Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Muğla Büyükşehir Başkanı Aras hakkında ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı

Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Muğla’da düzenlenen protesto yürüyüşü nedeniyle haklarında soruşturma açılan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilçe belediye başkanları ve CHP’li siyasilerin de aralarında bulunduğu 26 kişi hakkında savcılık takipsizlik kararı verdi.

Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından

Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması sonrası Muğla’da gerçekleştirilen protesto eylemlerine yönelik hukuki süreçte önemli bir gelişme yaşandı.

CHP Muğla İl Başkanlığı önünde düzenlenen kitlesel basın açıklamasının ardından adliye binasına doğru yürüyen ve aralarında yerel yönetimlerin zirve isimlerinin de bulunduğu 26 kişi hakkında “Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Düzenleme Yönetmeliği’ne muhalefet” suçlamasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan incelemeler sonucunda eylemin ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığına hükmederek tüm şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verdi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve takipsizlikle sonuçlanan soruşturma dosyasında, kentin siyasi yapısını ve yerel yönetimlerini temsil eden çok sayıda kritik isim şüpheli sıfatıyla yer alıyordu.

Hakkında takipsizlik kararı verilen 26 kişilik grupta öne çıkan isimler şunlar oldu:

  • Ahmet Aras (Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı)
  • Fevzi Topuz (Milas Belediye Başkanı)
  • Gonca Köksal Aras (Menteşe Belediye Başkanı)
  • Mehmet Caner (Ula Belediye Başkanı)
  • Mesut Günay (Yatağan Belediye Başkanı)
  • Zekican Balcı (Dönemin CHP Muğla İl Başkanı)
  • Burak Erbay & Süleyman Girgin (Eski CHP Muğla Milletvekilleri)

Şüpheliler, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” iddiasıyla yargılanma tehlikesiyle karşı karşıyaydı.

Savcılık Kararı: “Barışçıl Gösteri İfade Özgürlüğü Kapsamındadır”

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı gerekçeli kararda, olay gününe ait teknik detaylar, emniyetin kamera kayıtları ve kolluk kuvvetlerinin tutanakları titizlikle incelendi.

Kararda, dönemin İl Başkanı Zekican Balcı’nın parti binası önünde yaklaşık 700 kişilik bir gruba hitap ettiği, ardından kitlenin adliye sarayına doğru yürüyüşe geçtiği hatırlatıldı.

Emniyet güçlerinin güzergah üzerinde güvenlik önlemleri aldığı ve adliye önünde kısa süreli bir arbede/müdahale yaşandığı belirtilen kararda, takipsizlik hükmünün yasal dayanakları şu teknik gerekçelerle açıklandı:

Kararın gerekçesinde, “Kolluk tutanakları ve kamera kayıtları incelendiğinde, şüphelilerin emniyet görevlilerine yönelik herhangi bir fiziki müdahalesinin, mukavemetinin veya daireyi işgal amacının bulunmadığı tespit edilmiştir. Gruba yapılan dağılma uyarılarının, kalabalık ve ortam gürültüsü nedeniyle katılımcılar tarafından net bir şekilde duyulduğuna dair somut bir kanıt elde edilememiştir. Adliye önündeki son uyarının ardından kitle, herhangi bir taşkınlık çıkarmadan ve güvenlik güçlerine direniş göstermeden kendiliğinden dağılarak parti binasına geri dönmüştür” denildi.

Savcılık, nihai hükmünde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Yargıtay içtihatlarına güçlü atıflarda bulundu.

Barışçıl amaçlarla yapılan, şiddet içermeyen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü kapsamında korunması gerektiği vurgulanarak, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle dosyanın kapatılmasına karar verildi.

Demokrat Gündem