Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

TKDF ve Başkan Tugay protokolü imzaladı: Acil Yardım Hattı artık Karşıyaka'da

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) ile Karşıyaka Belediyesi arasında şiddete

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) ile Karşıyaka Belediyesi arasında şiddete uğrayan kadınlara destek amaçlı oluşturulan Acil Yardım Hattı’nın Karşıyaka’da hayata geçmesi amacıyla protokol imzalandı. ‘Kadına yönelik şiddet önlenebilir, yalnız değilsiniz, biz varız’ sloganını taşıyan Acil Yardım Hattı protokolü ile Karşıyakalı kadınlar şiddet ve istismar vakalarıyla ilgili oluşturulacak hattını arayarak, hukuki-psikolojik ve sosyal destek hizmetini ücretsiz alabilecek. Protokol kapsamında kadına yönelik şiddet, istismar durumlarına karşı kamu kurumu, özel sektör ve sivil toplum örgütü üyelerine eğitimler de verilecek.. 

DEMOKRAT GÜNDEM-Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay ve TKDF Başkanı Canan Güllü arasında Karşıyaka Belediyesi Meclis Salonu’nda protokol imza töreni düzenlendi. 2014 yılından günümüze Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu tarafından işletilen Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı, Türkiye’de kadına karşı şiddetle mücadele etme, şiddeti önleme ve şiddete müdahale etmeye yönelik olarak çalışan ilk ve tek acil yardım hattı. Hattı arayanlar istek, talep ve ihtiyaçları doğrultusunda uzman psikolog, sosyal çalışmacı ve hukukçular tarafından bilgilendiriliyor ve ilgili kurum ve kuruluşlara hızla ulaşmaları sağlanıyor.

CANAN GÜLLÜ: 2021 YILINDA 367 KADIN KATLEDİLDİ

Protokol töreninde bir konuşma yapan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, sadece 2021 yılında 367 kadının erkek şiddetinin kurbanı olduğunu vurgulayarak, “2021 yılında 367 kadın katledildi bu ülkede. Onun 80’i şüpheli ölümdü. Kimi kocası, kimi babası, kimi oğlu kimi sevgilisi ya da dini nikahlı eşi tarafından katledildi. Biz nasıl tarif ediyoruz kadın cinayetlerini? Kadın olduğu için öldürülmek. Kadın olduğu için öldürülenlerin sayısı 2008 yılından bu yana 3 bin 740 kadın. Bu kadınlar ülkede nüfusun yarısını oluşturan kadınların yarısı öldürülüyorsa o ülkede bir sorun var demektir. Bu ülkede bir sorun değil bir çok sorun var aslında. Ancak bu sorunların giderilmesi adına hepimizin elbirliğiyle uzun yıllardır çalıştığımız da bir alan burası. Kadın hareketinin çok uzun yıllardan bu yana eşitlik mücadelesinin geldiği noktada bu ölümlerin olması hepimizi yürekten üzüyor” dedi.

""

GÜLLÜ: 4 ARTI 4 SİSTEMİNDEN HEMEN SONRA 672 BİN ÇOCUK OKUL DIŞI KALDI

“Peki neden? Bu ülkede kadını birey gören bir zihniyet yok. Bu ülkede 4 artı 4 artı 4 sisteminin yürürlüğe girdiği ilk yılda 672 bin çocuk okul dışı kaldı. O ikinci dönemden itibiran kız ve erkek çocuklar okuldan alındı. 270 bine yakını kız çocuğuydu. Tam da o dönemde erken evliliklerin ne kadar çok artığına tanıklık ettik. Hala artıyor” diyen TKDF Başkanı Canan Güllü, kız çocuklarının 4 artı 4 sistemiyle eğitimden uzaklaştırıldığını, erken yaşta evlilik önündeki yasal engellemelerin birer birek kaldırıldığını söyledi.

TKDF Başkanı Canan Güllü, Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası İstanbul Sözleşmesi ve Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele (CEDAW) Sözleşmesi’nden çekilmesinin sonuçlarına dair tespit ve gözlemlerini aktardı.

GÜLLÜ: SİYASAL İSLAM DAYATMASINI ÖNGÖREN UYGULAMALAR VAR

Güllü, Türkiye’nin adım adım Siyasal İslam uygulamalarına geçtiği uyarısında bulunarak, şunları söyledi:  “2016 yılında o dönemki Adalet Bakanı tarafından parlamentoya sunulmuş bir tecavüz düzenlemesi vardı. Resmen tecavüz önergesiydi. Erken yaş evliliğinde suçlanan faillere kamu affının getirilmesini öngörüyordu. Çocukların evliliğine göz yumuluyor. 18 yaş altı bireyin çocuk sayıldığı bir BM Çocuk Hakları Sözleşmesine imza atmışız. Medeni Kanun’da ise 16 yaşa izin veren bir madde var. Ama biz kalkıyoruz ki çocuklar evlensin diyoruz. On binlerin üzerinde kişiye af geldi. Biz göre göre çocuklara tecavüz eden bir toplumun seyircisiyiz yani. Neden? Çünkü bu ülkede iktidarda bulunan partinin bir kadın politikası yok. 4. Ulusal Eylem Planı’nda 3 arkadaş bunun ne kadar eksik olduğunu, çünkü dayanağının İstanbul Sözleşmesi ve CEDAW Sözleşmesi olduğunu söylediğimiz halde, o yürürlüğe konan plan kendi içinde dayanaksız bir biçimde yürümeye mahkum bırakıldı. Bizim itirazlarımız da tutanaklara geçmedi.  Uluslararası İstanbul Sözleşmesi’nin neydi 4 ayağı? Bir, koruma-önleme. İki, koruma, kovuşturma ve politika. E politika ayağı yok sayılıyor bu ülkede. Sonrasında önlemeye yönelik ne görüyorsunuz? Kız çocuklarını evlendiren bir topluma karşı çıkmayan bir yasal mevzuat yoksa. Yine bu ülkede Anayasa Mahkemesi’nin resmi nikah olmadan dini nikah kıyılır maddesi yürürlükte ise, bu çok enteresan bir şey. Şu an kim olursa olsun gidin sokakta, camide hocanın kıydığı nikaha herhangi bir cezai müeyyide göremiyorsunuz. Bunların her biri ayrı bir sistem. Ama bu sistem bir siyasal İslam’ın dayatmasını getiriyor, öngören nüveler. Tabloyu böyle çizin. 2006 yılında ben parlamentoda konuşurken, demişim ki, ılımlı sıcak farketmez bu iktidarın hedefi Türkiye’de laikle birlikte siyasal İslam’ı getirmek. Ne değişti? Ben haksız çıksaydım keşke. Ama haklı çıktık. Bugünden yarına evet kadınlar şöyle olacak diye bir şer’i düzenin içinde değiliz ama kazanımlar içinden gidiyoruz.”

""

GÜLLÜ: SÖZLEŞMEDEN ÇEKİLME HUKUKSUZ, KANUNA AYKIRI

Açıklamalarını, “Bu kötü tablonun içinde bir taraftan da nafakanın içinde eve hapsetme var; bir taraftan şiddet gördüğünüz yerde kolluğa gitmeyin diyen bir boşanma komisyonu var, parlamentoda kurulmuş bir komisyonu. Mesai saatleri içinde kadınlar kolluğa gitmesin diyor bu komisyon. Kadınlar evlensin, çocukları olsun, miras hakkından yararlanamasın. Sonra 2021 Mart’ında İstanbul Sözleşmesi’nden imzayla çekildiğini söyleyen bir karar çıkar. Hukuksuz, kanuna aykırı, yasama yetkisine el koyan ve tek adam rejiminin kararıdır bu. Ben yıllarca şunu söyledim, ben siyaset üstü bir mücadele yapıyorum arkadaşlarımla beraber. TKDF ile. Sahada hiçbir partinin arka bahçesi değiliz. Onu söyleyelim. Kim doğru yapar, şakşaklarız. Kim yanlış yapar avazımız çıktığı kadar da bağırırız. Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat da etmiyoruz” şeklinde sürdüren TKDF Başkanı Canan Güllü, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı ilk dava açan kurumlardan biri olduklarına dikkat çekti.

TKDF Başkanı Canan Güllü, dava sürecine dair bilgi verdi ve ardından Karşıyaka Belediyesi ile imzaladıkları protokolün önemi hakkında konuştu.

""

GÜLLÜ: İLK DAVAYI AÇANLARDAN BİRİYİZ VE…

Güllü, “O günden beri söylüyoruz, ilk davayı açanlardan biriyiz. 220 kurum ve kişi davayı açtı. Gelinen noktada davamızda haklı olduğumuz ortaya çıktı. 3 savcı dediler ki, Anayasa’nın 6, 7, 8, 11, 21’inci maddelerine aykırıdır. Yasama yetkisi burada Cumhurbaşkanına verilmiştir. Türkiye’de şu anda bir kadın politikasızlığının hüküm sürdüğü, kadını birey görmeyen zihniyetin de egemenlik alanını genişlettiği bir toprak alanı, zemininde zeminde yaşıyoruz. Öyleyse, eve çekilip dertlenmemiz mi lazım? Yoksa, bu ülkede Cumhuriyetin kurulmasına emek vermiş kadınlar olarak, birlikte mücadele etmek mi lazım? Hangisinden tarafsınız? Mücadele kazandırır diyen bir kadın olarak, bu mücadelede bugün Karşıyaka Belediyesi ile işbirliği yapıyoruz. Niçin yapıyoruz bu işbirliğini? Kadınların şiddetsiz bir ortamda yaşaması, çocukların istismardan uzak ortamda çocukluğunu yaşaması ve yerelden politika üretmek adına yapıyoruz. Bu imkanı sunduğu ve ileriye doğru gidecek yolda birlikte olacağımız meclis üyelerine, sivil toplum örgütü temsilcilerine ve karar mekanizmalarında temsil edilen muhtar adaylarına teşekkür ediyoruz. Eğitimler vereceğiz. Kadınların daha çabuk, bir telefon yakınlığında ulaşabilecekleri yere ulaşmasını, gerekiyorsa istihdama girmesini birlikte sağlayacağız.”

GÜLLÜ: KADIN BOŞANMAYA GİTTİĞİNDE NAFAKA HAKKI DA ENGELLENMEK İSTENİYOR

Demokrat Gündem’in sorularını da yanıtlayan TKDF Başkanı Canan Güllü, “Kadınların yaşam alanları gittikçe daralıyor. Bu konuyla ilgili neler düşünüyorsunuz?” sorumuza, “Kadın cinayetleri artıyor, önlenmeyen durumlar var, hayata geçirilmeyen politikalar var. Bu anlamıyla da sıkıntı oluyor. Siz kadın istihdamı adına politikalar koymazsanız kadın ekonomik zorluklar yaşar evde şiddet varsa boşanmaya gittiğinde nafakaya sınır getirmeye çalışılıyor çocuklarını okuldan alıyorlar. Söylemi bunun üzerine kurduğumuzda alanlar daralıyor yasaklarla sınırlanmaya çalışılıyor. Bu yasaklar da sonuçları ne olursa olsun şiddeti çekmeme yönünde sokağa atıyor. Boşandıktan sonra öldürülen kadınların sayısına baktığımızda kadınların isyanını görebiliyoruz. Ölümü göze ala ala o şiddet ortamında bulunuyorlar. Bu çok önemli” yanıtın verdi.

""

GÜLLÜ: TEKNOLOJİYİ DE KULLANIYORUZ VE…

“Türkiye Kadın hareketleri çok yaygın fakat sürekli önlerine engeller çıkıyor. Siz de kadın hareketleri yok edilmeye mi çalışılıyor?” sorumuza yanıt veren TKDF Başkanı Canan Güllü, “Kadınlar güçleniyor, sesleri çıkıyor, teknolojiyi de iyi kullanıyorlar bu yüzden de birbirlerine daha çabuk ulaşıyorlar. Covid 19 bir taraftan zorlu olmasına rağmen bir taraftan bizi zoom gibi teknik aletlerle bir araya getirmeye başladı. Ücra köşelerden Amerika’yla aynı anda aynı paneli kullanabiliyoruz. Örneğin, ben akşam Amerika’da bir panele katılacağım ama gitmeme gerek yok, teknoloji o yere gitmeden bizi birleştirdi  ve sadece Türkiye için değil dünya için böyle bir yan yana gelme hareketi var. Kadınlar daha çok güçlendi ve dünyayı korkutuyor. Türkiye Siyasal İslam’dan dolayı kadınlara yer vermemeyi planladığı için de bu süreç biraz engelleniyor” dedi.

GÜLLÜ: EN GÜÇLÜ OLDUĞUMUZ ZAMAN DİLİMLERİNDEN BİRİNDEYİZ ASLINDA

TKDF’nin yaptığı çalışmalarla ilgili de kısa bilgi notu paylaşan TKDF Başkanı Canan Güllü, “Biz tamamen acil yardım hattıyla beraber yerelin politika öğretmesini, özelin bu konuda destek olmasını medyanın zihniyet değişimi için dili değiştirmesi adına çalışmalar yapıyoruz. Bu bir bütün aslında bütünün parçaları. Birbirine entegre ederek aynı süreçte hem politika üretmek  hem dili değişmek hem desteği iş dünyasından alarak kadın istihdama ya da çarpan etkisiyle çalışanlar üzerinden de etkileşim sağlamaya çalışıyoruz. Bence en güçlü olduğumuz zaman dilimlerinden birindeyiz” ifadelerini kullandı.

CEMİL TUGAY: YÜZBİNLERCE KADIN RUHU ÖLDÜRÜLMÜŞ ŞEKİLDE YAŞIYOR

Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’de ilk kez Karşıyaka’da TKDF işbirliğiyle hayata geçirilecek olan Acil Yardım Hattı hakkında değerlendirme yaparak, “Kadınların toplumumuzdaki uğradığı ayrımcılığı hepimiz biliyoruz. Bu toplumun içinde biz de varız. Erkek şiddeti ile öldürülen kadın sayılarını verirken siz, düşündüm, yüzlerce kadın öldürüldü ama on binlerce, yüzbinlerce kadın ruhu öldürülmüş bir şekilde yaşıyor. Görünmeyen cezaevlerinde tutsak yaşamı yaşıyorlar. Bu, ağır ve yüzleşmemiz gereken bir gerçek. Ve hep beraber mücadele etmemiz gereken bir gerçek. O yüzden bu imzaladığımız protokol, kurduğumuz bu acil yardım hattı bizim için de çok değerli, Karşıyaka’da yaşamamıza rağmen. Bunu sadece imzalamak değil, gereğini ciddiyetle yerine getirmek, sorumluluğumuz da var. Bunun bilincindeyiz. Buna dair hiçbir şüpheniz olmasın. Daha fazla çalışmamız gerekiyor kanaatine bir kez daha vardık. Yolumuz gerçekten biraz zor. Ama kararlılık sürdükçe, mücadele kararlılığı sürdükçe başarmamak için hiçbir neden de yok” diye konuştu.

CEMİL TUGAY: PROTOKOLÜN GEREĞİNİ YERİNE GETİRECEĞİZ

Protokol töreninde ve sonrasında Demokrat Gündem’e değerlendirmede bulunan Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Bazı insanlar vardır ya varlığını hissettiğinizde, iyi ki var dersiniz. Sayın Canan Güllü de öyle bir insan. Beraber bu protokolü imzalamak bizler için büyük mutluluk ve onur. Burada doğruları bilmek, bilinçli olmak, hepimizin aslında bu konuda eğitime, daha azla bilgiye donanıma ihtiyacımız olduğunu fark etmek önemli. Yeterli eğitime, bilince sahip olmayan kimsenin mücadeleyi doğru yapması mümkün değil. Bu nedenle bu süreçte protokolün imzasından sonraki süreçte aktif olarak hem kadınlarımızı hem erkeklerimizi, hem kamu kurumlarında hem özel sektörde hem de sivil toplum kurumlarında eğitmek önemli. Bir dahaki buluşmamıza kadar görev ve ödev olarak alıyoruz. Gereğini yerine getireceğiz. Meclisimizin arkasında kadınlarımızın da Atatürk’ümüzün arkasında olduğu bir resim koyacağım. Toplumsal cinsiyet eşitliği komisyonumuzla, partimizin kadın kollarıyla hep beraber bu mücadeleyi vereceğiz” ifadelerini kullandı.

CEMİL TUGAY: TAM OLARAK HAYATA GEÇİRECEĞİZ

Acil Yardım Hattı’nın nasıl çalışacağına dair Demokrat Gündem’e değerlendirmede bulunan Başkan Cemil Tugay, “Şiddete uğrayan kadınların acil başvurması gereken durumlarda arayıp yardım isteyebileceği bir hat bu. Benzer hatlar var başka kurumların da fakat bu hat, birçok başarılı sonuçlara sahip. Her anlamıyla. Hem hukuki hem tıbbi hem sosyal yönleriyle destek sağlıyorlar anında ekonomik destekler sağlıyorlar.  Çok başarılı bir çalışma yürüttükleri için Karşıyaka’da da bunun bilinmesini ve kadınlarca ihtiyaç duyulduğunda kullanılmasını uygun gördük. Biz de bu hattın tanıtımı için aktif olarak çalışacağız. Ayrıca çalışmalar sırasında Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nu bizim desteğimiz gereken yerel yönetim olarak bir sorun olduğunda biz de katkıda bulunacağız. Hem iş birliği hem bu hattı Karşıyaka’da da aynı zamanda tanıtmaya başlayan bir protokol oldu. Çok başarılı oldukları için de özellikle biz Karşıyaka’da bilinmesini önemli buluyoruz. Aslında Türkiye’nin her yerinde bilinmesi lazım. Başka belediyelerle de yine imzalayacaklarını öğrendik. Yaygınlaşacağını tahmin ediyorum. 

Şu an içi sadece Karşıyaka’da yapıldı bu protokol. Ama yakında Balçova’yla da yapılacakmış bugün Canan hanım söyledi. Diğer belediyelerle de aşama aşama yapılacak. Canan hanımın da söylediği çok doğru ve önemli bir şey var.  Türkiye protokol çöplüğüne dönüyor diyor. Protokolleri imzalamakla bitmiyor iş.  Aynı zamanda gereğini yerine getirmek lazım. Takip sürecinde de biz üzerimize düşeni yapacağız. Bunu da herkes görecek” diye konuştu.

TKDF ve Başkan Tugay protokolü imzaladı: Acil Yardım Hattı artık Karşıyaka'da
Demokrat Gündem