Fransa ile Yunanistan arasındaki savunma iş birliği, Macron’un Atina ziyaretiyle bir kez daha teyit edildi. Ortadoğu’da donanmaların karşı karşıya geldiği ve bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir ortamda konuşan Fransız lider, Atina’daki bir etkinlikte Türkiye’ye yönelik gerginlik çıkartacak bir mesaj verdi.
Macron, Atina’da yaptığı konuşmada, Türkiye’den gelebilecek olası bir ‘tehdit’ durumunda, Fransa’nın Yunanistan’ın yanında olacağını söyledi. Fransız lider sözlerine, “Burada olacağız. Fransa-Yunanistan ittifakı budur” dedi.
“AVRUPA İÇİN UYANMA VAKTİ”
Macron’un mesajları sadece ikili ilişkilerle sınırlı kalmadı. Fransız lider, Avrupa Birliği’nin ABD, Rusya ve Çin gibi küresel aktörlerin karşısında daha “egemen” bir kimlik kazanması gerektiğine dikkat çekti. “Eğer biz kendimize inanmazsak, başkalarının bir anda gelip bizi çok iyi olarak görmesini bekleyemeyiz” diyen Macron, Avrupa’nın uluslararası sahnede hak ettiği ağırlığı kazanması için “eşsiz bir anla” karşı karşıya olduğunu belirtti.
ABD’deki siyasi iklimin ve “Önce Amerika” (America First) doktrininin kalıcı bir eğilim olduğunu savunan Macron, Avrupa’nın kendi karar mekanizmalarını hızlandırması ve bağımsızlığını artırması gerektiğini vurguladı. Trump dönemi ile ilgili “Liderler yorum yapmak için değil, hareket etmek ve karar almak için vardır” diyen Macron, Avrupa’nın başkalarının kararlarına endeksli bir güvenlik politikası yürütemeyeceğini ima etti.
MİTSOTAKİS’TEN “NÜKLEER VE STRATEJİK” EKONOMİ VURGUSU
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ise Macron’un güvenlik vizyonunu ekonomik bir çerçeveye oturttu. Miçotakis, küresel dengelerdeki değişim karşısında Avrupa’nın “stratejik ekonomisini” güçlendirmesi gerektiğini belirterek, önümüzdeki beş yıl için önceliğinin “gerçek bir enerji birliği” olduğunu açıkladı.
Bu enerji birliğinin, halihazırda Avrupa içinde tartışmalı bir konu olan nükleer enerjiyi de kapsaması gerektiğini savunan Miçotakis, Mario Draghi’nin hazırladığı rekabet gücü raporuna atıfta bulundu. Miçotakis, Avrupa şirketlerinin ABD ve Çinli rakipleriyle rekabet edebilmesi için ortak bir hukuki zemin ve daha eşit rekabet koşulları oluşturulması gerektiğini söyledi.
İNOVASYON VE SERMAYE BİRLİĞİ ARAYIŞI
Görüşmelerde öne çıkan bir diğer başlık ise, Avrupa sermayesinin ABD’ye kaymasını önlemekti. Macron ve Miçotakis, “Avrupa tercihi” kavramını savunarak, AB fonlarının ve tasarruflarının Avrupa içindeki inovasyon yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiği konusunda mutabık kaldı. Yunan lider, Avrupa’daki girişimcilerin daha cazip hukuki zeminler sayesinde kıtada kalmasının, uzun vadeli ekonomik istikrar için şart olduğunu belirtti.
Bu ziyaret, Fransa ve Yunanistan’ın sadece askeri bir savunma paktı üzerinden değil, aynı zamanda ekonomik ve enerjisel bir entegrasyon üzerinden “Avrupa merkezli” bir strateji geliştirmeye çalıştıklarını gösteriyor. Ancak bu söylemin, bölgedeki diğer aktörler ve Türkiye-AB ilişkileri üzerindeki yansımalarının nasıl olacağı, önümüzdeki dönemde Avrupa siyasetinin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.