Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Kılıçdaroğlu’ndan Özgür Özel’e çağrı: ‘Hiç kimsenin partiden ayrılma lüksü yok’

Siyasi ve hukuki tartışmaların odağındaki CHP’de, ‘mutlak butlan’ kararıyla yeniden genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, partinin kayyuma devredilmesini önlemek adına eski yönetimle birlikte görevi devraldıklarını belirterek, Özgür Özel’e partide kalma çağrısı yaptı ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik bir ihraç planlarının bulunmadığını açıkladı.

Siyasi ve hukuki tartışmaların odağındaki CHP'de, 'mutlak butlan' kararıyla yeniden

DEMOKRAT GÜNDEM- HABER MERKEZİ- Canlı yayında soruları yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, genel merkeze kalıcı olarak yerleşmediğinin altını çizdi. Kurultay sürecinde bazı delegelerin iradelerinin maddi güçle sakatlandığı iddialarının bizzat parti içerisinden yükseldiğini aktaran Kılıçdaroğlu, yargının kurultayda şaibe tespit ettiğini vurguladı.

Mevcut idari yapının hukuki bir zorunluluktan doğduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, partiyi hızla seçime götüreceklerini belirterek, “Partiyi yeniden bir kurultaya götürmek için geldik. Kazık çakacak halimiz yok ya. 100 yıllık partiyi kayyuma teslim edemeyiz dedim. Parti bizim partimiz, kirlilikten arınması lazım. Kimse parti içindeki şaibeleri, verilen paraları tartışmıyor. Kılıçdaroğlu niye kabul etti diye tartışıyorlar” dedi.

ÖZGÜR ÖZEL’E “AYRILMA” ÇAĞRISI VE “PARALEL YAPI” UYARISI

Eski genel başkan Özgür Özel ile en son bir buçuk ay önce görüştüklerini ve kendisinin partiden ayrılmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığını dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi muhalefetin kurumsal hiyerarşiyi bozmaması gerektiğine dikkat çekti.

Meclis grup toplantısı krizinde çatışmayı önlemek adına fedakarlık yaparak geri çekildiğini ve toplantıyı Genel Merkez’de gerçekleştirdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, Özel’e meclis zemininde alan açtığını belirten Kılıçdaroğlu, “Özgür Bey’in partiden ayrılmasına gerek yok, hangi gerekçeyle partiden ayrılıyor? Parti içinde mücadele edebilir. Ama parti içinde paralel yapı olmaz. Hiç kimsenin partiden ayrılma lüksü yok. Grup toplantısını yapmak istiyorsa Özel yapsın. Ama hukuka, tüzüğe uygun değil” ifadeleriyle birlik çağrısında bulundu.

Hukuki süreç sonrası herhangi bir kamuoyu anketi yaptırmadığını, yeni parti iddiaları ve tartışılan oy oranlarının gerçeği yansıtmadığını belirten Kılıçdaroğlu, tabana seslenerek, “CHP kendi içinde kavga eder tartışır ama sandığa gelince yine gider CHP’ye oy verir. Gerçekçi olalım. Gerçek CHP’li partisinin kimliğini korur ve CHP’liyim, der. Bu partiye herkesin saygı göstermesi ve sahip çıkması lazım. Yukarıdaki tartışmalardan tabanın uzak durması lazım” şeklinde konuştu.

“ŞİMDİ ARINMA ZAMANI: NAYLON FATURALARI AÇIKLAYACAĞIZ”

Yargı kararıyla birlikte parti içinde kapsamlı bir temizlik harekatı başlattıklarının işaretini veren Kemal Kılıçdaroğlu, bazı milletvekillerinin tedbirli olarak disipline sevk edilmesinin bu sürecin ilk adımı olduğunu söyledi.

Bir il başkanının görevden alınmasının arkasında milyonlarca liralık usulsüz harcamalar ve medya fonlamaları olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, mali şeffaflık konusunda taviz verilmeyeceğini belirterek, “Sadece CHP için arınma demiyorum. Şimdi arınma zamanı diyorum. Siyaset kurumunun kirlilikten arınması lazım. Buna CHP de dahil. Bir il başkanını görevden aldık, 40 gazete için milyonlarca lira para vermişler. Yarın açıklayacaklar arkadaşlar. Naylon fatura olayı… Partinin ahlakıyla uyuşmayan kişileri arındıracağız” ifadelerini kullandı.

EKREM İMAMOĞLU İÇİN İHRAÇ PLANI MASADA YOK

Kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarının partiden ihraç edilip edilmeyeceği yönündeki tartışmalara da açıklık getiren Kemal Kılıçdaroğlu, yargı süreçlerini yakından takip ettiklerini belirtti.

Belediye başkanlarının hesap verebilir olması gerektiğini ancak tutuksuz yargılanmalarını savunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’na yönelik bir disiplin hamlesi öngörmediklerini deklare etti. Kemal Kılıçdaroğlu, ihraç iddialarına son noktayı koyarak, “Görülen bir dava var. Davanın sonucunu bekleyeceğiz. Öyle bir düşüncemiz yok. Belediye başkanları için de bu geçerli. Belediye başkanlarımız gidip yargıda kendilerini savunacaklar. Beraat edip gelecekler ben de onları kucaklayacağım” şeklinde konuştu.

“BELEDİYE BAŞKANLARI PARTİ POLİTİKASINI BELİRLEYEMEZLER”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile yüz yüze görüştüğünü, bu görüşmelerde hiçbir sorun bulunmadığını aktaran Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının kurumsal sınırlarını net bir şekilde çizdi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde politika yapıcı mekanizmaların belli olduğunu ve yerel yöneticilerin bu politikalara uymakla yükümlü olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, kurumsal hiyerarşiyi, “Partinin politikasını partinin kurultayı belirler. Parti Meclisi, MYK ve Genel Başkan belirler ardından. TBMM grubu partinin politikasını belirleyemez. Onlar parti politikasını TBMM’de ve sokakta dillendirirler. Belediye başkanları ise partinin belirlediği politikayı alanlarında uygulamaya koyarlar. Belediye başkanları parti politikasını belirleyemezler. Kimin seçilip seçilmeyeceğini parti belirler. Eğer CHP’li bir belediye başkanıysa hepsi CHP’nin yanında yer alacak. CHP’nin bir kültürü vardır. Herkes bu kültürü bilecek” sözleriyle vurguladı.

“DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILAN BİR İNSANIN TUTUKLANMASI DOĞRU DEĞİL”

Geçmiş dönemdeki dokunulmazlık oylamaları ve Selahattin Demirtaş’ın tutukluluk sürecine ilişkin tartışmalara da açıklık getiren Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay kararları doğrultusunda hareket ettiklerini ancak izlenen hukuki yöntemin sakat olduğunu savundu.

Demirtaş ile en son bir buçuk yıl önce yaklaşık yarım saatlik bir görüşme gerçekleştirdiğini ve Türkiye’nin sorunları ile bölgedeki gelişmeleri ele aldıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, cezaevi ziyaretlerine yeşil ışık yakarak, “Ben vekil olsam, ‘Dokunulmazlığımı kaldırın, mahkemeye gidip beraat edip geleceğim’ derim. Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda Demirtaş’ın açıklaması vardı o dönemde, ‘Kaldırılsın’ diye. Kurultayımızda, ‘Dokunulmazlıklar kalksın’ diye kararlarımız var. O dönem kaldırılmasıyla ilgili dosya geldi, dokunulmazlıklar kaldırıldı. Yanlış olan ise şuydu: Dokunulmazlığı kaldırılan bir insanın tutuklanması doğru değil. Dokunulmazlığı kalkar tutuksuz yargılanabilir. Fırsat olduğunda yine ziyaret ederim Demirtaş’ı” dedi.

Komedyen Deniz Göktaş hakkında açılan soruşturma ve AHBAP Derneği’ne yönelik operasyon ile Haluk Levent’in gözaltına alınması süreçlerine de değinen Kılıçdaroğlu, operasyona çok şaşırdığını, fikirleri uyuşmasa bile haksızlığa uğrayanların hukukunu korumak zorunda olduğunu ifade etti.

Demokrat Gündem