Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Karayalçın'dan çarpıcı 'kentsel dönüşüm' mesajları: 'İki model var; biri sosyal demokrat, diğeri AKP modeli'

SHP önceki dönem Genel Başkanı ve Dışişleri eski Bakanı Murat

SHP önceki dönem Genel Başkanı ve Dışişleri eski Bakanı Murat Karayalçın, CHP Karabağlar İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği ‘Türkiye’de Kentsel Dönüşüm ve Uygulamaları’ başlıklı konferansa konuşmacı olarak katıldı. Konferansta Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen Dikmen Vadisi Projesi’ni nasıl hayata geçirdiklerini anlatan dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı da olan Murat Karayalçın, Gezi Direnişi’nin bir kentsel dönüşüm hakkı olduğunu belirtti. Karayalçın, Karabağlar’daki 544 hektarlık alan ile İzmir Depremi sonrası hasar alan konutların birden fazla ilçeye yayılması nedeniyle büyükşehir belediyesi tarafından çözülmesi gerektiğini de kaydetti.

DEMOKRAT GÜNDEM-Ev sahipliğini CHP Karabağlar İlçe Örgütü’nün yaptığı konferansta konuşan SHP önceki dönem Genel Başkanı ve Dışişleri eski Bakanı Murat Karayalçın, depremi esas alan kentsel dönüşümün yeterli olmadığını belirtti.

İKİ MODEL VAR; BİRİ KAMUCU-SOSYAL DEMOKRAT MODEL DİĞERİ PİYASACI-AKP MODELİ

Ankara’da Türkiye’nin ilk kentsel dönüşüm projesi olarak da bilinen Dikmen Vadisi Projesi’ni hayata geçiren isim olan Murat Karayalçın, kentsel dönüşümde kendilerinin uyguladığı kamucu-sosyal demokrat model ile iktidar partisi hükümetinin uyguladığı modelin olduğunu söyledi.

BİRİ DİKMEN VADİSİ PROJESİ, DİĞERİ AKP’NİN FİKİRTEPE PROJESİ

Karayalçın, “Ben iki model olduğu kanısındayım. Bir tanesi kamucu modeldir. Sosyal demokrat modelidir. Ya da Ankara Modeli de denebilir. Dikmen Vadisi Projesi’dir. Bu, sosyal demokrat Ankara yönetiminin uyguladığı Türkiye’nin ilk kentsel dönüşüm projesidir. İkincisi, piyasacı model. Bu, AKP modeli. Bunun örneği de Fikirtepe Projesi. Birisi kamucu model, birisi piyasacı model” dedi.

KARABAĞLAR VE HASARLI KONUT SORUNUNU BÜYÜKŞEHİR ÇÖZMELİ

Karabağlar’daki 544 hektarlık alan ile İzmir Depremi sonrası hasar alan konutların birden fazla ilçeye yayılması nedeniyle büyükşehir belediyesi tarafından çözülmesi gerektiğini kaydeden Murat Karayalçın, “Sorun büyükşehir tarafından çözülmelidir. 544 hektar alandan bahsediliyor. On yıldır bekleniyor. Girişimde bulunulmuş yanıt verilmiyor. Hasarlı konutların bir bölümü Konak bir bölümü Bayraklı sınırları içinde yani bir iki ilçeye yayılıyor. Orada proje bütünlüğünü esas almak lazım. O nedenle büyükşehir belediyesi çözmeli” ifadelerini kullandı.

GEZİ DİRENİŞİ KENT HAKKI KAPSAMINA GİRER; TÜRKİYE’DEKİ İLK ÖRNEKTİR

Gezi Direnişi’nin sözkonusu alandaki parkın kaldırılıp yerine Topçu Kışlası yapılmasını istemeyenlerin başlattığı bir direniş olduğunu ve kent hakkı kapsamına girdiğini vurgulayan Murat Karayalçın, “Kentsel dönüşümünü bir kent hakkı olarak görüyorum. 1960’ların sonunda dile getirilen bir kavram. Bu kavramı dile getiren kişi, kent hakkının bir talep-haykırış olduğunu ifade etmiş. Bana göre tam anlamıyla Gezi’yi tanımlamış. Gezi’de de gezi direnişçileri haykırdılar ve taleplerini dile getirdiler. Hükümete, belediyeye, Topçu Kışlası yapmak isteyenlere ‘benim rızam olmadan benim yaşam alanıma müdahale edemezsin’ dediler. Kent hakkı bu. Bunu yaptırmadılar. Türkiye’deki ilk örnek. Oraya kışla olmadı, olmayacak, yapılmayacak da. Park kaldırılacak, kışla yapılacaktı. Orda yaşayanlar biz sana izin vermiyoruz dedi. Dönüştürmediler. O yerin dönüştürülmesi istenmiyorsa bunun kararını kamu hakla birlikte vermelidir. Halkın içinde olmadığı bir uygulama düşünülmemelidir” değerlendirmesini yaptı.

İSTANBUL DEPREMİNİN ARDINDAN BİR ÇALIŞMA YAPILMADI

“Her proje için büyüklüğü ne olursa olsun mutlaka bir plan gerekmektedir. Depreme dayanıklı binaların yapılmasıyla sınırlı bir etkinlik değildir kentsel dönüşüm. İstanbul Depremi’nin ardından bir çalışma yapılmadı” diyen Murat Karayalçın, “Hiç olmazsa stratejik binaları tespit edelim. Hiç olmazsa oraları kurtarmaya çalışalım. Deprem sonrası insanların toplanacağı yeşil alanları saptayalım. Türkiye Devleti’nin geldiği noktaya bakıyor musunuz? İnsanın tüyleri diken diken oluyor. 1999. 2022 yılındayız. Depreme dayanıklı konutlar ivedilikle yapılmalıdır” dedi.

KENTSEL YAŞAM KALİTESİ YÜKSELTİLMELİDİR

Kentsel dönüşümün depreme dayanıksız konutların yıkılmasıyla sınırlı olmadığının altını çizen Karayalçın, ‘Kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi’nin önemine dikkat çekti. Murat Karayalçın, “Ama kentsel dönüşüm bununla sınırlı değil. Kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi hedeflenmelidir. Yaşam kalitesini yükseltmiyorsanız bu bildiğiniz yık-yap işidir. Bu konutsal dönüşümdür, kentsel dönüşüm değil. Mutlaka kentsel yaşam kalitesi yükseltilmelidir. İşin özü budur. En iyisi neyse, en yüksek kalite neyse bu bizim için bir fırsattır” diye konuştu.

DİKMEN VE BATIKENT SİSTEMİ HIZLI İŞLEYEN BİR SİSTEMDİ, ÖNERİYORUM

Murat Karayalçın, Batıkent ve Dikmen’de uyguladıkları yöntemin hızlı işleyen bir sistem olduğu için diğer kentlere de önerdiğini vurgulayarak, “Kentsel dönüşümü tanımlamalı, önemsemeli ve uygulamalarına yön verebilmeliyiz. Farklı uygulamalar olacaktır hiç kuşkusuz kentler arasında. Benim önerdiğim sistem hızlı işleyen bir sistem. Ben bu sistemin hayrını gördüm. Batıkent projesi 11-12 yılda bitti. Olacak iş değil bu. 55 bin konut, 300 bin nüfus. Nasıl oldu da bitti? Bir yeni kent kuruldu orada. Örgütlü diyalog yöntemiyle başardık. Projenin muhatabı olan halk projeyi sahiplendi ve olağanüstü bir proje enerjisi ortaya koydu. Kendisi proje muhafızı oldu. Sonuçta projeyi başardılar. Umudumuz halkımızdır” ifadelerini kullandı.

DEPREMİ ESAS ALAN KENTSEL DÖNÜŞÜM YETERLİ OLAMAZ

Depremi esas alan kentsel dönüşümü tanımlamada yetersiz olduğunu kaydeden Murat Karayalçın,  “Depremi esas alarak, deprem üzerinden kentsel dönüşümü tanımlıyor. Oysa bu yeterli değil. Yeterli olamaz. Depremsellik bu işin bir kısmı ama yalnızca bu değil. Kentsel dönüşümü bununla sınırlı olarak değerlendiremeyiz. Her yasa farklı şekilde yaklaşıp farklı tanım ortaya koymuş. Bir belediye başkanının ya da bir bakanın kamuoyuna bu kentsel dönüşümdür diye takdim ettiği projenin kentsel dönüşüm olduğuna inanılmış. Acaba kentsel dönüşüm projeleri için tanım yapılması zorunluluk mu? Proje tanımının olması gerekli mi? Proje uygulamaları bir yasaya mı dayanmalı? Bana göre olmamalı. Projelerin yasası olamaz. Yasa geneldir, süreklidir. Projeler kısa sürelidir. Bana göre projelerin yasası kendi imar planlarıdır. Kendi yapılabilirlik çalışmalarıdır. Yasası onun dayanacağı projelerin öngörüleridir. Biz Ankara’da öyle yaptık. Dikmen Vadisi Projesi’nin iki metni vardı, biri plan. Diğeri yapılabilirlik çalışması. Yapılabilirliğin içinde toplumsal yapılabilirliğin de olması gerekmektedir. Öyle bir metin hazırlayacaksınız ki, hem işin kaynak itibariyle yapılabilirliği gözüksün yani iktisadi açısından yapılabilir olsun hem de olumlu ya da olumsuz kitlenin rızası alınmış olsun” şeklinde ifade etti.

ÖNCE 6.5 MİLYON KONUT DEDİLER, SONRA 1.5 MİLYON KONUT OLARAK DEĞİŞTİRDİLER ÇÜNKÜ…

Türkiye’de kentsel dönüşüm projesi kapsamına giren konut sayısında 3 farklı iddia olduğunu anlatan Karayalçın, iktidarın dönüşüm iddialarını hayata tam olarak geçirememesi nedeniyle dönüşüm ihtiyacı olan konut sayısını 6.5 milyondan 1.5 milyona indirdiğini söyledi.

ÇOK BÜYÜK İDDİALARI OLDU AMA YAPAMADILAR

Karayalçın, “Her kentin farklı değerlendirmeleri olur. Kentlerin farklı yaklaşım ve istemleri olmaktadır. Kentsel dönüşümün tanımı tam olarak yapılamamıştır. Kentsel dönüşüm sorununun büyüklüğü de ortaya konulamamıştır tam olarak. Neden söz ediyoruz, ne kadar büyüklükte bir sorun? Ne yaptığınız zaman kentsel dönüşüm projesi olacak? Tanım bu nedenle önemli. Kentsel dönüşüm kelimesini Van Depremi’nden sonra ilk kez duydu yaygın olarak. 6.5-7 milyon konut, bunun 20 yıllık dönemde çözülmesi gerektiğini, Türkiye’nin bu sorunu çözmesi gerektiğini dile getiriyordu. 20 yılda da Türkiye’nin 400 milyar dolar bu amaçla para harcaması gerektiğini hesaplamıştı. Yılda 300 bin konut, 400 milyar dolar para harcanacak ve 20 yılda bu sorun çözülecek. Bu Erdoğan Bayraktar’ın tahmini. Birinci tahmin. İkinci tahmin, 2018 yılında yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un dile getirdikleri. 6.5 milyon konut yok. Bunun yerine 1,5 milyon konut acil olarak dönüştürülmesi gereken konuttan söz ediliyor. Ben bunu o tarihe kadar kentsel dönüşüm konusunda bütün iddialara karşın gerekli çalışmaların yapılmaması nedeniyle ortaya atılmış bir iddia diye düşünüyorum. Çok büyük iddiaları oldu ama yapamadılar. O nedenle 6.5 milyon yerine 1.5 milyon konutun dile getirilmesinin daha uygun olacağını belirtiyorlar. 3. Tahmin; Türkiye’nin ünlü akademisyenlerinden Prof. Semih Tezcan’ın tahmini. Onun tahmini radikal derecede farklı. Tezcan diyor ki, yalnızca 680 bin konutun güçlendirilmesiyle kentsel dönüşüm sorunu çözülebilir. AKP’nin inşaata dayalı büyüme tercihiyle bu bilimsel öneri arasında çok büyük bir farklılık var. Bu 3 tahmin de depremselliği esas alıyor”

BU İŞİN ESASI ÖRGÜTLÜ DİYALOG

Ankara’da hayata geçirdikleri Dikmen Vadisi Projesi’nin ayrıntılarını anlatan SHP önceki dönem Genel Başkanı ve Dışişleri eski Bakanı Murat Karayalçın, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “158 hektarlık alan üzerinde uygulandı Dikmen Vadisi Projesi. Bunun 103 hektarı yeşil alandı. Projenin yüzde 63’ü yeşil alan. İdari sınırlar olarak 5 mahalleye ayrıldı. Bu 5 mahallede 10 bin kişi bu projenin kapsamı içinde yer aldı. 393 milyon mark para harcandı. 2 bin gecekondu kapsanmış oldu. Proje örgütlenmesini yaptık. 5 mahallede 5 kooperatif kurduk. Ben kooperatifleri severim. Siz isterseniz dernek kurun, isterseniz vakıf kurun dedik, yeter ki örgütlenin dedik. Bu ilişkinin esası örgütlü diyalog. Onun için örgütlenin. Onlar da kooperatif kurdular. Bu konuda yetki Ticaret Bakanlığı’nda. Bakanlığı ikna edeceksiniz. Arkadaşlarım çok başarılı bir çalışma yaptılar. Ana sözleşme dediğiniz şey senaryodur. Bunu anlattık, ikna ettik ve beş mahallede birer kentsel dönüşüm kooperatifi kurduk. Adı öyle değildi ama içeriği kentsel dönüşüm şeklindeydi. Genel kurul kararıyla birer temsilci seçeceksiniz, belediyeyle örgütlü diyalog içinde çalışılması için. Bize bildirin dedik. Bir diğer adım proje karar kurulu. Bu, benim siyasi yaşamımda bana en çok coşku veren kurumsal altyapısıdır. Dikmen Projesi’nde tam anlamıyla bir ortaklaşım vardı. Katılım değil ortaklaşım. Proje ortaklaşması, ortak proje. Bu projeyi Ankara Büyükşehir Belediyesi ile bu beş kooperatif bir proje ortaklığıyla, ticari ortaklık değil, sanal-geçici bir ortaklıkla uyguladılar. Tüm kararları ve planı da yapılabilirliği de onların uygulaması ve ihaleleri de, aklına ne geliyorsa idari-hukuki-mali, bu proje ortak kurulu ortak karar aldı. Ben de Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı olarak o zaman bu on kişinin başına geçtim. Proje demokrasisi. Tabi her kentin kendine özel koşulları olur”

MEHMET TÜRKBAY: İLÇEMİZİN DÖRTTE BİRİ KENTSEL DÖNÜŞÜME MUHTAÇ

Konferansın açılışında konuşan CHP Karabağlar İlçe Başkanı Mehmet Türkbay, “İlklerin kenti İzmir’in kurtuluşunun 100. Yılını kutlayacağız bu yıl. Biz pandemi süreci hafifledikten sonra Karabağlar için ne yapabiliriz düşüncesiyle Gülizar Biçer Karaca’nın katılıdğı Demokrasi ve İnsan Hakları başlıklı bir panel yaptık. İkinci panelimizi engelliler üzerine yaptık. 3. Kentsel dönüşüm hakkında olacak. İlçemizin dörtte biri kentsel dönüşüme muhtaç. Dertlerimiz, sıkıntılarımız var. Bu konuya parmak basmak ve kamuoyu oluşturmak adına bu paneli düzenledik” şeklinde konuştu.

Karayalçın'dan çarpıcı 'kentsel dönüşüm' mesajları: 'İki model var; biri sosyal demokrat, diğeri AKP modeli'
Demokrat Gündem