Komedyen Tuba Ulu’nun bir stand-up gösterisinde Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman hakkında yaptığı espri nedeniyle açılan davanın ikinci duruşması tamamlandı. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen tutuksuz yargılamada, iddia makamı esasa ilişkin mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, Ulu’nun sarf ettiği sözlerin kamu düzenini bozucu nitelikte olduğunu savunarak, sanığın “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan cezalandırılmasını istedi. Sanık ve müdafi avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre talep etmesi üzerine mahkeme, duruşmayı 14 Temmuz saat 11.00’e erteledi.
“Amacım Hicivdi, Aşağılama Kastım Yoktu”
Kimlik tespitinin ardından duruşma salonunda söz alan komedyen Tuba Ulu, önceki celsede yaptığı savunmaları yinelediğini belirtti. Mesleki faaliyetleri kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında sahne aldığını ifade eden Ulu, mahkeme heyetine yönelik beyanında suç işleme kastı taşımadığını vurguladı:
“Bir komedyen olarak Türkiye’nin her yerinde gösteri yaptım ve insanlara dokundum. Yaptığım şaka ve hicivde hiç kimseyi aşağılamak ya da hiç kimsenin değerlerine dokunmak gibi bir maksadım yoktu. Beraatimi talep ediyorum.”
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) takibindeki duruşmada, Ulu’nun avukatları da söz alarak ifade özgürlüğünün evrensel hukuk normlarında rahatsız edici boyutlara ulaşabileceğine dikkat çekti ve müvekkillerinin beraatini istedi.
İfade Özgürlüğünün Sınırları ve Kamu Düzeni Vurgusu
Duruşma savcısı mütalaasında, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) uyarınca ifade özgürlüğünün mutlak olmadığını ve belirli sınırları bulunduğunu hatırlattı. Ulu’nun gösteri esnasında kullandığı “fuck buddy” ve “kadın nikâhı bastırdı” şeklindeki ifadelerin, kadın karakteri gözetilmeksizin doğrudan kadın bedeni üzerinden cinsel nitelikte bir aşağılama barındırdığını öne süren iddia makamı, bu durumun kamu düzenini bozmaya elverişli olduğunu savundu.
Dijital Mecralara Erişim Engeli Getirilmişti
Soruşturma süreci, Tuba Ulu’nun sahne aldığı salondaki performansına ait bir videonun sosyal medyada yayılmasıyla başlamıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, videodaki ifadeleri “tarihi, milli ve manevi değerlere hakaret” ile “müstehcenlik” kapsamında değerlendirerek 9 Nisan’da gözaltı talimatı vermişti. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen ve serbest bırakılan komedyenin X (Twitter) hesabı ile YouTube kanalı, yürütülen soruşturma kapsamında “milli güvenlik ve kamu düzeni” gerekçesiyle Türkiye’den erişime kapatılmıştı.