Dolandırıcılar, ele geçirdikleri kredi veya banka kartı bilgilerinin kullanılabilir durumda olup olmadığını kontrol etmek amacıyla düşük tutarlı işlemler gerçekleştiriyor.
Bu yöntemde doğrudan büyük meblağlar çekilmek yerine, sistemin kartı onaylayıp onaylamayacağı sınanıyor.
İşlem başarılı olduğunda kartın aktif olduğu anlaşılarak daha yüksek tutarlı alışverişlere geçiliyor veya bilgiler yasa dışı platformlarda satışa çıkarılıyor.

Mastercard’ın verilerine göre, 2025 yılı boyunca 192 ülkede 5 milyondan fazla kart testi işlemi tespit edildi. Benzer şekilde Visa da dolandırıcıların otomatik botlar vasıtasıyla binlerce kart üzerinde düşük tutarlı denemeler gerçekleştirdiğine dikkat çekiyor.
HER KÜÇÜK İŞLEM DOLANDIRICILIK ANLAMINA GELMİYOR
Uzmanlar, ekstrede yer alan her küçük tutarlı harcamanın doğrudan bir siber dolandırıcılık vakası olmadığını belirtiyor.
Abonelik ödemeleri, ücretsiz deneme sürelerinin sona ermesi veya iş yerlerinin ekstrede farklı ticari isimlerle görünmesi bu tür hareketlere sebep olabiliyor.
Bu nedenle harcamanın hangi işletmeden geldiğinin kontrol edilmesi, işlemin şüpheli veya size ait olmadığının kesinleşmesi durumunda vakit kaybetmeden bankayla iletişime geçilmesi büyük önem taşıyor.
Büyük zararların önlenmesi adına kart hareketlerinin düzenli olarak takip edilmesi tavsiye ediliyor.