İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Gazeteci Fatih Altaylı'nın konuğu olarak kendisine yöneltilen sorularını yanıtladı. Akşener, masadan kalktığını, o süreçte neler yaşadığını ve neler yaşandığını ayrıntılı bir biçimde aktardı. Akşener, Türkiye'nin 13. Cumhurbaşkanının CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu olacağını, kendisinin de çok çalışacağını söyledi.
DEMOKRAT GÜNDEM-Habertürk'te Altaylı'nın sorularını yanıtlayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Türkiye'nin 13. Cumhurbaşkanının Kemal Kılıçdaroğlu olacağını söyledi ve masadan kalması ile yaşanan süreci ayrıntılarıyla anlattı.
13. CUMHURBAŞKANI MİLLET İTTİFAKI'NIN ADAYI SAYIN KILIÇDAROĞLU OLACAK
İYİ Parti Lideri Akşener, "13. Cumhurbaşkanı Millet İttifakı'nın adayı sayın Kemal Kılıçdaroğlu olacak" dedi.
TAŞ YAĞMURUNA TUTULDUYSAM DA
Altılı Masa'dan kalkmasıyla eleştirilerin odağına gelen Meral Akşener, perşembe-cumartesi süreci için, "Belli oluyordu Kemal Beyin, partisinden, orda bir sorun yok. Herkesin adaylığa hem hakkı hem isteği vardır. 2018 yılında bazı şeyler yaşadım, ordan bir ders çıkardım. Sonra aday olmadığımı açıkladım. bugün karşınızda ferah ferah oturabiliyorsam, perşembeden cumartesiye sürekli bir taş yağmuruna tutulduysam da, kendine birşey yontuyor duygusunun olmamasını sağlamaya çalıştım. O bir feragattı" açıklamasını yaptı.
O METNİ BEN YAZDIM, SERT OLMALIYDI
Masadan ayrıldıktan sonra açıklanan metni kendisinin yazdığını kaydeden Meral Akşener, "Sert olmalıydı. O metni kendim yazdım. Ben tarihçiyim neticede, sosyal bilimciyim. 28 yıldır aktif politika yapıyorum. Bir siyasi partinin mutfağını yönettim. Sert olarak nitelendirilebilir ama çok netti. Ordan çıkan sonuç şu; Bu hayır biz beşimiz böyle düşünüyoruz, senin önerilerin herhangi bir takdire uygun değil gibi bir tutum alınırsa, o zaman net olursunuz. Çünkü siz, kendimden bahsediyorum, hiçbir şeyin talibi değilim kişisel olarak" ifadelerini kullandı.
MERAL AKŞENER'İN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:
-Atatürkçü, Cumhuriyet kurucu iradesinin kenarında payı olan bir ailenin çocuğuyum. Annemin dayısı Menderes destekçisi. Annemin oy kullanmasında halalarım yanında dururdu.
– Rahmetli İnönü'ye İsmet Paşa, bir taraftan asker kaçağı denilme halini biliyorum ben.
– Farklılıklarımıza saygı duymayı öğrendik. müştereklerimizde de birleştik. Her bir siyasetin ve siyasetçinin sabitesi vardır.
– Kemal Bey ile biz buluşmadık. Ev sahibi benim diyelim ki, toplantının gündemini yazıyorum, sizler ekleme ya da çıkarma yapıyorsunuz. Kendi arkadaşlarımızla basına söyleyeceklerimizi planlıyoruz. Sonra yazılan metni tüm siyasi p artilere gönderiyoruz. O metin tekrar geri dönüyor. Ondansonra yeni baştan düzenleme yapılıyor. O günkü yani perşembe günkü toplantıda başkanlık konuşmasını öne alma konusunda birazcık katkım olduğunu düşünüyorum. En azından yöntemini konuşalım diye. O zamana kadar gerçekten konuşmadık.
İSİM KONUŞMADIK
– Parlementer sisteme geçişle ilgili yol haritasını, ne anladığımızı, neyi getireceğimizi yazdık. Sonra kanun ve Anayasa değişikliklerini yazdık. Şu anda adayımıın elinde herşey var. Bunlar çalışılırken, diğer taraftan da akademisyenler, konuyla ilgili olanlar, örneğin Taha Akyol abimin arkadaşıdır, ilk çıktıyı kendisine gönderdim, onun da katkısı var. Geniş kitleye de gitti. Son haline geldikten sonra da tartışmaya açıldı. İsim konuşmadık.
SAYIN ERDOĞAN SEÇİM TARİHİNİ AÇIKLADI, BİZ DE ADAYIMIZI AÇIKLADIK
– Seçim tarihini açıkla adayımızı açıklayacağız dedik. Ve öyle oldu. Sayın Erdoğan, 14 Mayıs olarak seçim tarihini ilan edeceğini ilan etti, biz de adayımızı açıkladık. Orada zamanda bir sorun yoktur.
TAŞ YAĞMURUNA TUTULDUYSAM DA
– Belli oluyordu Kemal Beyin, partisinden, orda bir sorun yok. Herkesin adaylığa hem hakkı hem isteği vardır. 2018 yılında bazı şeyler yaşadım, ordan bir ders çıkardım. Sonra aday olmadığımı açıkladım. bugün karşınızda ferah ferah oturabiliyorsam, perşembeden cumartesiye sürekli bir taş yağmuruna tutulduysam da, kendine birşey yontuyor duygusunun olmamasını sağlamaya çalıştım. O bir feragattı.
ERSAN BEY'İ YEMEKTE AĞIRLAYIP FİKİRLERİNDEN YARARLANACAĞIM
-(Ersan Bey'e teşekkür ediyorum. Kendisini evimde ağırlamak istiyorum. En fazla taş atıldığı dönemde, kendimi şeytan taşlamasında hissettim. O gün Ersan Hoca, hem de bu sizin kanalınızda, bizimle ilgili, benim için çok kıymetli o sözler, o zaman kendisine ulaştım, görüşmek istediğimi söyledim. Fikirlerini almak istedim. Konuşacaktım kendisiyle. Hocam ciddi misiniz bu sözlerinizde dedim. Hoca, tırnak içinde bize kıyak geçti; herkesin taşladığı dönemde, o kıymetli bizim için. Evimde yemekte ağırlayıp fikirlerinden yararlanacağım.
SERT OLMALIYDI, O METNİ BEN YAZDIM
– Sert olmalıydı. O metni kendim yazdım. Ben tarihçiyim neticede, sosyal bilimciyim. 28 yıldır aktif politika yapıyorum. Bir siyasi partinin mutfağını yönettim. Sert olarak nitelendirilebilir ama çok netti. Ordan çıkan sonuç şu; Bu hayır biz beşimiz böyle düşünüyoruz, senin önerilerin herhangi bir takdire uygun değil gibi bir tutum alınırsa, o zaman net olursunuz. Çünkü siz, kendimden bahsediyorum, hiçbir şeyin talibi değilim kişisel olarak.
– Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda 1,5 yıl önce vazgeçmeseydim, 5 erkeğin içinde tek kadınım ben. Bugünkü sistemi oluşturabilmek için bir gayretim oldu. Şu anda sayın Kılıçdaroğlu aday. Liderler tamam, orda bir sorunumuz yok. Ama popületime yüksek iki büyükşehir belediye başkanını da onun koşu partneri haline getirdi o masa.
13. CUMHURBAŞKANI MİLLET İTTİFAKI'NIN ADAYI SAYIN KEMAL KILIÇDAROĞLU OLACAK
– 13. Cumhurbaşkanı Millet İttifakı'nın adayı sayın Kemal Kılıçdaroğlu. O tartıya birlikte çıkıyorlar yani.
KÜLLİYEN YALAN
– Dengemi kaybetmiş değildim. Kalbi açık bir insanım. Çünkü hesabım kitabım yok. O masada uzun bir dönem geçtikten sonra aday işine doğru yavaş yavaş gittik biz ama, alan sıkıştığı andan itibaren şunlar konuşmaya başladı; birinci başkan yardımcısı olmak istiyor, kazanacak aday onun için diyor. Bu, külliyen yalan.
BİR KİŞİYLE KONUŞMUŞSAM POLİTİKAYI BIRAKMAYA HAZIRIM
– Ben bir kişiyle ke bir harf, tek bir nokta konuşmuşsam, ben politikayı bırakmaya hazırım. Evime dönmeye hazırım. Hiçbir talebim olmadı.
PARTİSİ AZ OY ALIYOR, O NEDENLE KILIÇDAROĞLU'NU İSTEMİYOR DEDİLER
– Partisi az oy alıyor, onun için Kılıçdaroğlu'nu istemiyor. Bu dünyanın en büyük salaklığıdır. siz kazandığınızda, esas olan birinci önceliğiniz cumhurbaşkanlığını kazanmaktır.
BU SİSTEMDEN KURTULMAMIZ LAZIM
– Ben bu milletin bu ucube sistem, özne sayın Erdoğan da değil, bu sistemden kurtulmamız lazım. Bunun için kazanacak formülü bulmak lazım dedim.
– Saat 2'yi 15 geçe iki belediye başkanının, Ekrem Bey beni aradı, 22.30 gibi yanlış hatırlamıyorsam, yola çıktım gelebilir miyim dedi. Hay hay. Kemal Bey'in bilgisi var mı dedim. Evet var dediler. Kemal beyin bilgisi dahilinde. Sonra bir haber çıktı. Beni değil iki belediye başkanını acayip rencide eden bir haber. Kendileri talep etti, kendileri iptal etti. Gece bir soru sordum, siz bunu KemalBey'den izinli mi yapıyorsunuz dedim. Evet dediler. Hay hay dedim.
ÜÇÜMÜZ UZLAŞTIK ÖNCE
– Geldiler, bazı seçenekler ileri sürdüler. Bu iki arkadaşımızın populiretesi benden fazla. dolayısıyla bu arkadaşlarımızın mutlaka o süreçte aktif olmaları gerekiyor ama.. Kazanma halinden sonra taşın altına ellerini, gövdelerini koymalarının ispatı lazımdı. Üçümüz uzlaştık önce. Birkaç seçeneğin içinde bunun üzerinde uzlaştık.
– Sonra gittiler onlar. Sonra saat 9.30'da beni aradı Kemal Bey. İki arkadaşımız sizi ziyaret edecekler, bilginiz olsun dedi. Altıda yatmıştım. Ben de dedim ki, dün 2 belediye başkanımız geldiler, bir konuşma yaptık. Size iletilmek üzere yazıya döndürdüm dedim. Bu bilglier size geldi mi dedi. Evet geldi dedi.
MASADAN KALKMAK GİBİ BİR DURUM YOK
– Masadan kalkma gibi bir durum yok. Benim tekrar gidip GİK'ten yetki almam gerekiyordu, 9.30'dan sonraki toplantı sonrası. Jet hızıyla giyinip genel merkeze gittim. İki belediye başkanımız geldiler, son durumu şey yaptık. Sonra da masaya katılacağımı belirttim Kürşad Zorlu üzerinden.
– Hakkını helal etsin herkes bana ama iyi birşey oldu. Makyavelist bir tip olsam masadan niye ayrılayım?
MAAŞIMIN DIŞINDA HİÇ GELİRİM OLMADI BENİM
– Düşünün, ben ayrılmışım, ama iktidara gelinceya kadar ağzımı açmamışım. Eğer ben Tayyip Erdoğan'ın çevresinden yada bir Allah'ın kuluyla, bir lira beş lira almışsam yani ispat etmek zaten çok zor bu işleri ama, dünyanın en şerefsiz insanıyım ya. Benim oturduğum ev belli. Beş dönemdir milletvekilliği yapmışım. Eşimin ailesi ekonomik durum olarak iyi. Biz onun üzerine doğru dürüst mal koyamamışız. Maaşımın dışında hiç gelirim olmadı benim.
– Koray bey bir işadamı. Yeni duydum. Bunu iddia eden ispatlayamazsa şerefsizdir dedi. Koray beyin ekonomik manada herhangi bir şahısla görüşmesi mümkün değil. Trabzonlu, burun düşse almaz.
TAYYİP BEYLE GİZLİ SAKLI HİÇBİR GÖRÜŞMEM OLMADI
– Bugüne kadar Tayyip bey benimle görüşmek için hiçbir şey yapmadı. Benim de Tayyip bey ile gizli saklı hiçbir görüşmem olmadı. Tayyip Bey'e de ayıp. En ufak görüşme yok. Ona da ayıp. Biz açık net şekilde, hatta en sert kavgayı biz ikimiz yapıyoruz. Rize'de başıma neler geldi benim. 31 Mart'ta tutuklattıracağım seni dedi. Hala hakkımda benim ifademin alınmadığı, hatta mbir PKK muhbirinin olduğu söylenen bir Fethullah terör örgütünün bir istinadın mahkemesi var.
EĞİLMEKTENSE DEMOKLES'İN KILICIYLA KENDİ BOĞAZIMI KESERİM
– En çirkin iki şey var, biri FETÖ'cü olmak, biri PKK'lı olmak. hala mahkeme ile bilgim yok. Eğilmektense Demokles'in kılıcıyla kendi boğazımı keserim.
– Biz 13. Cumhurbaşkanımızı seçmiş gibi hissediyorum. Çok da iyi çalışacağım..
Kendimle ilgili bir teklif gelse reddedeceğimi söyledim. Bizim yol haritası metninde, hepimizin Cumhurbaşkanı yardımcısı olacağımız var. Her birimiz siyasi parti genel başkanıyız. Sayın Erdoğan parmağını salladığında o oluyor. Öyle bir şey yok. Duruma vaziyet etmek üzere biz varız, hassasiyetlere dikkat edilecek. Her birimiz, kendi partimizin milletvekili sayısını çok tutabilmek için de çalışacağız. Kılıçdaroğlu ve belediye başkanları aynı kantarda koşu partneri olarak onların önceliği Cumhurbaşkanlığı olacak.
"ALTI SİYASİ PARTİNİN BİRER BAKANLIĞI VAR ŞU ANDA"
Milletvekili adayı olmayacağız. Cumhurbaşkanı yardımcısı olacağız dedik. Aday olsam bu işe inanmıyorum demektir. Sayın Yavaş ile İmamoğlu'nun yaptığı iş bizden farklı. Başkan Yardımcılığını Kılıçdaroğlu atayacak. Hepimiz atanacağız aslında. Buradaki iddialı olmamızın nedeni milletvekili adayı olmayacağızdır. Birçok arkadaşımız milletvekili seçilecek, CHP'den bizden, diğerlerinden. Bazı yerlerde iş birliği yapılacak.
Bakanlık konuşmadık, ben hiç itiraz etmedim. O kadar insan bir arada, sen büyüksün ben küçüğüm denemez, ayıptır. Kader birliği yapılmış, hepimizin sosyal çevresi var. Ben başka türlü diğerleri başka türlü eleştiri alır, kader birliği önemli. Her siyasi partiye seçim öncesi söz, şu bakanlık değil ama birer bakanlık… Altı siyasi partinin birer bakanlığı var şu anda…
"UCUBE BİR SİSTEMİN BAŞINA BİRİNİ SEÇECEĞİZ"
Yardımcılık Sayın Fuat Oktay gibi değil, daha bir danışma kurulu da aynı zamanda. Aldığımız oy oranına göre bakanlık konuşulur, o zaman koalisyon kuracağız. Birinci meselemiz Cumhurbaşkanlığını kazanmak. Bakanlık seçiminde sorun çıkmaz.
Parlamenter sistemini konuştuğumuz son seçim. Eğer alamazsak bir daha sistem konuşarak seçime giremeyeceğiz. AK Parti'ye oy veren vatandaşlara sesleniyorum. Bu son dönemi, bu dönem bile şaibeli ama… Burada da hangi görüşte olursa olsun, dindarı seküleri gittikçe nefret duyguları içinde haksızlığa uğramış öfkeli alan doğuyor. Burası kazanacak. Ucube bir sistemin başına birini seçeceğiz. İlber Hoca'yı seçin, bir yıl sonra kafa gider, götürür. 36 bin imza atmak zorundaymışsınız haftada.
"BEN KİMİM Kİ SİZDEN İNTİKAM ALACAĞIM"
İntikam alınmayacak. Parlamenter sisteme geçme yolundan itibaren hukuk hakim. Ben kimim ki sizden intikam alacağım. Hukuksuzluklardan elbette hesap sorulacak. Adil yargı, bağımsız tarafsız yargı hesap soracak. Mahkeme işleyecek. Türkiye'nin kurumları iflas etti. Bunu düzeltmek üzere geliyorsunuz. Bu iddiayla geldiğinizde yamuk yapamazsınız. Seçmen velinimet olacak. Bugünkü gibi bir topyekûn hukuksuzluk, korku vallahi billahi görmedim. Daha mert bir kavgaymış, hukuka gittiğinizde iyi kötü sonuç alıyordunuz.
"MİLLETVEKİLİ ADAYI DEĞİLİM MUHTEREMLER"
Katiyen sorun çıkmaz. Ben bireysel bir kavga etmedim. Bu seçimi almamız lazım dedim ve alacağız diyorum. Milletvekili adayı değilim muhteremler, inanıyorum, elbette alacağız, bir orta yolda da buluştuk.
(HDP'nin desteği hakkında) Her parti, diğer partilerin ikili ilişkilerine saygı duymak zorundadır, biz bu güne kadar saygı duyduk. Ekmeleddin İhsanoğlu, Selahattin Demirtaş'a kampanya ücreti yatırmıştı.
İnsan olmaktan dolayı saygı, hukuğa saygı, vatanın birliğine, milletin birliğine, anayasanın ilk dört maddesine saygı, birlik beraberliğe yapılan vurguya saygı. İnsanların Atatürk ile derdi olmayacak. HDP'nin de diğer partilerin de düşünmesi gereken o.
2014'te MHP'nin adayı Demirtaş'ın kampanyasına para yardımı yapmışsa, buna Sayın Bahçeli saygı duymuşsa, Sayın İhsanoğlu milletvekili yapılmışsa, bugün neden böyle? Türkiye'de siyasi partiler üzerinden ayrıştırma yerine etnik aidiyetler üzerinden ayrıştırılan bir dil oluşturuldu. Bu dilin sahibi Türk milliyetçileri değil.
Tayyip Bey'in kavramsal bilgisi eksik. Yüz sayfa tarih, felsefe, sosyoloji, mantık okumuş olsaydı Türkiye bugün başka bir yerde olurdu. 31 Mart 2019, güney doğuda adaylarımız oldu. Yeni Şafak gazetesinde tüm adaylarımızın ismi yayınlandı PKK'lı diye. 2 kişi hariç diğerlerinin ortak özelliği Kürt olmasıydı. Seçilen 3 başkanımızı AK Parti transfer etti. PKK'lı denilen bir tanesi de Süleyman Soylu'nun genel başkanı olduğu dönemde Demokrat Parti'nin belediye başkanı. Sayın Soylu'nun İçişleri Bakanı olduğu dönemde kendisinin belediye başkanı PKK'lıymış, çıkan sonuç bu.
"CHP, HDP'Yİ MASAYA GETİREMEZ"
Bir Abdullah Uçar vardı, çağırdım. Kemal Bey de yanımda. Ne diyeceksin Abdullah dedim, "Kürdüm ama PKK'lı değilim diyeceğim" dedi. Bu dili başlatan biz değiliz, Sayın Erdoğan. Bu açtığı alana odun atan başka alan var. Eğer bu sistemden kurtulacaksak herkes bu gerçeğin farkında olmalı.
Bakanlık gibi alışveriş olması mümkün değil. Diyalog başka bir şeydir, CHP diyebilir, anlayışla karşılardım. 'Sizin oy oranınızla HDP'nin oyu farklı hadi size güle güle' deselerdi o masadan kalkardık. Alengirli işe karşıyım, dürüstlük ve açıklıktan yanayım. CHP, HDP ile görüşebilir bu net. Ama bize asla getiremez.
(Hüseyin Baş'ın masaya dahil edilmesi) Masada genel olarak genişlemeye karşı çıkıldı.
– Deprem olmadan biz afetlere dair ortak mutabakat metninde bunları çözeceğimizi ilan ettik.
– Şehircilik ve Afet Bakanlığı olacak. İmar affını kaldırıyoruz.
– Deprem bölgesinde oy kullanmak başka. Batıya gidenlere dair, bir kanun teklifi ile hızlı bir düzenleme yapma yönünde partilere gittiler. Henüz bir yanıt gelmedi. Seçim de ilan edildi. Orda bir keşmekeş var. Bunu düzeltmek için bir teklif yaptık. Hem CHP hem AK Parti'ye ilettik, gidildi görüşüldü. Onlardan henüz yanıt gelmedi.
MARAŞ'TAN ANKARA'YA GELENLER MARAŞ İÇİN OY KULLANSIN
– Hem oy kullananlar, Batı'ya gelmiş çeşitli yerlere gelmiş insanların oy kullanmasına dair. Formülümüz şöyle; diyelim ki Kahramanmaraş'tan Ankara'ya geldiler, Maraş için oy kullansınlar.
– Altılı masada konuşmadık ama bireysel olarak söyleyeyim; asıl mesele şu, Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemini ve Anayasa değişikliğini hazırlayan her kimse derhal yanından uzaklaştırsın. (Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kast ediyor)
– O Anayasa maddesi geçecekti. Ne oldu? Koymamışlar. Yalap şalap yapılan bir işin, asıl daha vahim olanı bu. O madde konulsaydı bizbunu tartışacak mıydık? İşte bakın likayat, bilgi, ciddiyet yok.
SAYIN ERDOĞAN FATURASINI BU LİYAKATSİZ İNSANLARA KESMELİ
-Sayın Erdoğan kendi üzerinden yapılacak tartışmanın faturasını bu liyakatsız insanlara kesmeli.
(ERDOĞAN'IN) 3. KEZ ADAY OLMAMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM
– 3. kez aday olmaması gerektiğini düşünüyorum. Hukukçu değilim. Ben böyle diyorum siyasi olarak. Bütün bunların özü liyakatsizlik, eksiklik, bilgisizlik.
YEREL SEÇİMLERE KADAR PARTİSİNİN BAŞINDA KALMASINA DAİR KONSENSUS OLUŞTU
– Seçilir seçilmez (Kemal Kılıçdaroğlu)… Bizim partimiz seçilir seçilmez istifa etmesi gerektiğini düşünüyordu. Sonra artıları eksileri konuşuldu ve ikna edildim ben. Gerekçeler sunuldu, o gerekçeleri şimdi paylaşamam doğru değil. Ama bir süre yerel seçimlere kadar, bu iç hareketliliğin olmaması açısından, hiç değilse yerel seçimlere kadar partisinin başında kalmasına dair genel konsensus oluştu. öyle bir karar aldık. Ama bizim öngörümüz hemendi.
– Çok erken şekilde parlamenter sisteme geçilmeli. Öyle 3-4 yıl kesinlikle olmaz. şöyle bir iddia var, yanlış buluyorum; çok kötü şeyler yapıldı, aynı hızla temizlememiz lazım. Onun için hukuk, yargı, hukukun üstünlüğü.
HUKUK DIŞI OLAN HERŞEY GİDER
– Hukuk dışı olan her şey gider. İktidar değişir, seçim olur, üst düzey bürokratların tümü siyasiydi. Dolayısıyla çok enteresan şekilde kendileri istifalarını getirirdi bakanlara. Doğrusu bu. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle, yani sarayda bir bürokratik sistem var, onların bu sistemde zaten kendilerinden gideceklerine dair bir durum yok.
-Liyakat liyakat liyakat. Şeffaflık şeffaflık şeffaflık. Bilgi bilgi bilgi.
SEÇİMİ KAZANMA İHTİMALİ YÜZDE 100
-Yüzde 100. (Seçimi kazanma ihtimali). Şu anda.. perşembe gününden sonra, özellikle cuma günü yaptığım konuşmadan sonra atılan taşların bir yönü vardı. Bugün itibariyle atılan taşların yönü kendini rahat hissedenlerden geliyor. Barometrem o.
ÇOK İYİ OY ALACAĞIMIZA İNANIYORUM
– Tereddütüm olsa, milletvekili adayı olurum. Çok iyi oy alacağımıza inanıyorum. 3 yıldır sahadayım. Dükkan dükkan geziyorum. ilk gezdiğim yerlerdeki yüz ifadesiyle aynı dükkandaki yüz ifadesi arasındaki fark biliyorum. Sahayı benim kadar bilen siyasetçi yok. İddia ediyorum.
– Bana dediler ki bir gün MİT, Jandarma, Dışişleri, Emniyetten bir grup yönetici sizi bilgilendirecek dediler. söylenen şey şu; dünyanın her tarafında göç hareketliliği var. Zengin fakir ülkeler var, iklim yok o zaman. Afrika, Asya, Ortadoğu. Türkiye geçiş yeri. Batı dünyası Türkiye'yi bu hareketlilik esnasında bir hendek haline getirmek istiyorlar. Buna müsade etmeyin dendi. sene 1997.
BİZ BİR HENDEK OLDUK, TAVİZ VERİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL
– Biz bir hendek olduk. (Mülteciler, göçmenler kast ediliyor) İşini çine Suriye, Afganistan girdi. İklim girdi. Fakirliğin dibine vurulmuş bir dünya girdi. Geçiş daha hızlandı. Şimdi Avrupa buraya yapıştırmak istiyor. Burada taviz verilmesi mümkün değil.
SAYIN BABACAN'IN DİYELİM Kİ ÖYLE BİR NİYETİ VAR, TEK BAŞINA İKTİDAR OLMASI GEREKİYOR
Sayın Babacan ilk 4 maddeyi kast etmediğini söylemek ile birlikte, diyelim ki öyle bir niyeti var, o zaman sayın Babacan'ın tek başına iktidar olması gerekiyor. Onun için böyle bir durum yok. Tersini söyledi masada. Ama diyelim ki, söyledi, diyelim ki inanıyor. Önemli olan biz kazandıktan sonra sayın Babacan'In yaptığı işte bu görüşlerinin hayata geçip geçmeyeceği. Bu mümkün değil.
– Masada bunu konuşmuştuk. Ben bireysel olarak yanlış olduğunu söylüyorum. Sayın Erdoğan'ın bugün, o kadar kötü birşey ki, bir gasp üzerinden yani olmayan bir hakkın gaspı üzerinden tartışılacak. Bu eksikliği Türkiye'nin gündemine getiren arkadaşlarını sorgulasın diyorum.
– Bakan olabilirler, görevlerini yerine getirirler. Orda bir sorunumuz yok. Başbakanlık üzerinden benim açımdan dediğiniz zaman. Hiç sakıncası yok. Önemli olan partilerimizin gayretiyle bu seçimden birinci çıkmak. Yeterince çözüme odaklanın.
– Sayın Erdoğan ile birbirimizi biliriz, tanırız. Erdoğan uzmanı diyemem kendime ama. geçmişte nötr ortamlarda bir dostluğumuz oldu. bu gayretlerimin hiçbirinin kişisel olmadığını bilir.
(GERİLİMLİ, TERÖR ORTAMI) BEN BEKLEMİYORUM
– Ben beklemiyorum. (gerilimli, terör ortamını). Hiçbir şey için bunun olması, yani hiçbir şeye değmez. Bunu sayın Erdoğan'In da bildiğine inanıyorum. bu ülkenin cumhurbaşkanı çok büyük deprem oldu. Bir büyük afet, felakete dönüştü bu beceriksizlik üzerine. Herhangi bir operasyona karışanın eli kolu gider, manevi manada. Güvenlik güçlerimizin, bürokrasimizin aşırı derecede dikkatli ve sağduyulu olacağına inanıyorum.
DEVLET DEDİĞİMİZ MESELE CİDDİYET MESELESİDİR
– Devlet dediğimiz mesele ciddiyet meselesidir. İş vatan millet birlik beraberlik olduğunda böyle yamukluklara asla müsade edilmez. x kurumunun başındaki bir arkadaşımız mesela, sayın Kılıçdaroğlu seçildi, sayın Cumhurbaşkanımız hayırlı olsun dedi. Ne olur ki? İyi olacağına eminim.