Yıllıklandırılmış cari açığın 35,4 milyar dolara tırmanması, dış ticaret açığının ise yıllık bazda 73,2 milyar doları bulması ekonomideki en hassas başlık olmaya devam ediyor.
ENERJİ VE ALTIN HARİÇ TABLO DAHA HAFİF
Şubat ayı verileri, cari açığın temel belirleyicisinin enerji ithalatı ve altın talebi olmaya devam ettiğini net bir şekilde ortaya koydu.
Özellikle altın ve enerji kalemleri dışarıda tutulduğunda, “çekirdek denge” olarak adlandırılan cari açığın 1 milyar 462 milyon dolar seviyesine kadar gerilemesi, ithal enerjiye olan bağımlılığın mali dengeler üzerindeki baskısını bir kez daha teyit etti.
Aynı dönemde dış ticaret açığının 7 milyar 478 milyon dolar olarak kaydedilmesi ise makroekonomik görünümde dış ticaret dengesindeki açığın cari denge üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü gösterdi.
FİNANSMAN TARAFI VE REZERVLERDEKİ ERİME
Şubat ayı ödemeler dengesi verileri, cari açığın finansman yapısında ve merkez bankası rezervlerinde meydana gelen kritik değişimleri gün yüzüne çıkardı.
Verilerdeki en çarpıcı detay, finansman tarafında portföy yatırımları üzerinden 780 milyon dolarlık net bir sermaye girişi yaşanırken, doğrudan yatırımlarda beklentilerin aksine 138 milyon dolarlık net çıkış kaydedilmesi oldu.
Yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil alımları finansman kalemini destekleyen sınırlı unsurlardan biri olarak kalırken, aynı dönemde resmi rezervlerde 10,6 milyar dolarlık rekor bir azalış yaşanması dikkat çekti.
Rezervlerdeki bu sert düşüş, cari açığın finansmanında dış kaynak girişinden ziyade rezerv kullanımının ağırlık kazandığı bir tabloyu ortaya koydu.
SEKTÖREL KREDİLER DESTEK OLDU
Bankacılık sektörü ve diğer sektörlerin yurt dışından sağladığı kredi kullanımları, finansman kalemindeki açığı kapatmak adına önemli bir rol oynadı. Ancak yıllık bazdaki dış ticaret açığı baskısı, rezerv yönetimi üzerindeki yükü artırmaya devam ediyor.
İlginizi çekebilir: Bakan Fidan’dan İslamabad analizi: “İki taraf da samimi ama İsrail oyunbozan”