isimlerden Özcan Purçu, eski partisinin Genel Başkanı Özel’in “ayıp” çıkışını pek de inandırıcı bulmuyor.

CHP eski Milletvekili Özcan Purçu’ya göre sorun bir niyet eksikliğinden ziyade, siyasetin yapısal bir hastalığı olan “ekipçilik”ten kaynaklanıyor.

“Bizim partide 9 tane Roman aday adayı vardı. İçlerinden biri seçilebilirdi ama yapılmadı” diyen Purçu, kendisinin hiçbir ekibin parçası olmadığını, sadece ‘partinin adamı’ olduğunu belirterek ekliyor: “Genel başkan seçildiğinde İzmir’de Roman temsili konusunda söz verildi. Büyükşehir Meclisi’ne bir Roman üye alınacağı söylendi ama tutulmadı. Elinde aday belirleme gücü varken bunu yapmadı. Açıkçası bu açıklamayı samimi bulmuyorum.”

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) MKYK Üyesi ve önceki dönem İzmir Milletvekili Cemal Bekle ise temsiliyet sorununa daha kurumsal bir pencereden bakıyor.
İlginizi çekebilir: Özgür Özel İzmirli Romanlarla buluştu: ‘Parlamentoda temsiliyetiniz şart’
Hiçbir partide Roman milletvekili olmamasını doğrulayan AK Parti eski İzmir Milletvekili ve mevcut MKYK Üyesi Cemal Bekle, “Meclis, toplumun bir minyatürüdür. Bu sadece AK Parti’nin değil, tüm partilerin, dolayısıyla demokrasinin eksikliğidir” diyerek sorumluluğun ortak olduğunu savunuyor.

Sahadaki Romanların seslerinden İzmir Romanlar DerneğiTemsilcisi Abdullah Çıstır için ise meclisteki bu ‘boşluk’ bir ayıptan çok daha fazlası.
Çıstır, “Temsiliyet eşitliktir, adalettir” diyerek konunun sosyal statü boyutuna dikkat çekiyor: “Meclis’te Romanların olmaması sadece bir temsil boşluğu değil, eşit yurttaşlık iddiasının tam karşılık bulmadığı bir durumdur. Temsil, TBMM kürsüsünde yalnızca konuşmak değil; karar alma gücüne, bütçeye, yasaya erişmektir.”

Vaatlerin gerçeklik testi: “Sözün karşılığı bütçedir”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in iktidarın Roman Strateji Belgelerini eleştirerek “Sorunu tarif ediyorlar ama sorumluluk almıyorlar, bütçesiz hedef olmaz” sözleri aslında tartışmanın asıl eksenini oluşturuyor.
AK Partili Cemal Bekle, iktidarlarının Roman politikalarını “yardım kolisine” indirgemediğini, eğitimden istihdama bütüncül bir yaklaşım sergilediklerini belirtiyor.

AK Parti MKYK Üyesi Cemal Bekle, Özel’in bütçe eleştirisine ise şu yanıtı veriyor: “Türk milletinin bütçesi zaten bu milletin tamamına aittir. Ayrı bir bütçe yok demek doğru bir yaklaşım değil. Sayın Özel’in elini tutan mı var? İzmir ve ilçeler başta olmak üzere birçok belediye CHP’de, yapsın da görelim.”
Bekle ayrıca, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nün resmiyet kazanmasını da AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “öteki bırakmama” vizyonunun bir kanıtı olarak sunuyor.
Ancak sahada durum farklı okunuyor. İzmir Romanlar Derneği temsilcisi Abdullah Çıstır, hükümetin SODAM’lar açmak ve Roman koordinatörler atamak gibi olumlu adımlar attığını kabul etse de, Strateji Belgelerinin eylemsellikten uzak kaldığını vurguluyor.
Roman STK temsilcilerinden biri olan Abdullah Çıstır’ın çözüm önerisi ise net bir “kalkınma” hamlesi: “Her ilde her yıl 50 Roman girişimciye KOSGEB aracılığıyla güçlü destekler sağlansaydı, yüzlerce girişimci ortaya çıkabilir, Romanlar sosyal yardıma bağımlı yapıdan çıkabilirdi.”
CHP’nin eski Roman kökenli Milletvekili Özcan Purçu ise bütçe kullanımını eleştirerek, Romanların çoğu zaman sadece “vitrin” olarak kullanıldığını, CHP’nin güçlü olduğu büyükşehirlerde dahi Roman mahallelerinin en az hizmet alan bölgeler olduğunu ifade ediyor.

İzmir’in Roman sınavı ve 10 yıllık vizyon
Barınma, eğitim, kentsel dönüşüm ve yerel yönetimlerin inisiyatifleri, Roman toplumunun en can alıcı sorunları arasında.
Romanları TBMM’de üç dönem temsil eden eski milletvekili Özcan Purçu, kentsel dönüşüm süreçlerinde İstanbul Sulukule’de yaşanan mülksüzleştirmeyi hatırlatarak, İzmir Ege Mahallesi’nde adil bir model uygulansa da bunun yaygınlaşacağına dair inancının zayıf olduğunu söylüyor.
Eğitim ve konut sorunu çözülmeden sosyal yardımların artmasının bir “başarı değil, sosyal adaletsizliğin göstergesi” olduğunu savunuyor.

Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla İzmir’de kurulan “Roman Yurttaş Meclisi” ise yeni bir umut kapısı olarak görülüyor.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye’nin ilk Roman Yurttaş Meclisi aracılığıyla Roman yurttaşların sorun ve taleplerinin çözümlerinin artık ‘masa başında’ değil Romanlarla mahalellerde şekillendirileceği sözünü verdi.
İlginizi çekebilir: İzmir’de Romanlar için ortak akıl buluşması: ‘Doğru adımlarla Romanların kaderini değiştireceğiz’

Cemil Tugay, “Eğitim, sağlık hizmetleri gibi temel hizmetlerde de aslında sağlanması gereken niteliğin altında hizmet aldıklarını düşünüyoruz. Bunları beraberce konuşalım, tartışalım ve yerel yönetimler eliyle sağlayabileceğimiz azami katkıyı sunalım. Roman toplumunun sorunlarına karşı daha hassas bir bakış açımız var. Hayatın pek çok alanında negatif ayrımcılığa maruz kaldıklarını düşünüyoruz.
Eğitim, sağlık hizmetleri gibi temel hizmetlerde de aslında sağlanması gereken niteliğin altında hizmet aldıklarını düşünüyoruz. Bunları beraberce konuşalım, tartışalım ve yerel yönetimler eliyle sağlayabileceğimiz azami katkıyı sunalımHerkesin sesini duyalım istiyorum. Bu şekilde çalışırsak 10 yıl içinde İzmir’de Roman toplumunun yaşadığı hiçbir sorun kalmaz” ifadelerini kullandı.
Abdullah Çıstır, bu yapının yani Romanlar Yurttaş Meclisi’nin Romanları “özne” olarak tanımlamasını çok değerli bulduğunu ifade ediyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Romanların temel sorunlarının çözümüne yönelik ortaya koyduğu 10 yıllık takvimi hedef odaklı bulan Çıstır, topu yine bütçeye atıyor: “Sayın Genel Başkanın bütçe çıkışı manşet niteliğindeydi. Yerelde iktidar olunan belediyelerin 5 yıllık stratejik planlarının revizyon takviminde Romanlara bütçe ayrılabilir. Beklentimiz nettir: CHP Roman Eylem Planı güncellenmeli ve yerel yönetimlere dağıtılmalıdır. Başta iktidar partisi olmak üzere diğer tüm partiler de Romanlar ile ilgili somut eylem planları ortaya koymalıdır.”
Sonuç olarak; ister siyasetin üst kademelerinden ister sivil toplumun mutfağından bakılsın, Roman toplumunun mesajı çok net: Onlar artık seçim mitinglerinin ‘renkli vitrini’ olmak veya sadece sosyal yardım kuyruklarında hatırlanmak istemiyorlar.
Beklentileri; siyasetin eşitlik söylemlerinin, devletin ve belediyelerin bütçe tablolarında somut, kalıcı ve kalkınma odaklı rakamlara dönüşmesi.
Siyasetin bu uzun soluklu “Roman Sınavı”ndan ne not alacağını ise önümüzdeki stratejik planlar ve meclis kürsüleri gösterecek.
Roman Dosyası haberimizin ilkini okudunuz.
YARIN (ÇARŞAMBA) ÖZCAN PURÇU
PERŞEMBE: CEMAL BEKLE
CUMA: ABDULLAH ÇISTIR SÖYLEŞİLERİNİ DE YAYINIMIZDA SİZ DEĞERLİ OKURLARIMIZA SUNACAĞIZ.