DEMOKRAT GÜNDEM- İzmir’de bugün gerçekleşen dev toplu açılış ve temel atma töreninde kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ikinci yılında hükümete ve projeleri engelleyen iktidara adeta savaş açtı.
“Belediyelerimizi silkelemeye çalışıyorlar ama dimdik ayaktayız” diyerek meydan okuyan Genel Başkan Özgür Özel; kentsel dönüşümdeki düğümün çözüldüğünü müjdeledi ve İzmir’in sembol yapılarına yönelik “vakıf operasyonlarına” sert sözlerle yüklendi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği toplu temel atma, açılış ve anahtar teslim özel töreninde kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ardından geçen iki yıllık süreci değerlendirdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel engellemelere rağmen belediyelerin büyük başarılara imza attığını belirterek, kentsel dönüşümdeki düğümün çözüldüğünü müjdeledi. İktidarın kentin tarihi yapılarına yönelik hamlelerini ise sert sözlerle eleştirdi.

‘MİLLET SANDIKTA TARİH YAZDI’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve 28 ilçe belediye başkanıyla birlikte İzmirlilere seslendi.
31 Mart zaferinin üzerinden iki yıl geçtiğini hatırlatan Genel Başkan, bu başarının Cumhuriyet tarihi boyunca bir siyasi partiye nasip olmuş en büyük yerel yönetim galibiyeti olduğunu ifade etti.

2023 Mayıs seçimlerinin ardından seçmende yaşanan “duygusal kopuşa” dikkat çeken Özgür Özel, partinin o dönem anketlerde ciddi kan kaybettiğini belirtti.
Değişim parolasıyla yola çıktıklarını vurgulayan CHP lideri, aday belirleme sürecinde 350 bin anket yaptıklarını anlattı, seçmenin verdiği kredinin iyi kullanılması gerektiği vurgusunu yaptı.

SEÇİM GECESİ VERİLEN KRİTİK MESAJ
Seçim gecesi sandık görevlilerine gönderilen mesajın önemine değinen Özgür Özel, maçı önce zihinde kazandıklarını ifade etti. Görevlilere “Islak imzalı tutanağı teslim etmeden ayrılmayın” talimatı verdiklerini hatırlatan Genel Başkan, “Biz mücadeleyi zihninde kazanmış kadrolarız” dedi.
Seçmenin kendilerine “tüketici kredisi” değil, bir “yatırımcı kredisi” verdiğini söyleyen Özel, omuzlarındaki yükün farkında olduklarını belirtti. Çok çalışmak zorunda olduklarını vurgulayan CHP Genel Başkanı, iktidarın belediyeleri madden ve manen “silkelemeye” çalıştığını savundu.

‘PROJELERİN ÖNÜNE SET ÇEKİLİYOR’
İzmir’in uluslararası alanda “AAA” kredi notuna sahip olmasına rağmen engellendiğini belirten Genel Başkan Özgür Özel, Cumhurbaşkanı ve bakanların imza atmayarak projelere set çektiğini iddia etti. Özgür Özel, Çanakkale’de de benzer bir mali baskının uygulandığını sözlerine ekledi.
Tüm bu zorluklara rağmen İzmir’de iki yılda 42,5 milyar liralık dev yatırım yapıldığını ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Buca Metrosu, yeni tramvay hatları, 90 dakikalık ücretsiz aktarma ve 13 milyar liralık altyapı çalışmalarını bu başarının kanıtı olarak gösterdi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE MAĞDURİYETLER GİDERİLDİ
30 Ekim depremi sonrası durma noktasına gelen kooperatifleşme modelindeki krize değinen Özgür Özel, projelerin garantörü olduklarını hatırlattı. İzbeton ve Ege Şehir bünyesindeki etaplarda inşaatların hızla yükseldiğini belirten Özel, yıl sonuna kadar bin 18 bağımsız birimin teslim edileceğini duyurdu.

AK Parti ve MHP’li meclis üyelerinin ret oylarına rağmen projelerin sürdüğünü ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel Esenyurt örneğini verdi. AK Parti döneminde Esenyurt’ta 35 bin konut mağduru yaratıldığını belirtenGenel Başkanı Özgür Özel, halkçı belediyecilik farkının bu noktada ortaya çıktığını savundu.

‘TARİHİ YAPILARA ÇÖKMEYE ÇALIŞIYORLAR’
İzmir’in sembol yapılarının Vakıflar Genel Müdürlüğü eliyle elinden alınmak istendiğini iddia eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Meslek Fabrikası ve Namazgah Hamamı gibi yerlerin hedeflendiğini söyledi. Galata Kulesi örneğini hatırlatan Genel Başkan, “Amacın ne olduğunu biliyoruz” dedi.
“İZMİR’İ AK PARTİ’YE VERSEYDİK; PASAPORT İSKELESİ’Nİ ENSAR’A, ASANSÖR’Ü OKÇULUK VAKFI’NA VERİRLERDİ”
İzmir’in kaybedilmesi durumunda iskelelerin ve tarihi yapıların vakıflara devredileceğini öne süren Özel, “Eğer İzmir’i AK Parti’ye verseydik; Pasaport İskelesi’ni Ensar’a, Tarihi Asansör’ü Okçuluk Vakfı’na verirlerdi” ifadelerini kullandı.

YENİ TEMELLER DEV PROJELER
Konuşmasının sonunda yeni müjdeler veren CHP Genel Başkanı Özgür Özel Menemen’de 3 bin 100 konutluk Ege Şehir projesinin temelini atmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti ve projenin, vatandaşı kiradan az taksitlerle ev sahibi yapacağını vurguladı.

Tören kapsamında; Dikili itfaiye binasından Şemikler Üstgeçidi’ne, biyolojik arıtma tesislerinden kütüphanelere kadar onlarca projenin açılış ve temel atma merasimi gerçekleştirildi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 4 kap yemeğin 50 lira olduğu 6.’ıncı Kent Lokantası’nın da Yamanlar’da hizmete girdiğini sözlerine ekledi.

ÖZGÜR ÖZEL’İN KONUŞMASININ TÜM SATIR BAŞLARI:
“Değerli İzmirliler, milletin sandıkta tarih yazdığı tarihi bir yerel seçim başarısının iki yıl sonrasında, 31 Mart’ın hemen ertesinde bir 2 Nisan günü, 3. yıla hep beraber başlarken sizlerle birlikteyiz. İzmir’de Büyükşehir Belediye Başkan adayımız dâhil gösterdiğimiz 31 belediye başkanımızla; Cumhuriyet tarihi boyunca İzmir’de toplam 6 kadın belediye başkanı varken 9 kadına ve yine 12 genç aday gösterip 11 tanesinin İzmirliler tarafından göreve getirildiği tarihi bir tabloyu yaşıyoruz.
Türkiye açısından da nüfusun %65’ine, ekonominin %80’ine yerel yönetimlerde hizmet verme olanağını yakaladığımız, 411 belediyeyi kazandığımız devasa bir başarıya imza attık.
On beş büyükşehri, yirmi bir ilçe belediyesini kazandınız. Bizim dışımızda yedi bölgede il ve büyükşehir belediyesi olan başka bir partinin olmadığı, Cumhuriyet tarihi boyunca bir siyasi partiye nasip olmuş en büyük yerel seçim başarısını iki yıl önce hep birlikte başardık.
2023 Mayıs Sendromundan 2024 Zaferine
Bu büyük başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum; bizi davet eden ve biraz önce kürsüde olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’a da İzmir’i emanet ettik. Cemil Başkan iki yıl önce göreve geldi ve o günden bugüne çalışıyor.
Umutlar yerle yeksan olmuştu
Tabii şunu hatırlatmak lazım; Cumhuriyet Halk Partisi 2023 yılının Mayıs ayında, Cumhuriyet’in 100. yılında, ikinci yüzyılın ilk seçimine büyük bir umutla hazırlandığı süreçte 14 ve 28 Mayıs tarihlerinde bir seçim yenilgisi yaşamıştı. Umutlar yerle yeksan olmuştu.
Öğretmenevlerine emekli öğretmenlerin artık çıkmadığı, yolda karşı karşıya gelen iki üyenin ikisinin de yere baktığı için birbirinin yüzünü görmediği, il ve ilçe binalarının boşaldığı, herkesin adeta siyasetten ve yaşam heyecanından koptuğu bir duygusal kopuş sürecini yaşadık.
O süreçte partimizin bir özeleştiri yapması ve geleceğe dair bambaşka bir umudu örgütlemesi gerektiğini, aksi takdirde yerel seçimlerde büyük bir felaketle karşılaşacağımızı öngördük. Partinin oyu protesto ve tepki oylarıyla %13 ile %15 arasına gerilemişti ve seçmen bizimle duygusal bağını koparmıştı.
Cumhuriyet Halk Partisi gençleşecek
Orada, “Cumhuriyet Halk Partisi gençleşecek, kadınlara alan açacak, vatandaşı duyacak, dinleyecek, ona iyi hizmet edecek ve Cumhuriyet Halk Partisi değişecek ki Türkiye değişecek” diyerek genç bir ekiple yola çıktık. Yapılan kurultayda, Cumhuriyet tarihinde ilk kez seçime girme yeterliliği olan bir siyasi partinin genel başkanı çoklu seçimle değişti.
Yaş ortalaması 42 olan bir Parti Meclisi’ne, yarısı kadın yarısı erkek olan bir Merkez Yönetim Kurulu’na görev emanet edildi. Döndük ve Atatürk’ten aldığımız emanete, Atatürk gibi gençlere inanarak, kadınlara alan açarak ve bilime dayanarak yaklaştık.
350 bin anketle aday belirledik, 255 bin anketle adayları sahada takip ettik. Nasıl gittiklerini izledik; on beş günde bir, zaman zaman haftada bir uyarılarda ve önerilerde bulunduk.
Kilis’i, Kastamonu’yu, Kütahya’yı dahi kazandık
31 Mart akşamı yaklaştığında biz artık Türkiye’de büyük bir başarıya doğru gittiğimizi, verdiğimiz sözü tutmakta olduğumuzu biliyorduk. Neydi o söz? Kurultay’da söylemiştik: 1970’lerde Ecevit ve genç ekibi girdiği iki yerel, iki genel toplam dört seçimin dördünden de nasıl birinci çıktıysa; biz de girdiğimiz yerel ve genel tüm seçimleri birincilikle tamamlayacağız, aksi takdirde bu görevlerde olmayacağız demiştik.
Seçim yaklaşırken karşımızdaki medya kuruluşlarının temsilcileri bile kazanacağımız illeri saydığımızda inanamıyor, şaşırıyorlardı. Ama dediğimiz hiçbir şeyden geride kalmadık; hatta sürpriz yapacağız dediğimiz Kilis’i, Kastamonu’yu, Kütahya’yı dahi kazandık.
Maçı zihninde kazanmış kadrolarız
Biz o günden başarıya ulaşacağımızı biliyorduk. Mustafa Denizli’nin deyimiyle; “Bir gece önce maçı zihninde kazandıysan, ertesi gece sahada kazanıyorsun zaten.” Biz maçı, mücadeleyi ve geleceği zihninde kazanmış kadrolarız.
Seçmenin bize verdiği “Yatırımcı Kredisi”
Bu başarımızı gölgelemek ve bu yürüyüşe engel olmak için çok uğraştılar. İlk belediye başkanları toplantısında salondaki 29 kişiye şunu söyledim: Size bir anahtar verdiler; bu anahtar sadece belediyenin kasasının veya kapısının anahtarı değildir, şehrin altın anahtarı da değildir.
Bu anahtar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin ikinci yüzyıldaki iktidarının kapısını açacak anahtardır. İşte bu yüzden titiz, temiz ve arkamda yazdığı gibi çok çalışmak zorundasınız. Seçmen bize bir kredi verdi; ancak bu, alıp tüketelim diye verilmiş bir “tüketici kredisi” değildir.
Seçmen bize bir “yatırımcı kredisi” verdi. İki yıl sonra durumu inceleyecek. Yatırımcı kredisinde banka yatırımın iyi kullanıldığını görürse daha fazla kredi açar, kötü görürse krediyi geri çağırır. Seçmen Türkiye’nin aydınlık geleceğine, evlatlarının geleceğine yatırım yapmıştır.
Çanakkale’ye hizmet gitmesin diye…
Bunun farkında olan iktidar, belediyelerimizi madden ve manen tüm olanaklarla silkelemeye çalışıyor. Örneğin Çanakkale’de kesecek bir şey bulamamış; yolladığı paranın yüzde kırkını kesmek istiyor. 55 yıl önce Demirel’in temelini attığı, Ecevit’in açılışını yaptığı barajın parasını bugünkü Çanakkale belediyesinden kesmeye başlıyorlar ki Çanakkale’ye hizmet gitmesin.
İzmir’e gelmesi gereken para da olabilecek en üst düzeyde kesiliyor. Doğru iş yapacaksınız; arıtma yapacaksınız ki körfez temizlensin, kentsel dönüşüm yapacaksınız ki depremde insanlar ölmesin, ulaşımı rahatlatacaksınız. Bunun için dışarıdan uygun kredi bulunuyor.
Uluslararası kuruluşlarda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin AAA (Triple A) kredi notu var. Bunda Tunç Soyer’in de, önceki tüm büyükşehir belediye başkanlarının da emeği var; alınan borçlar hep zamanında ödenmiş. Yurt dışı bu yatırımlara can atarak kredi veriyor ama burada o hizmetler olmasın diye o kredilere imza atmayan bakanlar var. “Aman imza atmayın” diyerek büyük projelerin önüne set çekenler, güya İzmir’i seviyorlar.
İzmir’de engellemelere rağmen 42.5 milyar yatırım yapıldı
O yüzden iki yılda her şeye rağmen İzmir’de 42.5 milyar liralık yatırım yapıldı. Buca metrosu %50’yi aştı, 14 ilave istasyonla proje daha da uzatıldı. 22 yeni tramvay alımı başladı. 45 yeni otobüs hattı açıldı, 125 yeni otobüs filoya katıldı. 3 deniz taşıtı alındı. 90 dakikalık ücretsiz aktarma imkânına geçildi.
Gaziemir’deki o çok söylenen geçit, Karabağlar’daki Dostluk Bulvarı bağlantısı, Bayraklı Akın Kıvanç Köprüsü yapıldı. 13 milyar liralık altyapı yatırımı yapıldı; içme suyu, yağmur suyu, atık su hatlarına, görünmeyen yerlere dünya kadar yatırım yapıldı.
156 yeni su kuyusuyla susuzluk sorunu giderildi. Tansaş markasının doğduğu ruhla İzmir Tanzim Satış mağazaları 21’e ulaştı, seneye 42 olacak. 6 milyon litre süt, 12 milyon öğün yemek dağıtıldı. 51 milyon lira sosyal destek sağlandı. Ekonomik kriz ailelerin belini bükünce kreş ücretleri 4 bin liraya düşürüldü ki yoksul ailelerin çocukları kreşlerden alınmasın.
Sağlığında İlber Ortaylı adına açılan kütüphaneye kadar sayısız vizyoner iş yapıldı. Bunlar İzmir’e yeter mi? Asla yetmez; İzmir çok daha fazlasını hak eder. Aliağa’da da başarılı genç adayımız (şu anki il başkanımız Çağatay) dâhil, İzmir ne yapılsa daha fazlasını hak eden bir şehirdir.
Kooperatif Modeli ve kentsel dönüşüm
İzmir’e geldiğimizde üzüldüğümüz konular da oldu. 30 Ekim 2020 depreminin ardından İzmir’e üvey evlat muamelesi yapıldı. O günkü Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer’in projelendirmesiyle kooperatifçilik modeliyle bir kentsel dönüşüm hikâyesi yazılmak istendi.
Sahaya indik, mağdurları dinledik, garantörü biziz dedik
Doğru bir yöntemdi ancak pandemi, deprem ve inşaat maliyetlerindeki 10 kata varan artışlar nedeniyle kooperatiflere verilen paralar maliyetin dörtte birini bile karşılamaz duruma geldi. İzbeton devreye alındı ancak inşaatlar durdu, mağduriyetler yaşandı.
Bir yanda ev sahibi olmak isteyenlerin haklı mağduriyeti varken, diğer yanda bunu “Cumhuriyet Halk Partisi kooperatifçilik yoluyla vatandaşı dolandırdı” diyerek siyasi provokasyona çevirmeye çalışanlar oldu. Krizi aşmak için ekipler kurduk, sahaya indik, mağdurları dinledik ve onlarla çözüm arayışlarına girdik. Kimse iyi niyetle çıktığı bu yolda parasını kaybetmeyecek, garantörü biziz dedik.
Örnekköy’de anahtarları teslim ediyoruz; bin 18 bağımsız birim
Bugün geldiğimiz noktada, İzbeton’da durmuş olan 5 etaplık projenin 4’ünün inşaatlarına başlandı, birine de önümüzdeki ay başlanıyor. Örnekköy Kentsel Dönüşüm dördüncü etaptaki ev sahiplerine anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz; yıl sonuna kadar 1018 bağımsız birim teslim edilecek.
Ege Şehir’deki 2 etaplık projede de inşaatlara başlandı, önümüzdeki yıl tamamı hak sahiplerine teslim edilecek. Sadece bir etapta AK Parti ve MHP meclis üyelerinin vetosu nedeniyle imza atılamadı; dileriz siyasi ranttan vazgeçip İzmirliyle dayanışma gösterirler.
Biz demokrasiyi tepki ve protesto rejimi olarak gören, mağduriyeti de ciddiyetle çözen bir anlayışa sahibiz. AK Parti döneminde Esenyurt’ta ve Fikirtepe’de maketten satılıp yarım kalan on binlerce konutun mağduriyeti hâlâ sürerken, AKP yöneticileri o mağdurları kapıdan kovarken; biz kendi belediyemizin sorumluluğundaki her sorunu çözmek için gövdemizi taşın altına koyuyoruz.
Menemen Konutlarının temelini atıyoruz
Sadece anahtar teslimi yapmıyoruz, bugün çok önemli projelerin temellerini de atıyoruz. Türkiye’de ilk olan 3 bin 100 konutlu Ege Şehir Menemen konutlarının temelini atıyoruz. 300 bin lira peşinatla girilip, bugün ortalama 30 bin lira olan kiraların çok altında taksitlerle vatandaşlarımız 10 yılın sonunda kendi evine sahip olacak. Çeşme’de kentsel dönüşümün mimarı Murat Karayalçın’ın önderliğinde Türkiye’ye model olacak kiralık sosyal konut projesini açıklayacağız.
Bugün burada Dikili itfaiye binasının, Şemikler Üst Geçidi’nin (ki 5 kilometrelik yolu 1 kilometreye, yarım saati 5 dakikaya düşürüyor), Çiğli Köprüsü’nün, Dikili ve Aliağa Yenişakran ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin, Bornova Aktarma Merkezi’nin, Aşık Veysel Kütüphanesi’nin, Karşıyaka Örnekköy Cemevi’nin, Kemer Futbol Sahası’nın temellerini atıyoruz.
Karabağlar’da Engelli Merkezi’ni, beş ilçemizde İzmir Sağlık Merkezlerini, Diyabet Farkındalık Merkezi’ni, Karşıyaka Otizm Etkinlik Merkezi’ni, Psikolojik Destek Birimi’ni, Terapi Merkezi’ni, Kültürpark Stüdyo’yu, Hasan Ali Yücel Kütüphanesi’ni, 4 kap yemeğin 50 lira olduğu 6. Kent Lokantamızı ve İzmir Mutfak Müzesi’ni açıyoruz.
Bir çivi kadar vakıf izi varsa el koymaya çalışıyorlar
Biz bu hizmetleri verirken birileri de İzmir’in tarihi yapılarına çökmeye çalışıyor. Meslek Fabrikası’nı, Egemenlik Evi’ni, Namazgah Hamamı’nı Büyükşehir’in elinden alıp Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devretmeye çalışıyorlar. Asıl mesele tıpkı İstanbul’da Galata Kulesi ve Yerebatan Sarnıcı’na yapmaya çalıştıkları gibi büyük bir rant elde etmektir.
İzmir’i AK Parti kazansaydı…
Yeni çıkardıkları kanunla yapının tarihinde bir çivi kadar bile vakıf izi varsa oraya el koymaya çalışıyorlar. Eğer İzmir’i AK Parti kazansaydı Karşıyaka İskelesi TÜGVA’da, Asansör Okçular Vakfı’nda olacaktı; Pasaport İskelesi Ensar Vakfı’na verilecekti. Bugün burada hizmet binalarının temelini atmak yerine yandaş müteahhitler gökdelen temeli atıyor olacaktı.
Sosyal Belediyecilik hedeflerimiz ve gururumuz
Tüm engellemelere, silkelemelere, hukuki saldırılara rağmen dimdik ayaktayız. Türkiye genelinde söz verdiğimiz 1000 kreş ve 100 öğrenci yurdu hedefimizde, iki yılın sonunda kreşlerde %80’e, yurtlarda %77’ye ulaştık. 172 Kent Lokantasıyla, Aşevlerimizle, 173 Halk Market ve Halk Mandırayla vatandaşımızın zorlu yaşam mücadelesine omuz veriyoruz.
Seçimden önce “CHP gelirse yardımları keser” diyorlardı; bugün sosyal yardımlar AK Parti döneminin 4.6 katına ulaştı. Çok zor şartlarda, engellemelere ve haksızlıklara rağmen İzmir’de bu muazzam ekiple çalışmaktan ve bu kente hizmet etmekten büyük bir gurur duyuyorum.
İlginizi çekebilir: Özgür Özel ve Cemil Tugay’dan İzmir sözü: “Halkın kaderi bize emanet!”