Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Kaşif Kozinoğlu dosyası için Kurtlar Vadisi senaristi ne dedi?

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin 15 yıl sonra derinleştirilen cinayet soruşturmasında Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin senaristi Raci Şaşmaz ifade verdi.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin 15 yıl sonra yeniden açılan ve cinayet ihtimalinin masaya yatırıldığı soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü derin soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan bilgi sahibi sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

Adliyede sorgulanan Raci Şaşmaz’a, dizide yer alan “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin ölümü ile Kozinoğlu’nun vefatı arasındaki çarpıcı kronolojik benzerlikler, çekimlerde kullanılan araç plakaları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ailesine mesaj verildiği öne sürülen mezar taşı sahneleri soruldu.

Şaşmaz, hakkındaki iddiaları kesin bir dille reddederek “Birinin ölümünü önceden bilmemiz ihtimal dahilinde bile değildir” açıklamasında bulundu.

“FETÖ İddiaları Tamamen İftiradır”

Adliyedeki ifadesinde Kurtlar Vadisi’nin Türk televizyon tarihinin en çok ses getiren yapımı olduğunu belirten Raci Şaşmaz, ortaya atılan bilgi ve belge sızdırma iddialarının projeyi karalama amacı taşıdığını savundu.

Dizinin başarısının gölgelenmek istendiğini vurgulayan Şaşmaz, “Şiddet kampanyasının diziyi itibarsızlaştırmak, aileleri korkutarak ekran başından uzaklaştırmak için uygulanırken bilgi ve belge alıyorlar iddiası dizinin başarısını gölgelemek için vurgulandı” dedi.

Hiçbir illegal ya da legal suç odağıyla temaslarının bulunmadığını ifade eden ünlü senarist, “Sosyal medyada FETÖ’cü Ali Fuat Yılmazer’in senaryoya müdahale ettiğine dair iddialar tamamen iftiradır, Ali Fuat Yılmazer’i ben tanımam, herhangi bir ilişkim olmamıştır” diye konuştu.

Karakter kurgusunun tamamen istihbarat içi çatışmaları anlatmak amacıyla oluşturulduğunu kaydeden Şaşmaz, kurgu karakterin ölmesiyle hikayesinin tamamlandığını ve bunun gerçek hayatla bir ilgisinin bulunmadığını aktardı.

“Mezar Taşıyla Mesaj Vermek İnandığımız Değerlere Uymaz”

Soruşturma dosyasında yer alan ve çekimler sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ailesine mezar taşı üzerinden mesaj verildiği yönündeki iddiaları da yanıtlayan Raci Şaşmaz, bu durumun hem inançlarına aykırı olduğunu hem de senarist olarak kendi kontrolünde gerçekleşemeyeceğini söyledi.

Şaşmaz ifadesinde, “Erdoğan ve ailesi ile ilgili bir mezar taşıyla mesaj vermek ne bizim inandığımız değerlere uygundur, ne de böyle bir şey söz konusudur. Kaldı ki bu husus senaryo olarak benim belirlediğim ve kontrol edebileceğim bir şey değildir. Aradan çok zaman geçti, o zaman kabristan çekimlerinde gerçek mezar taşlarını kapatmak usulü yoktu. Bu gerçek bir mezar taşı da olabilir, prodüksiyon ve sanat grubunun hazırladığı yaygın soy isimlerinden oluşan sahte bir mezartaşı da olabilir. Hatırlamam mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Çekimlerde kullanılan araç plakaları ve mezar taşlarının yapımcı ya da senarist tarafından bilinemeyeceğini belirten Şaşmaz, o dönemin şartlarında kiralık araçların tercih edildiğini ve plakaları değiştirme alışkanlığının bulunmadığını dile getirdi.

Ekranda Yayınlandıktan Üç Gün Sonra Gelen Ölüm

Savcılığı harekete geçiren sürecin arkasında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin 10 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan 136. bölümü ile hemen ardından yaşanan gerçek olaylar yer alıyor.

Dizide “Kazım Kaşifoğlu” isimli kurgusal karakterin hücrede tutularak ölümle tehdit edilmesinden tam üç gün sonra, MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu kaldığı Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirmişti. Dizinin Kozinoğlu’nun ölümünden sonra ekranlara gelen bölümünde ise Kaşifoğlu karakterinin cezaevinde damarına hava enjekte edilerek öldürülmesi ve bu olayın senaryoda kalp krizi olarak sunulması, savcılık tarafından kurgu ile gerçek ölüm arasındaki bağın araştırılmasına yol açtı.

Feth-i Kabir Yapıldı: “Cinayet İhtimali Masada”

Eski bordo bereli subay ve MİT mensubu olan Kaşif Kozinoğlu, Bosna-Hersek ve Afganistan’daki uzun süreli görevlerinin ardından Türkiye’ye dönmüş ve 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmıştı.

Mahkemeye çıkmasına sadece 13 gün kala, 12 Kasım 2011’de cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu öldüğü açıklanan Kozinoğlu’nun dosyası, şüpheler üzerine yeniden açıldı. Olay günü Kozinoğlu’nun yardım çığlıklarını engellemek amacıyla radyonun sesini sonuna kadar açtığı öne sürülen ve 15 Temmuz sonrası yurt dışına kaçan gardiyan Ferhat Veysi Gül’ün FETÖ bağlantısı, şüpheleri zehirlenme ihtimaline yoğunlaştırdı. Soruşturma derinleşirken geçen hafta Kozinoğlu’nun mezarında feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi; adli tıp uzmanları, kimyager ve otopsi teknikerinden oluşan heyet gözetiminde kemik, toprak ve tıbbi örnekler alındı.

Dosya kapsamında şu ana kadar iki ayrı operasyon düzenlenerek aralarında jandarma er ve muhabirin de bulunduğu 4 kişi tutuklanırken, Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmaya ilişkin kritik açıklamalarda bulundu.

Bakan Gürlek, Kozinoğlu’nun örgütün hedefi haline getirilmiş olabileceğini belirterek, “Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Ölümünün kesin sebebine ilişkin tartışmalar var. Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi yoksa doğal ölüm mü? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor” diyerek cinayet ihtimalinin masada olduğunu doğruladı.

Kaşif Kozinoğlu dosyası için Kurtlar Vadisi senaristi ne dedi?
Demokrat Gündem