Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve 17 yıl sonra yeniden açılan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyet ve savcılık sorguları tamamlandı. Adliyeye sevk edilen 27 şüpheliden 19’u tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 8 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.
Dönemin Kahramanmaraş İstihbarat Şubesi’nde görevli olan şüpheli İsmail Kaya, ifadesinde kaza günü arama kurtarma çalışmalarının yönünü değiştiren sürece dair kritik iddialarda bulundu. Kaya, Yazıcıoğlu’nun ayağının kırık olduğu ve Göksun Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü yönündeki asılsız bilgiyi içeren ve arama kurtarma faaliyetlerinin duraksamasına yol açan sahte bilgi notunu, dönemin İstihbarat Amiri Dursun Özmen’in emriyle sisteme girdiğini öne sürdü.
“Doğru Noktayı Tespit Ettik Ama Israrla O Adrese Gitmediler”
Şüpheli İsmail Kaya’nın itirafları, enkazın bulunma sürecindeki koordinasyon zafiyetini de ortaya koydu. Kaya, istihbarat şubesinde görevli İlyas Uçar’ın, kazanın hemen ardından baz istasyonu sinyal verilerini analiz ederek enkaz bölgesini 1,5 kilometrelik bir alan içinde doğru tespit ettiğini aktardı. Buna rağmen enkaza ancak üç gün sonra ulaşılabildiğini belirten Kaya, mesai arkadaşı Uçar’ın o süreçte duruma tepki göstererek, “Israrla benim bulduğum adrese gitmiyorlar” şeklinde sitem ettiğini ifade etti.
Kaza Kırım Raporunda “Kayıp Cihaz” Gizlenmiş
Soruşturma dosyasında öne çıkan bir diğer önemli itiraf ise helikopterdeki kayıp cihazların rapora işlenmemesi sürecine dair oldu. Kaza Kırım Ekibinde görev yapan şüpheli Kerem Mumcuoğlu, emniyetteki sorgusunda helikopterin üzerinden sökülen ve kaybolan kritik cihazla ilgili şu iddiada bulundu:
“Helikopterdeki kayıp olan cihazı resmi rapora yazdırmak istemiştim. Ancak Feridun Seren, Cumhuriyet Savcılığına konuya ilişkin zaten bilgi verildiğini beyan ederek bize, ‘Raporda bunu ayrıca yazmamıza gerek yok’ talimatını verdi.”
Mahkemeye sevk edilen ve aralarında suistimal, sahtecilik ve ihmal iddiaları bulunan 19 zanlının tutuklanmasının ardından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın genişletilen soruşturma kapsamındaki adli işlemleri devam ediyor.