Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Trump, İran’a karşı ekonomik savaş ilan etti

60 günlük geçici ateşkes süresinin dolması ve müzakerelerin tıkanmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı “tarihin en ezici” ekonomik savaşını başlattığını duyurdu. Tahran’a can simidi uzatacak üçüncü ülkelere ağır yaptırım tehdidi savuran Washington’ın bu hamlesine karşılık, analistler İran’ın kurduğu “gölge filolar” ve alternatif ticaret ağlarıyla direncini koruduğuna dikkat çekiyor.

60 günlük geçici ateşkes süresinin dolması ve müzakerelerin tıkanmasının ardından

ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve nükleer program başlıklarında yürütülen müzakerelerin çökmesi, küresel dengeleri sarsacak yeni bir boyuta taşındı.

17 Haziran’da imzalanan ve taraflara 60 gün süre tanıyan mutabakat zaptının uzatılmayacağının açıklanmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Tahran yönetimine karşı eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir “ekonomik izolasyon operasyonu” başlatıldığını ilan etti.

ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE SERT TEHDİT: “CAN SİMİDİ UZATAN AĞIR BEDEL ÖDER”

İran’ın kendisine sunulan anlaşma fırsatını değerlendiremediğini savunan Trump; finans kuruluşlarından havalimanlarına, devlet kurumlarından özel şirketlere kadar Tahran ile ticari temasını sürdüren tüm üçüncü ülkeleri doğrudan hedef aldı. Yaptırım çemberinin sınırlarını genişleten ABD Başkanı, şu ifadelerle rest çekti:

“Petrol kaçakçılığı, swap hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri ve paravan şirketler… Bunların hepsinin derhal sonlandırılması gerekiyor. Kim olduğunuzu biliyorsunuz. İran’a herhangi bir tür can simidi sağlayan her ülke muazzam ekonomik sonuçlarla karşı karşıya kalacak.”

Trump ayrıca İran ordusunun ağır darbe aldığını, donanma ve hava kuvvetlerinin imha edildiğini, ulusal para biriminin değerini tamamen kaybettiğini ve ülkenin askeri-ekonomik olarak “pamuk ipliğine bağlı olduğunu” iddia etti.

NEW YORK TİMES ANALİZİ: TAHRAN BU BASKIYA DAYANABİLİR Mİ?

ABD’nin askeri seçeneklerinin sınırlı olması nedeniyle yöneldiği bu radikal ekonomik strateji, uluslararası camiada etkililiği bakımından sorgulanıyor. Amerikan New York Times gazetesinde yayımlanan kapsamlı analizde, 1979’dan bu yana aralıksız yaptırım altında yaşayan İran ekonomisinin bu tür baskılara karşı yüksek bir bağışıklık geliştirdiği vurgulandı.

Analize göre Tahran; Çin ve Rusya’ya ucuza petrol akışı sağlayarak, ABD yaptırımlarının menzili dışında kalan küçük ölçekli bağımsız rafinerileri kullanıyor. Nakliyeyi kara ve demir yolu ağlarına kaydıran İran; kurduğu “gölge filo” ve barter (mal takası) modelleriyle hem sanayisini ayakta tutuyor hem de iç piyasadaki Dolar bağımlılığını en aza indiriyor.

ATEŞKES DÖNEMİNDE 80 MİLYON VARİLLİK SEVKİYAT

İran’ın Haziran ayındaki geçici ateşkes sürecini son derece stratejik kullandığına dikkat çekilen haberde, ülke üzerindeki depolama baskısını hafifletmek amacıyla Boğaz dışında bekletilen 80 milyon varil petrolün hızla ihraç edildiği belirtildi. Yükselen küresel petrol fiyatları sayesinde öngörülenin üzerinde gelir elde eden Tahran’ın, ABD’nin beklediği gibi ekonomik çöküş nedeniyle teslim olmasının zayıf bir ihtimal olduğu kaydedildi.

İran uzmanı Veli Nasr ise mevcut tabloyu değerlendirirken, Tahran’ın geri adım atmayacağını vurgulayarak şunları söyledi:

“Onlar, daha iyi bir anlaşma elde etmenin tek yolunun, şimdiki bedelleri göze alıp küresel ekonomiyi ve Trump’ı köşeye sıkıştırmak olduğuna inanıyorlar. Seçenekleri tam teslimiyet ile sonuna kadar mücadele arasında değişiyor.”

Demokrat Gündem