DEMOKRAT GÜNDEM- ANKARA- Cumhuriyet Halk Partisi Parti Sözcüsü Müslim Sarı, düzenlediği basın toplantısında Türkiye gündemindeki kritik başlıklara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Son dönemde kamuoyunu sarsan fon skandalı ve yolsuzluk iddialarının sadece uygulayıcılar üzerinden geçiştirilemeyeceğini belirten CHP Sözcüsü Müslim Sarı, sürecin derinleşeceğine dikkat çekti.
Soruşturmaların yetersiz kaldığını vurgulayan Müslim Sarı, “Sadece manipülasyon yaptığını iddia ettiği kişiler üzerinden değil; buna göz yuman, yok sayan, üstünü örten kurumların ve kurumları bu şekilde teşvik eden yapıların, mekanizmaların siyasi ayaklarının da hesap vermesi gerekir. Bu olursa eğer halkın vicdanı rahatlar, hepimizin vicdanı rahatlar” ifadelerini kullandı.

“ÜÇ DÖRT GÜNAH KEÇİSİYLE MESELEYİ HALLETMEK MÜMKÜN DEĞİL”
Skandalın ekonomik boyutlarının henüz tam olarak rakamlara yansımadığını ve Türkiye’yi daha büyük bir iktisadi yükün beklediğini dile getiren CHP Sözcüsü Müslim Sarı, göstermelik adımlarla sürecin kapatılamayacağını ifade etti.
Konunun hukuki boyutunun örgütlü suçlar çerçevesinde ele alınması gerektiğinin altını çizen CHP Sözcüsü Sarı, “Bu işi birilerine havale edip, üç dört tane günah keçisi tutup da mal varlıklarına el koyup, göstermelik birtakım kovuşturmalar yaparak ve algı mekanizmalarıyla bu meseleyi halletmek mümkün değildir. Mesele çok boyutludur ve daha da derinleşecektir. Biz bu meselenin iktisadi etkilerini göreceğiz. Rakamlara yansıyanlar çok daha büyük rakamlarla karşı karşıya bırakacak Türkiye’yi.
Buradaki kovuşturmaların mutlaka ve mutlaka örgütlü suçlar kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bunu münferit suçlar olarak ele alırsak, bu yolsuzluğu yapanların çok az cezalarla kurtulması süreciyle karşı karşıya kalırız. Buradaki organizasyonun içinde kamu kurumları var, siyasetçiler var. Bu iş bir organize iş, dolayısıyla örgütlü bir suçtur.” dedi.
“PARTİ DEVLETİNDEYİZ: TEKNİK TOPLANTIDA AKP’LİLERİN NE İŞİ VAR?”
Fon skandalına ilişkin kurulan koordinasyon kurulunun yapısına dair sert tepkiler gösteren Müslim Sarı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki teknik bir toplantıya AK Parti yöneticilerinin katılmasını “parti devleti” uygulaması olarak nitelendirdi.
Toplantının yapısını sorgulayan Müslim Sarı, “Süreci yönetecek teknik birimlerin, kurum yöneticilerinin bir araya geldiği, Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlık ettiği yerde bir bakıyoruz AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı ve iki Grup Başkanvekili toplantıda. Hayırdır? Bu bir siyasi toplantı mı? AKP’nin grup başkanvekillerinin veya genel başkan yardımcısının burada ne işi var? Biz parti devletindeyiz. Dolayısıyla bu durum bile hükümetin meseleyi tam olarak anlamadığının ya da anlamak istemediğinin en önemli göstergelerinden biridir” değerlendirmesinde bulundu.

“MEKKE ANLAŞMASI SAKAT İLERLİYOR, ANAYASA’NIN 90. MADDESİ İHLAL EDİLİYOR”
Dış politikadaki gelişmelere ve Türkiye’nin taraf olduğu Mekke Anlaşması’na da geniş yer ayıran CHP Sözcüsü Müslim Sarı, bölgesel risklerin arttığı bir dönemde anlaşmanın TBMM onayına sunulmamasının Anayasa ihlali olduğunu savundu.
Savunma ve güvenlik ittifaklarını ilkesel olarak desteklemekle birlikte yürütülen yöntemin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirten CHP Sözcüsü Müslim Sarı, süreci, “Mekke Anlaşması ile ilgili birtakım risklerin olduğunu belirterek bu anlaşmayı genel olarak olumlu bulmuştuk. Nitekim süreç ilerliyor ancak süreç sakat ilerliyor. İşin sakatlığı nerede? İşin sakatlığı, Anayasa’nın 90. maddesinde belirtildiği gibi her uluslararası anlaşmanın mutlaka ve mutlaka Meclis onayına tabi olması ve Meclis’e getirilmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasıdır.
5 Ekim tarihinde bu anlaşmanın en önemli karar organı olan Stratejik, Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısı yapılıyor. Dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanları bir araya geliyor, bir bildirge yayımlanıyor. Mekke’de bir sekreterya kuruluyor, Pakistanlı emekli bir general üç yıllığına genel sekreter olarak atanıyor.
Suudi Arabistan’a Husi saldırıları sebebiyle güvenlik garantileri veriliyor. De facto, yani fiili olarak bu anlaşma yürürlükteymiş gibi davranılıyor ama parlamento onayına sunulmuyor. Bu durum çok açık bir biçimde Anayasa’ya aykırıdır.” sözleriyle anlattı.
“KIZILDENİZ’DE RİSK BÜYÜYOR, PARLAMENTO BİLGİLENDİRİLMELİ”
Bölgedeki çatışma dinamiklerinin Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek bir boyuta ulaştığına işaret eden Müslim Sarı, Husi hareketinin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’ndaki hamleleri ile İran-ABD-İsrail gerilimine dikkat çekti.
Türkiye’nin bir oldu bittiyle karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini vurgulayan CHP Sözcüsü Sarı, “Husilerle Suudi Arabistan kuvvetleri arasında gerilimler, Husilerin Babülmendep Boğazı’nı kapatması, adaları ele geçirmesi ve Kızıldeniz geçiş hattında güç kazanması nedeniyle bölgede ciddi bir çatışma riski var. Çatışmanın en önemli unsurlarından biri olan Suudi Arabistan ile kurulan bu ilişkide Türkiye’nin sorumluluğu her geçen gün artıyor.
Biz bu anlaşmanın bir an önce Meclis gündemine getirilmesini, parlamentonun onayına sunulmasını bekliyoruz. Dışişleri Bakanı’ndan da bu konuyla ilgili parlamentoya ve gruplara bilgilendirme yapılmasını istiyoruz” çağrısında bulundu.
“OKULLARDA GÜVENLİK SORUNU CUMHUR İTTİFAKI’NIN GÜNDEMİNDE DEĞİL”
Okullarda tırmanan şiddet olaylarına da değinen CHP Sözcüsü, eğitim kurumlarındaki güvenlik zafiyetinin derinleştiğini belirtti.
Başakşehir’de hayatını kaybeden öğrenci için taziye dileklerini ileten Sarı, konunun toplumsal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini belirterek, “Okullar açılalı daha bir ay olmadan son üç haftada beşinci olay yaşandı ve Başakşehir’de bir öğrencimiz katledildi. Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bu konunun bir türlü layık olduğu şekilde ele alınmadığını görüyoruz. Okullardaki güvenlik sorunu henüz Cumhur İttifakı’nın gündeminde değil, gündeminde olsa bile somut gelişmeler görmüyoruz. Güvenlik sadece güvenlik tedbirleriyle sağlanmaz; o sürece giden sosyal ve psikolojik sorunların da kapsamlı şekilde ele alınması gerekmektedir” dedi.
“CHP’Lİ BELEDİYELERE OPERASYONLAR FON YOLSUZLUĞUNU ÖRTMENİN PERDESİDİR”
Son günlerde CHP’li belediyelere yönelik artan yargı operasyonlarını da sert bir dille eleştiren Müslim Sarı, son altı günde sekiz belediyeye operasyon düzenlendiğini hatırlattı.
Operasyonların zamanlamasının tesadüf olmadığını ve fon skandalını unutturmak için kurgulandığını iddia eden CHP Sözcüsü Müslim Sarı, tutuksuz yargılama vurgusu yaparak, “Perşembe günü Mersin Büyükşehir ve ilçe belediyelerimize, Cuma günü İstanbul Eyüpsultan Belediyesi dâhil olmak üzere altı günde sekiz belediyemize operasyon düzenlendi. Bu belediyelerin hepsi Cumhuriyet Halk Partili belediyeler. Biz hiç kimse yargılanmasın, herkes imtiyazlı olsun demiyoruz ama soruyoruz: Yolsuzluk sadece Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinde mi var? Neden MHP’li ya da AKP’li bir belediyede operasyon yapılmıyor?
Mersin’de birbiriyle hiç ilgisi olmayan 13 dosya aynı gün, aynı saatte operasyona konu ediliyor. Sanıklar aynı değil, konu aynı değil. Bunun bir tek açıklaması var; fon skandalının ve yolsuzluğunun yarattığı infiali gündem değiştirerek çarpıtmak, küçültmek ve üstünü örtmektir. Seçilmiş, kaçma şüphesi olmayan, delil karartma ihtimali bulunmayan belediye başkanlarını tutuklayarak itibarsızlaştıran bu yaklaşımı bir siyasi operasyon olarak görüyoruz. Tutuksuz yargılama esas olmalıdır.” ifadelerini kullandı.