Karaburun Küçükbahçe’de Nano Yenilenebilir Enerji A.Ş. tarafından yapılması planlanan 24 MWm kapasiteli Güneş Enerji Santrali projesi için hazırlanan bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu.
Proje alanının yerleşim yerlerine sadece 100 metre mesafede olduğunu ve kadim mera alanlarını yok edeceğini saptayan heyet, “ÇED dosyası eksik ve yetersiz, proje bu alanda yapılamaz” görüşünü bildirdi.
Karaburun Yarımadası’nın doğal dokusunu korumak amacıyla yürütülen hukuk mücadelesinde kritik bir eşik daha aşıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 10 Mayıs 2025’te verdiği “ÇED Olumlu” kararına karşı Karaburun Belediyesi tarafından açılan davada, bilirkişi heyeti yerel halkın ve çevrecilerin kaygılarını haklı çıkaran bir rapor yayımladı.

BİLİRKİŞİ RAPORU: “EKOLOJİK DENGE BOZULACAK”
İzmir 2. İdare Mahkemesi’ne 30 Ocak 2026’da sunulan kapsamlı raporda, 24,46 hektarlık devasa proje alanının “Özel Çevre Koruma Bölgesi” (ÖÇKB) sınırları içerisinde kaldığına dikkat çekildi. Uzmanlar, projenin çevresel etkilerinin bilimsel verilerle uyuşmadığını vurgularken, özellikle alanın büyük bir bölümünün kadim mera vasfında olması nedeniyle yaşanacak tahribata parantez açtı.
Rapora göre, GES panellerinin kurulumu sırasında doğal ot örtüsü sıyrılacak ve bölgenin nitelikli florası geri dönüşsüz biçimde yok olacak. Tesisin yerleşim alanlarına sadece 100 metre gibi kritik bir mesafede planlanmış olması “yaşam alanı ihlali” olarak değerlendirilirken; arılar, tozlaşmada rol alan böcekler ve kuş göç yolları üzerindeki hayati etkilerin ÇED dosyasında tamamen göz ardı edildiği saptandı. Ayrıca inşaat sürecindeki kazı çalışmalarının erozyonu tetikleyeceği, bu durumun da bölgenin hassas yüzey ve yer altı su dengesini bozacağı bilimsel verilerle rapora yansıdı.
MUHTAR DAĞDELEN: “GIDA TEDARİĞİ TEHLİKEDE”
Dava sürecinde Küçükbahçe Mahallesi adına aktif rol üstlenen Muhtar Gizem Tezel Dağdelen, projenin sadece çevreyi değil, yerel üretimi de vuracağını söyledi. Dağdelen, “Küçükbahçe, İzmir’in gıda tedariğinde stratejik öneme sahip. Bu proje tarımımıza, hayvancılığımıza ve kadim kültürümüze zarar verecek. Mahkemenin bu raporu dikkate alarak iptal kararı vermesini bekliyoruz” dedi.

SİVİL İNİSİYATİFTEN “PARÇACI YATIRIM” TEPKİSİ
Karaburun Yerel Fok Komitesi ve Karaburun Sivil İnisiyatifi de ortak bir açıklama yaparak, yarımadanın ekosisteminin “parçacı” projelerle sistematik olarak aşındırıldığını savundu. ÖÇKB ilanından sonra verilen izinlerin habitat alanlarını yok ettiğini belirten platform temsilcileri, Bakanlığın bu yıkım projesine geçit vermemesi gerektiğini ifade etti.
ŞİMDİ GÖZLER MAHKEMEDE
Küçükbahçe, Parlak, Merkez, İskele ve Anbarseki mahallelerinin de itirazlarıyla büyüyen hukuki süreçte, bilirkişi raporu bölge halkı için büyük bir umut oldu. İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin önümüzdeki günlerde vermesi beklenen karar, Karaburun Yarımadası’nın koruma statüsünün mü yoksa enerji yatırımlarının mı öncelikli olacağını belirleyecek bir emsal teşkil edecek.
