AK Partililerin Buca Metro ihalesinin en düşük teklifi veren firmaya verilmeyerek, 529 milyon liralık zarar oluştuğuna dair eleştirilerine yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İhale sürecinde dimyata giderken evdeki pirinçten olmak olan çok işletme, kurum vardır. Böyle çok örnek var. Siz o 529 milyon lirayı kazanacağım diye belki çok daha ağır maliyet ödemek zorunda kalacaksınız. Rakamlar konuşur, duygular değil. Biz bu milletin menfaatini herkes kadar düşünürüz. O bir kuruşun milletin parası olduğunu biliyoruz. En titiz şekilde araştırmaya devam edeceğiz. O bir kuruşun hesabını da her yerde vereceğiz” dedi.
DEMOKRAT GÜNDEM-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, büyükşehir belediye meclis oturumunda da gündeme gelen Buca Metrosu ihalesinin neden en düşük teklifi veren Yapı Merkezi-Nurol ortaklığı yerine 3 miyar 921 milyon lira veren Gülermak firmasına verilerek, 529 milyon liralık kamu zararı oluştuğu iddiasında bulunan AK Parti kanadına meclis kürsüsünden yanıt verdi.
TUNÇ SOYER: NEYİ KILIFINA UYDURMAYA ÇALIŞIYORUZ, ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN
İhale süreciyle ilgili bir sunum da gerçekleştirilen mecliste AK Partili meclis üyelerinin eleştirilerinin ardından konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tüm ihale süreciyle ilgili PDF ve dosyanın meclis üyelerinin tamamına gönderileceğini de vurgulayarak, AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal'ın “Siz bu ihaleyi istediğiniz şekliyle X firmasına veriyorsunuz ve sonrasında da kılıfını hazırlıyorsunuz" sözlerine de yanıt verdi.
SOYER: BİR KURUŞUN HESABINI HER YERDE VERECEĞİZ
Başkan Soyer, "Neyi kılıfına uydurmaya çalışıyoruz? Biz bu milletin menfaatini herkes kadar düşünürüz. O bir kuruşun milletin parası olduğunu biliyoruz. En titiz şekilde araştırmaya devam edeceğiz. O bir kuruşun hesabını da her yerde vereceğiz. Bir bakın sorun, kaç belediye böyle bir ihale dosyasını bütün açıklığıyla meclis üyeleriyle paylaşıyor. Elinizi vicdanınıza koyun” diye seslendi.
BAŞKAN SOYER: BURADA BÜYÜK BAŞARIYI LEKELEMEK, GÖZARDI ETMEK YAKIŞMIYOR
“Biz bugün bir şey yaptık. Bir sunum yaptık. Bütün ihale sürecini şeffaf bir biçimde anlattık. Nihai olarak sonlandığında bununla ilgili dosyaları da sizlerle paylaşacağız dedik. O zaman bu telaşın neden olduğunu anlamakta zorlanıyorum. Bu siyasetse yazık, zamanımıza- dinleyenlere yazık. Bilgi sahibi olmak lazım. Bu firma yapamaz mıydı? Kemal abiye soruluyor, sadece güven duygusu ile bir ihaleyi verebilir misiniz?” diye soran Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Ne kadar donanımlı, yetkin olursa olsun karşılaştırmanız gereken hesaplar, rakamlar vardır. Göz ardı edilen bir şey var, biz 4 büyük uluslar arası yatırım bankasından 490 milyon euroluk konsorsiyum oluşturarak çıktık bu işe. Bizim ihaleyi kazmayı vurduğumuz anda paramız hazır, bunu yapacağız ve vaktinde metroyu halkın kullanımına açacağız. Buradaki büyük başarıyı lekelemek, göz ardı etmek yakışmıyor. İzmir’e yakışmıyor. Burada büyük başarı var. İBB kendi özgücüyle, uluslar arası finans kuruluşlarını ikna ederek kaynak yaratmayı başarmış ve bu kaynakla ihaleye çıkmıştır. Bitti” dedi.
SOYER: BİR KURUŞUN MİLLETİN PARASI OLDUĞUNU BİLİYORUZ, HESABINI DA HER YERDE VERİRİZ
Başkan Soyer, ortada 529 milyon liralık bir zarar varmış gibi bir algı yaratılmasını anlamanın mümkün olmadığını kaydederek, sürece dair ayrıntılı açıklamalarda bulundu. Soyer, şu bilgileri paylaştı: “İhale sürecinde dimyata giderken evdeki pirinçten olmak olan çok işletme, kurum vardır. Böyle çok örnek var. Siz o 529 milyon lirayı kazanacağım diye belki çok daha ağır maliyet ödemek zorunda kalacaksınız. Rakamlar konuşur, duygular değil. Biz de biliyoruz bu firma çok güvenilir. Yetmez. Sunulan rakamlar var, bu rakamlar üzerinden yapılan çalışmalar var. Bir şeyleri kılıfına uydurmaya çalışmıyoruz. Bir kere yakışıksız. Ne yaptık ki kılıfına uyduruyoruz. Çok yakışıksız bir şey. Biz ne gerekiyorsa onu yapıyoruz kardeşim. Yetmiyor soruyoruz. Diyoruz ki siz de bilirkişi görevlendirin. Onlar da yapıyor. Onun onayıyla dönüyor. Neyin kılıfına uydurmaya çalışıyoruz? Biz bu milletin menfaatini herkes kadar düşünürüz. O bir kuruşun milletin parası olduğunu biliyoruz. En titiz şekilde araştırmaya devam edeceğiz. O bir kuruşun hesabını da her yerde vereceğiz. Bir bakın sorun, kaç belediye böyle bir ihale dosyasını bütün açıklığıyla meclis üyeleriyle paylaşıyor. Elinizi vicdanınıza koyun. Getireceğim sizinle paylaşacağım, sizinle üzerinde konuşalım diyoruz. Bu meseleyi konuşmayı erteleyerek, herkes rakamlara baksın istiyorum. Daha fazla bilgilendireceğiz sizleri. Onun üzerinde daha uzun konuşalım. Hiç tereddütümüz yok.”
Başkan Soyer’in açıklamalarından önce konuşan AK Partili meclis üyeleri ihalenin en düşük fiyatı veren firmaya verilmeyerek ortada 529 milyon liralık bir kamu zararı olduğunu savundu.
HAKAN YILDIZ: HANGİ USULLERLE İNCELENDİ
AK Parti Grup Sözcüsü Hakan Yıldız da, “Bugün baktığımızda 529 milyon lira fiyat farkı var. Hangi usullerle incelendiğine dair bir netlik yok. Bu firma kim? Arada ciddi bir fark var diyoruz. İkinci firmayı hangi kriterlerle incelediklerini bu sunumda göremedik. Bu çelişkiler İzmir açısından kayıp. Sizin söylemlerle ilgili çelişki. Önce banka seçti dediniz. Bu firmanın yeterlilik anlamında objektif bir değerlendirme ile ele alınmadığını rakamlarla gördük. İzmir’in kaybını ortaya koymak gibi bir mecburiyetimiz var. Bütün maddelerde oy birliğiyle yaptık ama bu maddede değil. Daha kapsamlı bir bilgilendirmeyi de hak ettiğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
MURAT AYDIN: İHALENİN EN DÜŞÜK TEKLİFİ VERENE VERİLMESİ ZORUNLU DEĞİLDİR ÇÜNKÜ
İBB Meclis Üyesi Avukat Murat Aydın, bir ihalenin en düşük teklifi veren kuruma vermesinin zorunluluğu olmadığını vurgulayarak, “Değerlendirme ve ihale sürecini tabi ki İBB yapıyor. Teknik ve ayrıntılı olduğunu bildiği için bağımsız bir denetçi aracılığıyla yapmaya çalışıyor. 762 iş kaleminden 461 iş kaleminde aşırı düşük teklif verildiği söylendi. Yani yüzde 60 iş talebinde teklifin aşırı düşük olduğunu söylüyor. Dolayısıyla alt eşiğin altında kalan bir teklif var. İhalenin en düşük teklif verene verilmesi zorunlu değildir. İhalenin o işi yapabilecek firmaya yapılabilecek fiyattan verilmesi gereklidir. Yoksa ben size gelirim derim ki 500 bine yaparım derim, ama o işi nereye kadar götürürüm. Binlerce ihalede olmuş olan bir ihaleyi bir şey olmuş gibi ortaya koymak yanıltıcı ve şaşırtıcı doğrusu. Hiçbir metro inşaatı kördüğüm olmadı, bundan sonra da olmayacak” diye konuştu.
NİLAY KÖKKILINÇ: FAZLADAN ÖDEME YAPILMIŞ GİBİ BİR ALGI YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR
CHP İBB Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç da, söz alarak, AK Parti kanadının fazladan ödeme yapılmış şeklinde bir algı oluşturma çabası içinde olmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
KÖKKILINÇ: EN DÜŞÜĞE DEĞİL EN GERÇEKÇİ OLANA VERİRSİNİZ İHALEYİ
CHP Grup Sözcüsü Kökkılınç, “529 milyon liraya takılmış durumda konu. Fazladan ödeme yapılmış gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. 4 yıl geri ödemesiz, 12 yıl vadeli bir kaynak elde edildi. Kamu ihale kanunun 3. Maddesi, uluslar arası finansmanla yapılan ihalelerde istisnai bir hüküm getiriyor. İBB bu maddeye göre çalışmak zorunda. Mutlaka bağımsız denetmenin raporunu, görüşünü dikkate almak zorunda. Kanunu bilen biri olarak, bu ihaleye katılan firmaların yeterliliğinin tartışılması, evraklarının yeterli olup olmadığı, gücünün olup olmadı noktasındadır. Yeterliliği dosyasıyla anlaşılan tüm firmalar davet edilir. Sizin yaklaşık maliyetiniz var zaten, en düşüğe değil en gerçekçi olana verirsiniz. Burada da gerçekçi olan sözkonusu firmadır” açıklamasını yaptı.