Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Türkiye’de kızamık vakalarında endişe veren artış

Türkiye’de 2023 yılından bu yana değişken bir seyir izleyen kızamık vakaları, 2026’nın ilk 5 ayında yeniden tırmanışa geçti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre Mayıs 2026 itibarıyla tespit edilen 877 vaka, 2025 yılının tamamındaki toplam tabloyu geride bırakırken, uzmanlar gerileyen aşılama oranlarına dikkat çekiyor.

Türkiye'de 2023 yılından bu yana değişken bir seyir izleyen kızamık

Dünya Sağlık Örgütü’nün sürveyans verileri, Türkiye’de kızamık vakalarının endişe verici seyrini gözler önüne serdi.

2022’de 127 olarak kaydedilen vaka sayısının 2023’te 5 bin 4’e fırlamasının ardından, 2025’te 219’a kadar düşen vakalar 2026’nın ilk beş ayında 877’ye ulaştı.

Türkiye'de kızamık vakalarında endişe veren artış

Tablo, CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala tarafından Meclis gündemine taşınırken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesinde bölgesel aşılama verileri ve aşı reddi istatistiklerinin kamuoyuyla paylaşılması talep edildi.

Aşılama Oranları Eşik Değerin Altına İndi

Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı verilerine göre, Kızamık, Kızamıkçık ve Kabakulak (KKK) aşısı kapsayıcılığı son yıllarda düzenli bir düşüş grafiği sergiledi.

2021 yılında yüzde 96 seviyesinde olan aşı kapsayıcılığı, 2024 yılı itibarıyla yüzde 94’e geriledi.

Kızamığın toplum genelinde salgına dönüşmesini engellemek için bağışıklık oranının en az yüzde 95 olması gerektiğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alpay Azap, Türkiye ortalamasının bu kritik eşiğin altında kaldığını vurguladı. Azap, “Kızamık çok bilinen en bulaşıcı hastalıklardan birisidir. Ama tek rezervuarı insandır ve çok etkili bir aşısı vardır. Aşı kapsayıcılığı yüzde 95’in altına indiğinde kümeler halinde kızamık olguları görmeye başlarız” ifadeleriyle mevcut durumun risklerine işaret etti.

Bölgesel Farklılıklar Risk Yaratıyor

Ulusal ortalamanın yüzde 94 seviyesinde seyretmesine karşın, bölgesel veriler tablo arasındaki belirgin farkları ortaya koyuyor. KKK aşı kapsayıcılığı Batı Marmara’da yüzde 98’e kadar yükselirken; İstanbul’da yüzde 92, Batı Anadolu’da ise yüzde 90 seviyelerine kadar geriliyor.

Özellikle metropollerde ve Doğu Anadolu bölgelerinde kapsayıcılığın düştüğünü belirten uzmanlar, İstanbul’da ikinci doz kızamık aşısı yaptırmayan bebeklerin oranının yüzde 10’u geçtiğini bildiriyor.

Bölgesel düzeyde oluşan bu aşılanmamış çocuk kümeleri, toplumsal salgın riskini doğrudan tetikliyor.

Aşı Tereddüdü Ve Kurumsal Şeffaflık Çağrısı

Aşılama oranlarındaki düşüşün yalnızca doğrudan aşı karşıtlığıyla açıklanamayacağını belirten Prof. Dr. Alpay Azap, birinci basamak sağlık hizmetlerindeki yoğun iş yükü ve bilgilendirme eksikliklerinin aşı tereddüdünü artırdığını savundu.

Bakanlığın aşı reddi verilerini ve aylık il bazlı vaka sayılarını şeffaf bir şekilde paylaşması gerektiğini dile getiren Azap, “Bakanlık sezaryenle uğraştığı kadar aşı tereddüdünü gidermek için uğraşmıyor. Aileleri ikna etmek sadece hekimlere düşüyor” diyerek daha etkin bir kamuoyu bilgilendirmesi yapılması gerektiğini belirtti.

Çocukluk çağı aşılarının zorunlu tutulmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen yasal düzenlemenin tamamlanmadığını hatırlatan uzmanlar, kızamığın yanı sıra boğmaca gibi aşıyla önlenebilir diğer hastalıklarda da benzer risklerin yaşandığına dikkat çekiyor. (Kaynak: DW)

Demokrat Gündem