Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki yasal ve idari çift başlılık, seçilmiş kadroların kurumsal aidiyet zeminini sorguladığı radikal bir aşamaya geldi. Bayramı memleketi Manisa’da geçiren Özgür Özel, Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk’e verdiği mülakatta, ana muhalefet partisinin yargı yoluyla iktidar eliyle dizayn edilmeye çalışıldığını savundu.
Mahkemenin ihtiyati tedbir kararıyla göreve dönen Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin, kendisi ve kurmay kadrosu üzerinde “ihraç” ve “tasfiye” sopası salladığını öne süren Özel, atılan adımların “Gidin başka yerde parti kurun” stratejisinin bir parçası olduğunu iddia etti.
“ADALET BAKANLIĞI HAKİMLERE ETKİLERİNİ BİLİYORUZ”
Hukuki sürecin arka planına dair çarpıcı iddialar gündeme getiren Özgür Özel, 38. Olağan Kurultay’ın iptaline karar veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36.’ıncı Hukuk Dairesi üzerindeki idari tasarrufları işaret etti.
Kararın hukuki değil, tamamen siyasi bir AK Parti operasyonu olduğunu ileri süren Özel, “Adalet Bakanlığı’nın istinaf hâkimleri üzerine yaptığı etkileri her gün geldi birileri hepimize anlattı. Bir siyasi partinin rakibi eliyle dizayn edilmesini bu millet affetmiyor” ifadeleriyle adli mekanizmalara yönelik sert bir tespitte bulundu.
“BELEDİYE BAŞKANLARINA GENEL MERKEZDE BAYRAMLAŞMA İÇİN BASKI VAR”
Özel, Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla göreve atanan yeni kurmay kadronun, yerel yönetim organları üzerinde idari bir ambargo uygulamaya çalıştığını savundu.
Atanmış yönetimin, 31 Mart yerel seçimlerinde kazanan CHP’li belediye başkanlarını tek tek aradığını belirten Özel, “Belediye başkanlarını genel merkezde yapılacak bayramlaşmaya katılmaları için arayarak baskı kuruyorlar. Bu tutum CHP’yi krizden çıkarmak yerine gerilimi tırmandırıyor. Bana defalarca, arkadaşlarımıza hırsız damgası vuran açıklamalar yapıldı ama herkes kendine yakışanı yapar” diye konuştu.
“SANDIKTAN KAÇIYORLAR; KEMAL BEY ADIM ATSIN BİRLİKTE DİRENELİM”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Tedbir kararı kalkana kadar yasal olarak kurultay yapılamaz” yönündeki kurumsal defansına da meydan okuyan Özgür Özel, tüzüğe uygun kurultay yapmanın önünde hiçbir engel olmadığını yineledi.
Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik samimiyet testini şu cümlelerle açıkladı: “Ben diyorum ki o delegeyle diyorsanız o delegeyle, tüm üyelerle diyorsanız 2 milyon üyeyle sandığı koyup kurultay yapalım. ‘Biz kazanacaktık’ diyenler şimdi kurultaydan, sandıktan kaçıyor. Bu yaman bir çelişkidir. Kemal Bey o kurultay adımını atsın. AK Parti yargısı izin vermesin, o zaman da buna birlikte direnelim. O zaman kimse Kemal Bey’e tek bir söz söyleyemez.”
“PARTİMİZİ BİRİNCİ PARTİ YAPMA SÖZÜMÜZÜ TUTTUK”
Yaşanan süreci, 31 Mart yerel seçimlerinde elde edilen tarihi başarıya yönelik kurumsal bir cezalandırma dalgası olarak yorumlayan Özel, kongre kürsüsünde verdiği “partiyi birinci parti yapma” sözünü tuttuklarını hatırlattı.
Kendisine karşı “oyları çaldınız” ithamında bulunanların, elde edilen nüfusun yüzde 65’lik kurumsal başarısının ardından sandığı delege önüne koymaktan imtina ettiğini belirten Özel, bu gerilimin tabanda önüne geçilemez bir öfke yarattığı uyarısında bulundu.
Siyaset çevreleri, 30 Mayıs’ta genel merkeze oturacak olan Kılıçdaroğlu ekibinin bu ağır “tasfiye ve AK Parti ortaklığı” suçlamalarına parlamento grubu nezdinde nasıl bir yanıt vereceğini yakından izliyor. Ankara’da sıcak saatler sürüyor.
İlginizi çekebilir: Özel cephesinden bayramlaşma mesaisi: 14 partiyle bayramlaşılacak