DEMOKRAT GÜNDEM-CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün el koymak istediği Meslek Fabrikası önünde Atatürk imzalı kararnameyi göstererek seslendi, “Restore edilmiş kamusal taşınmazlara göz göre göre çökülmek isteniyor!” dedi.
🚨 İZMİR'İN MÜLKİYET DİRENİŞİ BÜYÜYOR
— Demokrat Gündem (@demokratgundem) February 26, 2026
"İZMİR'İN MİRASINA ÇÖKTÜRMEYİZ!" 🏛️📜
CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Atatürk imzalı kararnamenin önünden seslendi: "Derdiniz mekân yaratmaksa gidin harabeleri yapın, İzmirlinin malına el koyamazsınız!" ✨#izmir #SedaKayaÖsen… pic.twitter.com/Xi0hReB3iE
Ekim 2025’ten bu yana için için kaynayan mülkiyet krizi, mahkemenin tahliyeyi durdurma kararını kaldırmasıyla sokağa ve siyasete taşındı.
Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Tepecik Gasilhanesi’nin mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçirilmesine yönelik tepkiler çığ gibi büyüyor.
SEDA KAYA ÖSEN: “DERDİNİZ MEKÂNSA GİDİN HARABELERİ YAPIN”
Binanın dış cephesine asılan 1926 tarihli, Mustafa Kemal Atatürk imzalı kararnamenin önünden bir video mesaj paylaşan CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, sürece yönelik duruma dair bir video mesaj yayınladı.
İzmirlilerin yıllardır kullandığı ve belediye bütçesiyle restore edilmiş kamusal taşınmazlara adeta “çökülmek” istendiğini vurgulayan Milletvekili Seda Kaya Ösen, mekân yaratma argümanına karşı öneri sundu.
Meslek Fabrikası önünde konuşan CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, kentte kaderine terk edilmiş sayısız yapı olduğuna dikkat çekerek, “Eğer gerçekten derdiniz ‘mekân yaratmak’ ise, gidin o binaları renove edip halkın hizmetine açın. İzmirlinin malına el koyamazsınız” dedi.
Milletvekili Seda Kaya Ösen, açıklamalarını İzmir’in mirasına sahip çıkacaklarını ve kentin özgür iradesini sonuna kadar savunacaklarını belirterek noktaladı.
İZBB’DEN “ZORUNLU AÇIKLAMA”: HUKUKSUZLUK VE OLDU BİTTİ
İzmir Büyükşehir Belediyesi de dün kamuoyunu bilgilendiren detaylı bir manifesto yayımlamıştı.
Vakıflar’ın bu hamlesinin “halktan habersiz bir el koyma” olarak nitelendirildiği açıklamada, söz konusu binaların hiçbirinin vakıf yoluyla inşa edilmediğinin altı çizilmişti.
Özellikle Egemenlik Evi’nin 1891 yılında bizzat İzmir halkının kendi aralarında topladığı paralarla yapıldığı vurgulanırken, mülkiyet krizindeki “şerh oyununa” da dikkat çekilmişti.
Belediyenin açıklamasına göre; yıllar önce Vakıflar’a taviz ücreti ödenerek tapudan tamamen silinen şerhler, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıktı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, bedeli ödenip kaldırılmış şerhlere dayandırılan bu hamlenin, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına açıkça aykırı olduğunu belirtmişti.
“KAPIYA POLİS YIĞMAK DEVLET TEAMÜLLERİNE YAKIŞMAZ”
İzmir Büyükşehir Belediyesi yaptığı yazılı açıklamada mahkeme süreci devam ederken binaların Kaymakamlık aracılığıyla zorla tahliye edilmek istenmesini de eleştirmişti.
Sözkonusu açıklamada, “Kamu hizmetlerinin devamı esastır. Yargılama sonuçlanmadan kapıya polis yığarak halkın mülkünü boşaltmaya çalışmak Cumhuriyet’in devlet teamüllerine yakışmaz” denilerek Vakıflar’a diyalog çağrısı yapılmıştı.
MESLEK FABRİKASI: 145 BİN KİŞİLİK DEV İSTİHDAM ÜSSÜ
Açıklamanın en çarpıcı kısımlarından biri de el konulmak istenen Meslek Fabrikası’nın sadece dört duvardan ibaret bir “bina” olmadığının resmi rakamlarla ortaya konmasıydı.
Bugüne kadar 29 farklı merkezde açılan 5.800 kursta toplam 145 bin 77 İzmirliye mesleki eğitim verildiği belirtilmişti. Bu eğitimlerin yalnızca sertifikada kalmadığını vurgulayan Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, 37 bin 44 kişinin doğrudan iş görüşmelerine yönlendirildiğini ve 2 bin 694 kişinin de bu sayede istihdama katıldığını açıklamıştı.
Meslek Fabrikası’nın basit bir ticarethane olarak görülemeyeceğinin vurgulandığı açıklamada, binanın özellikle kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını sağlayan dev bir “sosyal politika merkezi” olduğu vurgulanmıştı.
İlginizi çekebilir: Başkan Tugay’dan Vakıflar’a rest: ‘Binaları boşaltmıyoruz, gerekirse ecrimisil öderiz!’