Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yılın ilk Para Politikası Kurulu toplantısını yarın gerçekleştirecek.
Piyasalarda 150 baz puanlık faiz indirimi beklentisi ağırlık kazanırken; ekonomistler politika faizinin yüzde 36,5 seviyesine çekilebileceğini öngörüyor. Gözler, saat 14.00’te açıklanacak karar metnindeki “enflasyon” ve “sıkılaşma” mesajlarına çevrildi.
Para piyasalarında 2026’nın ilk büyük sınavı yarın veriliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, yılın ilk toplantısını gerçekleştirmek üzere yarın saat 14.00’te bir araya gelecek. Toplantıdan çıkacak karar, sadece döviz kurları ve borsa üzerinde değil, genel ekonomik faaliyetler ve enflasyon görünümü üzerinde de belirleyici bir rol üstlenecek.
EKONOMİSTLERİN ORTAK BEKLENTİSİ: 150 BAZ PUANLIK İNDİRİM
Piyasa analistleri ve ekonomi çevreleri, Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine yeni yılın ilk toplantısında da devam edeceği görüşünde birleşiyor. 46 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirilen beklenti anketine göre, medyan tahmin politika faizinin 150 baz puan indirilmesi yönünde oluştu.
Eğer bu senaryo gerçekleşirse, mevcut durumda yüzde 38 olan politika faizi yüzde 36,5 seviyesine gerileyecek. Ancak uzmanlar arasında görüş ayrılıkları da mevcut; bazı ekonomistler 100 baz puanlık daha temkinli bir adım beklerken, bir kesim ise 200 baz puanlık daha agresif bir indirimin kapıda olduğunu savunuyor.
KARAR METNİ: “ŞAHİN” Mİ, “GÜVERCİN” Mİ?
Piyasalar için faiz oranının kendisi kadar, kararla birlikte yayımlanacak olan duyuru metni de büyük önem arz ediyor. Yatırımcılar, metinde kullanılacak ifadelerde enflasyonla mücadele kararlılığının mı yoksa büyüme odaklı genişlemeci bir dilin mi öne çıkacağını analiz edecek.
Özellikle küresel ekonomik gelişmeler ve iç talepteki seyir doğrultusunda, faiz indirim döngüsünün önümüzdeki aylarda ne kadar derinleşeceği bu metindeki sinyallerle netleşecek.
PİYASALAR TEYAKKUZDA: KARAR NEYİ DEĞİŞTİRECEK?
Merkez Bankası’nın yarın vereceği karar, piyasanın tüm kılcal damarlarında hissedilecek geniş çaplı bir etki dalgası yaratmaya aday görünüyor.
Olası bir faiz indirimi sonrasında, Türk Lirası’nın getiri cazibesindeki değişimle birlikte döviz kurlarının vereceği tepki yatırımcıların bir numaralı takibinde olacak.
Öte yandan, atılacak bu adımın orta vadeli enflasyon hedefleriyle ne ölçüde uyumlu olacağı ekonomi çevrelerinde sorgulanırken, bankaların tüketici ve ticari kredi faiz oranlarına yansıtacağı olası değişimler de reel sektörün maliyet hesaplarını doğrudan etkileyecek.
Tüm bu değişkenlerin gölgesinde, TCMB’nin 22 Ocak Perşembe günü saat 14.00’te yapacağı açıklama ve beraberindeki karar metni, Türkiye ekonomisinin 2026 yılındaki ilk çeyrek rotasını tayin eden temel belge niteliği taşıyacak.