İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen Merkez Hakem Kurulu soruşturması kapsamında gözaltında bulunan eski MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun sorgusu tamamlandı.
Emniyetteki çapraz sorguda Gündoğdu’ya; klasman düşürmelerden atama krizlerine, hakemlerle yapılan tehdit içerikli görüşmelerden sızdırılan sınav sorularına ve milyonlarca liralık gayrimenkul transferlerine kadar geniş bir yelpazede kritik sorular yöneltildi. Soruşturma dosyasındaki en ağır iddiaları oluşturan dijital deliller karşısında savunma yapan Gündoğdu, kararların şahsi değil, kurul ve federasyon yönetiminin ortak iradesiyle alındığını öne sürdü.
“BEN SENİN HAKEMLİĞİNİ BİTİRMEKLE BİTİRMEMEK ARASINDA RAMAKTAYIM”
Soruşturma dosyasının en sarsıcı bölümünü, eski MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile hakem Kerem Ersoy arasında geçtiği tespit edilen ve el konulan dijital materyallerden çıkarılan ses kaydı oluşturdu.
Kayıtta Gündoğdu’nun bir hakemin mesleki hayatını doğrudan hedef alan ifadeler kullandığı görülürken, dosyaya giren kayıtta Gündoğdu’nun “Ben senin hakemliğini bitirmekle bitirmemek arasında ramaktayım”, “Sana son şans veriyorum”, “MHK hakkında da sakın bir yerde bir daha konuşma” ve “Hakemliğinden olacaksın” şeklinde baskı kurduğu belirlendi.
Görüşmenin devamında “Her adımını takip ediyorum” ve “Devlet takip ediyor” ifadelerinin de yer aldığının hatırlatılması üzerine Gündoğdu, söz konusu kaydın hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olabileceğini iddia ederek içeriğe ilişkin esaslı bir açıklama yapmaktan kaçındı.
40 MİLYON TL’LİK TRANSFER VE MİLYARLIK HESAP TRAFİĞİ
Emniyet sorgusunda Gündoğdu’ya yöneltilen bir diğer ana başlık ise mali hareketler ve milyonlarca liralık gayrimenkul alımları oldu. Soruşturma kayıtlarında 2 Haziran 2025 ile 26 Mayıs 2026 tarihleri arasında Fidanlar İnşaat hesabına aktarılan toplam 40 milyon 140 bin TL’lik para transferi soruldu.
Gündoğdu bu transfere ilişkin verdiği ifadede, kızları için Ankara İncek Manzara Evleri projesinden iki adet 2+1 konut satın aldığını belirterek, ödemelerin eşine miras kalan bir yazlığın satışından elde edilen gelir ve kendi kişisel birikimleriyle gerçekleştirildiğini söyledi.
MASAK tarafından hazırlanan raporda ise Gündoğdu’nun 2007 ile 2026 yılları arasında gerçekleştirdiği 5 bin 773 para çıkışı işleminde toplam 294 milyon 116 bin 419 TL, 3 bin 620 para girişi işleminde ise 258 milyon 289 bin 170 TL tutarında devasa bir hacmin bulunduğu tespit edildi.
Eski MHK Başkanı bu yüksek tutarlı trafiğin maaş, emeklilik ikramiyesi, OYAK ve TFF ödemeleri ile geçmiş yıllarda yapılan araç, ev ve arsa alım satımlarından kaynaklandığını savundu.
SİSTEME MANUEL MÜDAHALE VE “HEPSİ SERBEST VURUŞ OLACAK” MESAJLARI
Tanık ve müşteki ifadelerinde dile getirilen organizasyonel usulsüzlükler de sorgu zaptına yansıdı. Hakem atamalarında kullanılan dijital VETAS sistemine manuel müdahaleler yapılarak bazı isimlerin isteğe bağlı şekilde “etap dışı” bırakıldığı iddiaları karşısında Gündoğdu, VETAS’ın mevzuat açısından kullanımının zorunlu olmadığını, sistemin kendi başkanlık dönemlerinde geliştirildiğini belirterek keyfi cezalandırma iddialarını reddetti.
Ancak dosyada yer alan WhatsApp yazışmalarında, yazılı ve görsel sınavlara girecek bazı hakemlere soruların önceden servis edildiği, mesajlarda “bu sorulara çalışın”, “hepsi serbest vuruş olacak” ve “3 tane kartlardan olacak” şeklinde doğrudan talimatlar verildiği belirlendi. Sınav kâğıtlarına müdahale edildiği ve sisteme sahte puanlar girildiği yönündeki suçlamalara yanıt veren Gündoğdu, bu süreçlere bizzat tanık olmadığını, sınavların tamamen eğitim birimi kontrolünde yürütüldüğünü ve bahse konu mesajlardan haberinin bulunmadığını beyan etti.
“KARARLAR BİREYSEL DEĞİL, TFF İLE KOLEKTİF OLARAK ALINDI”
Emniyetteki ifadesinin son bölümünde hakkındaki tüm iddiaları toplu olarak değerlendiren Ferhat Gündoğdu, soruşturmadaki tanık ve müştekilerin organize bir şekilde kendisini hedef aldığını ileri sürdü. Görev yaptığı iki ayrı dönem boyunca imza atılan tüm kararların arkasında olduklarını belirten Gündoğdu, “Alınan kararlar kurul ve TFF yönetimlerinin kolektif kararlarıdır” diyerek, hiçbir hakemi şahsi bir husumet, kin veya kişisel çıkar doğrultusunda hedef almadığını ve kararların tamamının idari prosedürler çerçevesinde şekillendiğini iddia etti.