Orta Doğu’da yayılan savaşın küresel piyasaları sarsmasıyla birlikte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) “topyekün savunma” hattına geçti. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla enerji fiyatlarında yaşanan şokun ardından doları 44 TL sınırında tutmak isteyen Merkez Bankası, hem faiz silahını çekti hem de üç günde 10 milyar dolarlık rezerv harcadı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan jeopolitik fırtına, Türkiye ekonomisinde döviz ve faiz politikasını yeniden en sıcak başlık haline getirdi. Küresel risk algısının zirve yapması ve gelişen piyasalardan yabancı çıkışının hızlanması üzerine TCMB, Türk Lirası’nı korumak adına agresif adımlar atmaya başladı.
DOLAR 44 TL EŞİĞİNDE: “HAFTALIK 10 MİLYAR DOLARLIK MÜDAHALE”
Dolar kurundaki dalgalanmayı sınırlamak isteyen Merkez Bankası, piyasalarda oluşan likidite baskısına rezervlerini devreye alarak yanıt verdi.
Reuters’ın bankacılık kaynaklarına dayandırdığı verilere göre; TCMB, haftanın ilk üç gününde piyasayı dengelemek için toplam 10 milyar dolar döviz satışı gerçekleştirdi. Müdahalenin büyük kısmının pazartesi günü yapıldığı belirtilirken, Dolar/TL kuru saat 15:00 itibarıyla 43,99 seviyesinde seyrederek kritik 44 TL eşiğinde tutulmaya çalışılıyor.
FAİZ SİLAHI ÇEKİLDİ: LİKİDİTE KİLİDİ YÜZDE 40’A ÇIKTI
Merkez Bankası, piyasadaki Türk Lirası likiditesini sıkılaştırmak ve kur üzerindeki spekülatif baskıyı kırmak adına fonlama politikasında radikal bir değişikliğe gitti.
Atılan bu kararlı adımların ardından, Merkez Bankası fonlama faizi ile Borsa İstanbul repo faizi yüzde 37 seviyesinden yüzde 40’a fırladı. Banka, bu sert yükselişin yanı sıra bir sonraki duyuruya kadar yüzde 37 olan resmi politika faizi üzerinden fonlama yapılmayacağını ilan ederek piyasaya “sıkı duruş” mesajı verdi.
Uzmanlar, fonlama maliyetlerindeki bu artışın çarpan etkisiyle önümüzdeki birkaç gün içinde ticari kredilerden mevduat faizlerine kadar tüm finansal sisteme doğrudan yansımasını bekliyor.
GÖZLER HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA: ENERJİ FİYATLARI ALARM VERİYOR
Savaşın en somut ekonomik etkisi, enerji ve emtia ticaretinin kalbi olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla yaşanıyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sert yükseliş, Türkiye’nin enerji ithalat maliyetlerini artırırken enflasyon görünümünü de olumsuz etkiliyor.
Banka ayrıca likidite senedi ihracı, TL uzlaşmalı döviz vadeli satım işlemleri ve depo geri alımları gibi pek çok yan enstrümanı da masada tutmaya devam ediyor. Uzmanlara göre; savaşın süresi ve boğazdaki blokajın ne kadar devam edeceği, Türkiye’deki döviz kuru ve enflasyonun önümüzdeki dönemdeki kaderini belirleyecek.