Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde bu yıl 4’üncüsü düzenlenen İlim Yayma Ödülleri Töreni’ne katıldı.
Erdoğan konuşmasında “Niçin bizim bir Nobel’imiz olmasın? Bu adımı biz de atarız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki ateşkesi sürekli ihlal ettiğini belirterek, “Adil ve kalıcı barış için, hem ateşkesin devamı için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. İsrail yardımlarımızı engelliyor. Başlarında insanlıktan nasibini almamış bir katil var” diye konuştu.
Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecini başarıya ulaştırmada kararlı olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:
“NİÇİN BİR NOBELİ’MİZ OLMASIN?”
“- İlim Yayma Ödüllerine yönelik teveccüh her programda katlanarak artıyor. Bu yıl üç ayrı dalda 173’ü üniversiteden olmak üzere 188 kurumdan 1324 başvuru ile yeni bir rekor daha kırıldı. İlim Yayma Ödüllerinin önümüzdeki yıldan itibaren uluslararası bir boyut kazanacağını büyük bir memnuniyetle öğrendik. Niçin bizim bir Nobel’imiz olmasın. Bu adımı biz de atarız. İlim Yayma ailemizi bu adımlarından dolayı kutluyorum.
– Bizim ilim geleneğimizin merkezinde insan, hikmet ve kemalat vardır. İnsanı dışlayan, hikmete önem vermeyen, tekamülü reddeden bir anlayışın bizim medeniyet tasavvurumuzda yeri yoktur. Fakat bugün çok önemli bir tehdit ile karşı karşıyayız. İnsan ve varlık sadece maddi boyuta, sadece yapay bir zemine indirgenmek isteniyor. Ama az önce işte ilim erbabımızın yapay zekayı da nasıl tahrif ve tahrip edeceğini gördük.
GAZZE’DE ATEŞKES
-Gazze’de kasıtlı bir kıyım politikası uygulanmıştır. Sağlam kalmış, ayakta kalmış bina neredeyse yok. Bunu görmezden gelmek toplu kıyıma ortak olmaktır
– Gazze’deki soykırımı konuşmamak, bu suça ortak olmaktır. Biz hiç bir zaman susmadık, bundan sonra da susmayacağız.
– Gezi olaylarında İstanbul’a kamp kuran uluslararası medya kuruluşları, Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadı.
– İsrail uyduruk sebeplerle ateşkesi sürekli ihlal ediyor. Hamas’ın sabırlı bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz. Kış aylarına girdiğimiz şu günlerde yaralarını sarmaya çalışan Gazze’deki kardeşlerimize, o çadırların ne durumda olduğunu herhalde televizyonlarda izliyoruz.
– İnsani yardımları yine de ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Türkiye olarak, adil ve kalıcı barış için hem ateşkesin muhafazası hem de insani yardımlar noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Elimizdeki konteynırlardan göndermek istiyoruz. İsrail’in başında insanlıktan nasibini almamış bir katil var.
– Milletimizin mazlum Filistin halkıyla dayanışmasını engellemek için sosyal medyada ve siyonist basın yayın organlarında dezenformasyon kampanyası yürütüldü. Halkı üslupla kutuplaştıran bu nefret dalgasını körükleyen hesapların çoğunun yurt dışından yönetildiği ortaya çıktı. Sanal alemde kendini “muhalif” olarak lanse edenlerin önemli bir kısmının Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan FETÖ’cü hainler olduğu anlaşıldı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
– Şimdi de Terörsüz Türkiye sürecinde aynı oyunun sahnelenmek istendiğini görüyoruz. Ülkemiz ve milletimizle birlikte inşallah tüm bölgenin kaderini değiştirecek, coğrafyamıza huzur, güven ve istikrar getirecek bu stratejik hamlemizin kimi, hangi aktörleri rahatsız ve tedirgin ettiğinin tabii ki farkındayız. Yarım asırlık bir tezgahı bozma çabalarımızın, kan, gözyaşı ve çatışmadan beslenen hangi güçleri telaşlandırdığını çok iyi biliyoruz.
– Bu sefer muvaffak olamayacaksınız. Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin duasıyla inşallah bu sefer başaracağız, hep birlikte başaracağız. 86 milyonla birlikte, kendini bu topraklara ait hisseden on milyonları da yanımıza alarak hep beraber yepyeni bir destan yazmaya başlayacağız.86 milyonla birlikte kendini bu topraklara ait hisseden 10 milyonları da yanımıza alarak hep beraber yepyeni bir destan yazmaya başlayacağız.
ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Sosyal Bilimler Ödülü’nü Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Aktürk’e takdim etti. Prof. Dr. Şener Aktürk bu ödüle ‘Not So Innocent: Clerics, Monarchs, and the Ethnoreligious Cleansing of Western Europe’ adlı çalışmasıyla layık görüldü.
Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri Ödülü’nü ise yapay zeka uygulamalarının, akıllı sensörlerin ve veri işleme sistemlerinin daha hızlı, verimli ve erişilebilir hale getiren MEMS nöristör yapısı geliştirmesiyle Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Barış Bayram TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un elinden aldı.
İlim Yayma Ödülleri 2025 Büyük Ödül’ü ise Ankara Prof. Dr. Özcan Erel, kolay uygulanabilir, güvenilir, düşük maliyetli ve otomasyona uyumlu kolorimetrik TOS yöntemini ve ölçüm kitini geliştirmesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.
Tören, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN FİLİSTİN PAYLAŞIMI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü’ne ilişkin NSosyal hesabından paylaşım yaptı.
İsrail’in saldırılarında şehit olan tüm kahramanlara Allah’tan rahmet niyaz eden ve Türk milleti adına Filistin halkını hürmetle selamlayan Erdoğan, “Kış aylarına girdiğimiz şu günlerde, yaralarını sarmaya çalışan Gazze’deki kardeşlerimize insani yardımları ulaştırmanın gayretindeyiz. Türkiye olarak adil ve kalıcı barış için hem ateşkesin muhafazası hem de insani yardımlar noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. İki devletli çözüm politikamızı 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
BURHANETTİN DURAN: TÜRKİYE FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİNİN ELİNİ BIRAKMAYACAK
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Filistin halkının mücadelesi, bir umut meşalesidir. Bu meşale, özgürlüğe, onura ve barışa giden yolun ışığıdır. Türkiye, bu yolculukta Filistinli kardeşlerinin elini hiçbir zaman bırakmayacaktır” ifadelerini kullandı.
Duran, 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü’ne ilişkin NSosyal hesabından paylaşım yaptı.
Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü’nün, mazlumun sesi olmanın, adaletin yanında durmanın ve insanlığın ortak vicdanına sahip çıkmanın adı olduğunu belirten Duran, Filistin topraklarında yıllardır süren işgal ve zulmün, sadece bir halkın değil, insanlığın da sınavı olduğunu bildirdi.
Tüm baskılara rağmen onuruyla direnen, inancını ve umudunu koruyan Filistinlilerin, adaletin, direnişin ve insanlık onurunun simgesi haline geldiğini vurgulayan Duran, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, Filistin meselesini yalnızca bir bölgesel sorun olarak değil, insanlığın ortak vicdan meselesi olarak görmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız, her fırsatta dünyanın gözü önünde yaşanan adaletsizliğe karşı en gür sesi yükseltmiş; ‘Dünya beşten büyüktür’ diyerek, Filistin halkının sesi olmayan uluslararası sistemin çifte standardına meydan okumuştur. Türkiye, hem insani yardımlar hem de diplomatik girişimlerle Filistin’in yanında olmayı sürdürüyor.”
Gazze’de, Batı Şeria’da, Kudüs’te yaşayanların en temel haklarının korunması, uluslararası hukukun ve insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Duran, şöyle devam etti:
“İnanıyoruz ki, zulüm sonsuza kadar hüküm süremez; adalet mutlaka tecelli eder. Filistin halkının mücadelesi, bir umut meşalesidir. Bu meşale, özgürlüğe, onura ve barışa giden yolun ışığıdır. Türkiye, bu yolculukta Filistinli kardeşlerinin elini hiçbir zaman bırakmayacaktır. Bağımsız, egemen ve başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar, Türkiye, Filistin davasının en güçlü savunucusu olmaya devam edecektir. Filistin’in yarını özgür, Kudüs’ün geleceği aydınlık olacaktır.”