Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Muğla’da alevlerle mücadelede gişe engeli! Para ödemediler diye geçirmediler

Muğla’da günlerdir süren orman yangınlarına müdahale etmek üzere bölgeye sevk edilen Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ekipleri, özelleştirilen Göcek Tüneli’nde gişe engeliyle karşılaştı. Ücret ödeyemeyen söndürme araçlarının tünelden geçişine izin verilmezken, ekipler yangın sahasına ulaşmak için kilometrelerce uzayan eski dağ yolunu kullanmak zorunda kaldı.

Muğla’da günlerdir süren orman yangınlarına müdahale etmek üzere bölgeye sevk

Türkiye’nin farklı noktalarında orman yangınlarıyla mücadele sürerken, Muğla’nın Fethiye ve Seydikemer ilçelerinde devam eden alevleri söndürmek üzere sevk edilen devletin arazözleri skandal bir uygulamayla durduruldu.

27 Temmuz’da başlayan yangınlara müdahale etmek üzere bölgeye intikal etmeye çalışan Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bünyesindeki yangın söndürme araçları ve ilk müdahale ekipleri, özelleştirilen Göcek Tüneli’nden geçişleri sırasında gişelerde durduruldu.

Geçiş ücreti talep edilen ekiplerden ödeme yapabilen araçlar tüneli kullanabilirken ücret ödeyemeyen yangın söndürme araçları tünele alınmadı. Saniyelerle yarışılan afet anında tünelden geçişine izin verilmeyen kahraman orman işçileri, yangın bölgesine ulaşabilmek için kilometrelerce uzayan, virajlı ve tehlikeli eski dağ yolunu kullanmak zorunda bırakıldı.

Muğla’da alevlerle mücadelede gişe engeli! Para ödemediler diye geçirmediler

Sendikadan Sert Tepki: “Sırtında Üniforması Olan İşçiden Ücret İstemek İhanettir”

Yaşanan gişe skandalına ilişkin tutanak tuttuklarını açıklayan Tarım Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Yusuf Kurt, alevlerin ortasına canı pahasına koşan işçilere yapılan muameleye sert tepki gösterdi.

Sürecin takipçisi olacaklarını belirten Kurt, “Türkiye’nin dört bir yanında ciğerlerimiz cayır cayır yanarken, orman işçilerimiz ve ekiplerimiz canları pahasına, uykusuz ve nefessiz alevlerle mücadele etmektedir. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bünyesindeki kahramanlarımız, her bir saniyenin hayati önem taşıdığı bu felaket anında, yangın yerine bir damla daha fazla su yetiştirebilmek için zamana karşı amansız bir savaş vermektedir. Mütemadiyen paralı otoyol köprü ve tünellerden yangın ekiplerimizin araçlarımızın geçişinde para talep edildiği ödeme yapılmadan geçişe izin verilmedigi haberleri sendikamıza ulaşmış ve açıklamalar yapılmıştır. Son olarak Muğla Fethiye’de yaşanan ve sendikamıza ulaşan son haberler, ülkemizde kapitalist hırsın ve ahlaksızlığın hangi boyutlara ulaştığını kan donduran bir netlikle gözler önüne sermiştir” ifadelerini kullandı.

Açıklamalarını daha da sertleştiren ve duruma tepkisini dile getiren Yusuf Kurt, yangın anındaki gecikmenin ormanların yok olmasına yol açtığını belirterek, “Yangın kıyafetli işçiden tünel parası istemek kansızlık, vatan hainliğidir. Fethiye’de alevlerin ortasına dalmak üzere yola çıkan yangın söndürme arazözlerimiz ve ilk müdahale araçlarımız, tünel geçişinde durdurulmuştur. Üzerinde alevlerin isi, ceplerinde tek kuruş parası olmayan, sırtında yangın üniformasıyla can kurtarmaya koşan işçilerimizden ‘geçiş ücreti’ talep edilmiştir! Para ödeyemedikleri gerekçesiyle tünelden geçişlerine izin verilmeyen ekiplerimiz, kilometrelerce uzayan, virajlı eski dağ yolunu kullanmaya zorlanmıştır. Her saniyenin bir ağacın, bir canlının, bir köylünün hayatı demek olduğu o kritik dakikalarda, bu devletin arazözünü ticari bir araç gibi gören zihniyet, ormanlarımızın küle dönmesine doğrudan ortak olmuştur. Bu halkın varını yoğunu, canını feda ettiği bir dönemde; Devletten garanti ödemeli ihaleleri kapıp, köprü ve tünel işleten o rantiye elitlerin takındığı bu tavır asla kabul edilemez” dedi.

Şirketlerin kâr hırsının doğayı ve canları tehdit ettiğini savunan Kurt, adli süreç başlatacaklarını vurgulayarak, “Yanan sadece ağaçlar değil; bu ülkenin vicdanı, bu şirketin ise insanlığıdır. Bu Ahlaksız Tutumun Hesabı Burunlarından Fitil Fitil Getirilecektir. Millet can derdindeyken, şirketlerin mal ve kâr derdine düşmesi bu ülkeye yapılmış en büyük ihanettir. Otobanlarda, tünellerde, köprülerde yangın araçlarından, ambulanslardan para talep eden bu sömürü düzenine karşı sessiz kalmayacağız. Sendika olarak, işçimizin hakkını da, küle dönen ormanlarımızın hesabını da bu arsız firmalardan yargı önünde ve meydanlarda soracağız. Halkımızı, ciğerlerimizi paraya tahvil etmeye çalışan bu rant çetelerine karşı susmayacağız, Devletin arazözüne barikat kuranlar, o barikatların altında kalacaktır” sözleriyle tepkisini tamamladı.

“Gecikilen Her Dakika Felaket Demektir, Sorumlular Hesabını Vermeli”

Muğla’da yaşanan olay üzerine YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Muğla Milletvekili Gizem Özcan da sert bir açıklama yaparak, yangına giden araçların engellenmesini “vahim bir eylem” olarak nitelendirdi.

Müdahale araçlarının ambulanslarla aynı geçiş üstünlüğüne sahip olması gerektiğini savunan Özcan, “Ücreti ödeyen araçlar tünelden geçirilirken, ödeme yapamayan araçlar tünele alınmamış ve Göcek Tepelerini dolaşmaya mecbur bırakılmıştır. Bu uygulama yalnızca bir ayıp değil; insanların yaşamını, yerleşim yerlerini, ormanlarımızın ve doğadaki bütün canlıları doğrudan tehlikeye atan vahim bir eylemdir. Yaşananlar bütün yönleriyle soruşturulmalı ve sorumlular hakkında gerekli hukuki işlemler başlatılmalıdır. Yangına yetişmeye çalışan bir yangınla mücadele aracının o andaki konumu ambulanstan farksızdır. Saniyelerle yarışan bu araçların önüne gişe koymak, yangınla mücadelenin önüne engel koymaktır. Orman yangınlarıyla mücadelede ilk dakikalar hayati önemdedir” şeklinde konuştu.

Zaman kaybının yarattığı tahribata ve idari sorumluluğa vurgu yapan Milletvekili Gizem Özcan, şirket kasasını düşünen zihniyetin hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Özcan açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Alevlere zamanında müdahale edilemediğinde küçük bir yangın kısa sürede büyümekte; ormanlarımız, köylerimiz, tarım alanlarımız ve yurttaşlarımızın yaşamı geri dönülmez biçimde zarar görmektedir. Şimdi açıkça soruyoruz: Orman araçlarının yangın alanına geç ulaşması nedeniyle o dakikalarda yanan her ağacın, zarar gören her canlının ve tehlikeye giren her insanın sorumluluğunu kim üstlenecektir? Ormanlarımız yanarken şirketin kasasını düşünenler, geride kalan külün hesabını da vermelidir.”

Yaşananların afet yönetimi açısından ciddi bir sistemsel zafiyet olduğunu belirten Özcan, kamu kurumlarını ve yargıyı göreve davet ederek sözlerini tamamladı: “Bu yaşananlar, aynı zamanda AKP iktidarının yangın ve afet gibi acil durumlara ilişkin hazırlıksızlığını ve yönetim zaafını açıkça ortaya koymaktadır. Acil müdahale araçlarının geçişini önceden ve koşulsuz biçimde güvence altına almayan bir düzen, kriz anında dakikaların gişelerde kaybedilmesine neden olmaktadır. Böylesi bir engelleme karşısında ilgili kamu kurumlarının derhal harekete geçmesi, olayın bütün yönleriyle soruşturulması ve sorumlular hakkında gerekli idari ve adli işlemlerin başlatılması gerekir. Acil görev yapan itfaiye ve diğer müdahale araçlarının bu tür geçişlerden koşulsuz ve ücretsiz yararlanması derhal güvence altına alınmalıdır.” (Cumhuriyet)

Demokrat Gündem