Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Utku Gümrükçü’den il binasında “kriminal isim” iddialarına yanıt: “Girişte kimseye GBT yapmıyoruz!”

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, parti binasında düzenlediği basın toplantısında, yanındaki isimlere yönelik eleştirilere ve il binasındaki dinlenme odası görüntülerine açıklık getirdi.

Buranın kişisel intikam alma yeri olmadığını, kurultay sürecinde sivil toplum ve örgüt emekçileriyle kapsayıcı bir yönetim kuracaklarını açıkladı.

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, parti binasında düzenlediği basın

DEMOKRAT GÜNDEM- Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından yapılan atama kararının ardından İzmir siyasetinde suların durulmadığı CHP İl Başkanlığı’nda yeni başkan Utku Gümrükçü basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Göreve geliş anında yanında yer alan kadroların geçmişte kendisine muhalif isimler olduğu ve binaya giren bazı kişilerin adli sicil kaydı bulunduğuna dair iddiaları değerlendiren Gümrükçü, parti içi rekabetin kalıcı düşmanlıklara dönüştürülemeyeceğini ifade etti. İl binasındaki tartışmalı odayı gösterme amacının parti adabına vurgu yapmak olduğunu belirten Utku Gümrükçü, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın bazı belediye başkanlarının kendisini engellemeye çalıştığı yönündeki iddialara da net bir çizgi çekti.

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, “Cumhuriyet Halk Partisi’ni tanımayan arkadaşlar böyle eleştiriler getirebilirler. Geçmişte karşımda olmuş birçok isim bugün ‘İzmir için doğru isim Utku Gümrükçü’dür’ diyerek bizimle birlikte çalışma, partiyi toparlamak, derleme, bu sancılıkların hızlı bir şekilde geçmesi için katkı koymaya hazırlar. Benim kimseye geçmişten kaynaklı bir kinim yok. Burası kişisel menfaatler için çalışma yeri değil, kişisel intikamları, öç alma duygusuyla hareket etme yeri değil. Karşılıklı yanlışlar varsa onlar da konuşulacak. Sonuçta yoldaşlık hukukunun içinde bu da var” dedi.

“BİZ BU PARTİ BİNASINA GİRERKEN KİMSEYE GBT YAPMIYORUZ”

Devir teslim gecesi binaya giren topluluk arasında yer alan bir ismin sabıka kaydı üzerinden yürütülen tartışmalara ve basında çıkan “FETÖ yöntemi” eleştirilerine değinen Utku Gümrükçü, CHP kapılarının katkı koymak isteyen tüm kesimlere açık olduğunu dile getirdi.

“BEN PARTİ ADABINA, DİSİPLİNİNE UYMADIĞI İÇİN GÖSTERDİM”

Kamuoyuna yansıyan “yatak odası” iddialarına ilişkin görsellerin sadece bir kurumsal disiplin eleştirisi olduğunu ifade eden CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, örgüt yapılanmasında dışarıdan isim taşınmadığını belirterek, “FETÖ taktiğiyle mücadeleyi en iyi ben yargılandığım, ceza aldığım dönemden bilirim. Tekrar etmeye gerek yok. Ben parti adabına, parti disiplinine uygun olmadığını ifade etmek için o olayı gösterdim. Dinlenme deniyor ama yatış amaçlı kullanılmış. Belki de bu binanın işgal sürecinde kendilerini orada tutmak için, direniş sürecinde o amaçla kullanmışlar.

Diğer iddialara gelince; biz bu parti binasına giderken kimseye GBT yapmıyoruz, öyle bir adetimiz yok. Fi tarihinde ağaç keserken yakalandığı sözünün de ne anlama geldiğini anlayamadım. Kendisinin kriminal bir arkadaş olduğunu zannetmiyorum. Katkı koyan herkese kapımız açık. Listemizi kendi kentinde etkili, güçlü, örgütün evladı, örgütün emekçisi olan; ilde, ilçede, sivil toplum örgütlerinde çalışmış arkadaşlardan kuracağız” dedi.

“İZMİR’İN KÖKLÜ TERCİHLERİNİN YENİ PARTİDEN ETKİLENECEĞİNİ ZANNETMİYORUM”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifasına atıfta bulunan ve yönelik yuvaya dönüş çağrısının genel merkezden bağımsız bir irade olmadığını işaret eden Gümrükçü, kentte kurulacağı iddia edilen yeni yerel oluşumların veya “İzmir Partisi” senaryolarının ana muhalefetin kemikleşmiş tabanını sarsmayacağını öngördü.

1999 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ve parti kademelerinde edindiği tecrübelere dayanarak oy kayıplarının nasıl telafi edileceğini bildiğini savunan Gümrükçü, siyasi projeksiyonunu, “İzmir’de bu yerel seçimlerde konuşulmayan ama görünen bir oy kaybı da var. Bunun sebeplerini de biliyorum, nasıl giderileceğini de biliyorum. Biz bu kucaklaşmayı sağlarsak Cumhuriyet Halk Partisi’nin önünde hiçbir güç duramaz, başta iktidar partisi olmak üzere. Bugün ayrılmış Cemil Bey dışında kimse yok, kurulmuş bir yeni parti yok.

Dolayısıyla birinci önceliğimiz başta Cemil Tugay olmak üzere istifa etmiş arkadaşların yuvaya geri dönmesi. Siyasi tecrübeme dayanarak söylüyorum; İzmir’in tercihlerinin, köklü tercihlerinin birçok olumsuzluğa rağmen bugüne kadar değişmemiş tercihlerinin bundan etkileneceğini zannetmiyorum. Eskisinden daha güçlü bir Cumhuriyet Halk Partisi’ni yerelde inşa etmek için çabalayacağız. İzmir, CHP’dir, CHP kalacak” sözleriyle ifade etti.

GÜMRÜKÇÜ’YE YÖNELTİLEN SORULAR VE YANITLARI:

PARTİ İÇİ ELEŞTİRİLER VE MUHALİF İSİMLERİN YANINIZDA YER ALMASI

SORU: Merhabalar. Geçtiğimiz günlerde buraya gelişinizin görüntüleri kamuoyuna yansıdı, biliyorsunuz çok konuşuldu ve konuşulmaya devam ediyor. Bugün yanınızda bulunan kişilerle ilgili olarak, gerek ilçe başkanlığı döneminizde gerek parti içi süreçlerde sizin karşınızda yer aldığına, aleyhinizde çalıştığına dair iddialar ortaya atıldı, eleştiriler yöneltildi. Buna dair yorumunuzu merak ediyorum.

YANIT: Cumhuriyet Halk Partisi’ni tanımayan arkadaşlar böyle eleştiriler getirebilirler. Yani Cumhuriyet Halk Partili olmak demek, Cumhuriyet Halk Partisi’nde kongrelerde karşı karşıya gelmek demek, başkalarını desteklemek; o gün o salonda, o atmosferle belki birbirine karşı kırıcı ya da gergin olmak demek, Cumhuriyet Halk Partisi’nde sonrasında bir araya gelemeyeceğimiz anlamına gelmez.

Yani gerçekten de tespit doğru; geçmişte ama belediye başkanlığı sürecimizde ama ilçe başkanlığı sürecimizde ama il başkanlığı adaylığı sürecinde karşımda olmuş birçok isim bugün “İzmir için doğru isim Utku Gümrükçü’dür, ben de onun mücadelesine omuz vermek istiyorum, Cumhuriyet Halk Partisi’nin davasına katkı koymak istiyorum” diyerek bizimle birlikte çalışma, partiyi toparlama, derleme ve bu sancılı süreçlerin hızlı bir şekilde geçmesi için katkı koymaya hazırlar. Yakında zaten onları da göreceksiniz.

Yani böyle talepler var deyince kimsenin tanımadığı, bilmediği arkadaşlar değil; kendi kentinde, kendi ilçesinde etkili, güçlü, geçmişte Cumhuriyet Halk Partisi’nde çalışmış, bayrağı yükseltmiş arkadaşlarım. Bugün bu zor günlerde aynı benim gibi partililik bilinciyle partiye sahip çıkmak için bu çatı altında görev alma talepleri var. İsimleri söylesem siz de tanırsınız. Asla kimsenin tanımadığı, bilmediği, dışarıdan getirilmiş vesaire isimler değil. Hepsi örgütün evladı, örgütün emekçisi. İlde, ilçede, sivil toplum örgütlerinde çalışmış arkadaşlardan kuracağız listemizi. Tabii ki biraz yenilikçi de olmamız lazım, hep aynı isimler olmaz; genç, yaşlı, tecrübeli ve enerji dengesini de oturtacağız kurulacak süreçte.

KEMAL KILIÇDAROĞLU VE İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI İLE İLİŞKİLER

SORU: Başkanım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve bazı belediye başkanlarının ismi geçiyor. Fakat sizin yaptığınız araştırmalar ve sizin il başkanı olmamanız yönünde de birtakım çalışmalar yapıldığı iddia edildi. Görüştünüz mü ve aranızdaki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

YANIT: Şimdi şöyle iddia edildi, böyle dendi, arkadaşlar bana böyle söyledi… Ben öyle bir noktada değilim. Kendi gözümle görmediğim, bilmediğim, güvendiğim insanların aktarmadığı hiçbir bilgiye de inanmam ve bunlar yüzünden de kimseye kendimi düşman etmem, kimseye içimde bir nefret beslemem. Yani ben az önce söyledim, bir sevgi dili inşa etmek istiyoruz, biz yoldaşlık hukuku inşa etmek istiyoruz. Ben kendisiyle görüşmedim, kiminle ne temas kurduğunu da bilmiyorum. Belediye başkanlarıyla görüşmeye başladığımızda tabii ki halef-selef olduğumuz büyükşehir belediye başkanı arkadaşımızla da görüşceğiz. Varsa bir endişesi geleceğiz, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında herkese davet edeceğiz, onu da davet edeceğiz.

Benim kimseye geçmişten kaynaklı bir kinim yok. Burası kişisel menfaatler için çalışma yeri değil, kişisel intikamları, öç alma duygusuyla hareket etme yeri değil. Karşılıklı yanlışlar varsa onlar da konuşulacak, sonuçta yoldaşlık hukukunun içinde bu da var. Umuyorum o da kentin birçok yurttaşının talebi doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapacaktır. Biz de il başkanı olarak geçmiş bilgi ve tecrübemizle kendisine olumlu katkı sunacağız, bütün arkadaşlarımıza sunacağımız gibi.

SORU: Özgür Özel İzmir’e gelecek. Yeni parti kurma çalışmaları olduğu belirtiliyor. İzmir’de de yeni bina açılıyor. Özel’i buraya davet edecek misiniz?

Kendisi partimizin milletvekili. Programından benim bilgim de basın aracılığıyla oldu. Bu süreci ben de izliyorum, nereye ulaşacağını görmeye çalışıyorum. Yeni bir bina açılması partiden ayrılmaya bir işaret gibi dursa da, belki kendi arkadaşlarını bir çatı altında toplama, hani bize “koltuk sevdalısı” diyen arkadaşa bir koltuk bulma çabası da olabilir. Özgür Bey’in programından bilgim yok, bu süreci takip edeceğim. Yakın zamanda bir şey olursa sizinle paylaşırım. Buyurun.

SOSYAL MEDYADAKİ HAKARETLER VE TÜZÜK KURALLARI

SORU: Başkanım, şimdi Cumhuriyet Halk Partisi genel üyeleri olan, kültürlü bir partiydi. Ancak son dönemlerde mahkeme kararlarıyla birlikte sosyal medyada özellikle CHP’ye yeni atanan il başkanlarına ya da genel başkanlara çok ağır hakaretler var. Bunlarla ilgili ne düşünüyorsunuz ve bir işlem yapacak mısınız?

YANIT: Cumhuriyet Halk Partisi kültüründe birbirine hakaret yok. Cumhuriyet Halk Partisi kültüründe rekabet vardır, rekabet sonrasında kucaklaşma vardır. Beraber birbirlerinin elini kaldırarak eski, yeni arkadaşlar çalışmaya devam ederler. Geçmişte böyle oldu, biz bu partide böyle büyüdük. Ben daha önce de söyledim; ben de görevden alındım, ben de disipline verildim. Partililiğin içinde vardır. Yani bazen delege olursunuz, bazen olamazsınız; bazen yönetici olursunuz, bazen olamazsınız. Sürekli kazanacağım diye bir konu yoktur. Ben belediye başkanlığı görevinden ayrıldım, belediye başkanlığı görevim bitinceye kadar yani 31 Mart’a kadar partim için çalışmaya, kentim için çalışmaya devam ettim.

Sonrasında kentte ve diğer ilçelerde; yani yakın ilçeler işte Aliağa, Kınık gibi ya da Ödemiş gibi ilçelerde sorabilirsiniz o dönemin ilçe başkanlarına ve adaylarına, kendi karınca kararınca katkımı koydum. Fotoğrafları da var, arşivleri internette, onları da izleyebilirsiniz. Cumhuriyet Halk Partililik böyle bir şey, demek istediğim o. Birbirine hakaret etmek ve bunu bir kalıcı düşmanlığa dönüştürmek bizde yoktur. Yani bugün internetten, sosyal medyadan bir şey yazarsın, yarın o seni arar, sen onu ararsın, üzülürsün; iki taraf da birbirini kırdığı için üzülür, bunun bir orta yolu bulunur.

Ama ısrar varsa, çaba varsa, sürekli bir az önce söylediğim gibi nefrete dönüştürme, bunu partiden ayrılabilmek için bir bahaneye dönüştürme çabası varsa onda da parti tüzüğü ölçüsünde orada ne yazıyorsa o kurallar uygulanır. Yani biz de bugün için bir şeyimiz yok, bir çabamız yok. Ben özellikle sosyal medyada eleştiriyi aşan hakaretleri yapan arkadaşların Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olduğunu düşünmüyorum. Yani yurttaşlar olabilir, seçmenler olabilir, kendi umduğu gibi gitmeyen şeyler gördüğünü düşünen, bireysel tepkilerini yansıtan insanlar olabilir. Basında yazıldığı gibi troll orduları olabilir ama onların ben Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olduğunu düşünmüyorum çünkü parti kültürü alan kimse böyle hareket etmez.

İL BİNASINDAKİ “YATAK ODASI” TARTIŞMASI VE ELEŞTİRİLER

SORU: Başkanım, bu oda konusunu gösterdiniz arkadaşlara. Bu çok tepki topladı. Hatta bir gazeteci, kendisini yakından tanırım siz de tanırsınız, selamları var, bugün ağır bir yazı yazmış. Bunun bir FETÖ yöntemi olduğunu yazmış. Bu konuda çok tepki gösteriliyor. Ne amaçla yaptınız? Buradan ne çıktı, yani orada sonuçta ne var? Bunu biraz daha açıklar mısınız? “Yatak odası” diye ifade ettiniz ama yatak odası gibi görünmüyor, yani o da benim hislerimde; bir koltuk var orada.

YANIT: Şimdi dün akşam televizyonda da açıkladım. Yani bu FETÖ taktiğiyle mücadeleyi en iyi ben bilirim, yargılandım, ceza aldım; daha önce konuştuk, tekrar etmeye gerek yok. Yani CHP binalarında olmayan, CHP geleneklerinde yer almayan bir yapılanma. Dinlenme odası deniyor ama yatış amaçlı kullanılmış.

Belki de bu bina işgali sürecinde kendilerini orada tutmak için, direniş sürecinde o amaçla kullanılmış olabilir; normalde başka amaçla mı kullanılıyordu bilmiyorum. Ben parti adabına, parti disiplinine uygun olmadığını ifade etmek için o olayı gösterdim. Dün akşam da söyledim, yani belki öyledir, buradan bir tartışma açmıyorum, buradan devam etmiyorum. Yani burada öyle sanki uydurma bir konuymuş gibi algı yaratılmaya çalışılıyor, öyle bir konu yok.

CEMİL TUGAY’A ÇAĞRI VE YENİ PARTİ İDDİALARININ İZMİR’E ETKİSİ

SORU: Hayırlı olsun Sayın Başkan. Şimdi az önce ve dün de açıklamanızda Sayın Cemil Tugay’a bir çağrıda bulundunuz. Bu çağrının altında genel merkezin bir görüşü ve genel merkezin de isteği söz konusu mu? Birinci sorum bu. İkincisi, yeni bir parti kurulması söz konusu biliyorsunuz. Bu CHP’yi İzmir açısından nasıl etkiler? Çünkü zaman zaman bugünlerde anketler yayınlanıyor; yeni kurulacak parti nedeniyle CHP’nin oylarının bölüneceği, iktidar ümidinin yok olacağı belirtiliyor. Siz bu düşünceye katılıyor musunuz? İzmirlilere, en azından İzmir için konuşursak, bunu nasıl anlatacaksınız? Eğer bir “İzmir Partisi” söz konusu olursa bir oy kaybı ya da İzmir’in kaybedilmesi gibi durum kaygısı getiriliyor, bu söz konusu olur mu? Bunun önüne geçmek için ne yaparsınız?

YANIT: Cumhuriyet Halk Partisi İzmir’de çok köklü bir parti, yani çok uzun geçmişe sahip. Son 25 yılda Ahmet Piriştina’yla, Aziz Kocaoğlu’yla birçok arkadaşımızın emeği var. Ben 1999’da üye oldum, 2001’de, 2003’te partideydim; Piriştina Büyükşehir Belediyesi’ne geldiğinde biz karşıladık, 2004’te seçimi onunla beraber kazanan ekibin üyesiydim; yönetim kurulu üyesi olarak, sadece gençlik olarak değil, bir daha altını çizeyim. Böyle süreçleri gördüm.

Partiye geldiğimde İzmir’de iki ya da üç belediye vardı; bir tanesi Çiğli’ydi, bir tanesi Güzelbahçe’ydi. Neyi nereden alıp nereye getirdiğimizi, nasıl getirdiğimizi iyi biliyorum; nasıl kaybetmeyeceğimizi de biliyorum. İzmir’de bu yerel seçimlerde konuşulmayan ama görünen bir oy kaybı da var, bunun sebeplerini de biliyorum, nasıl giderileceğini de biliyorum. Buraya geldiğimde tabii herkes her şeyi yüzde yüz bilemez, “Daha iyisini nasıl yaparız” diye o süreçleri de yöneteceğiz.

Az önce yaptığım çağrı genel yönetimlerde parti dışına düşmüş arkadaşları da kapsıyor, yani onları da davet ediyorum, açık söylüyorum. Biz bu kucaklaşmayı sağlarsak Cumhuriyet Halk Partisi’nin önünde hiçbir güç duramaz, başta iktidar partisi olmak üzere. Bugün ayrılmış Cemil Bey dışında kimse yok, kurulmuş bir yeni parti yok. Dolayısıyla birinci önceliğimiz başta Cemil Tugay olmak üzere beraberinde istifa etmiş arkadaşların yuvaya geri dönmesi, işte baba ocağına, ata ocağına geri dönmesi; ikinci önceliğimiz yeni bir partinin kurulmaması.

Genel merkez düzeyinde ona bir çalışma yapılıyordur diye düşünüyorum ama yerelde ben üstüme ne görev düşerse yapacağımı söylemiştim, gene söylüyorum. Kurulduktan sonra ne olur? Ben çok büyük bir olay olacağını düşünmüyorum, yani bugüne kadarki siyasi tecrübeme dayanarak söylüyorum. İzmir’in tercihlerinin, köklü tercihlerinin, birçok olumsuzluğa rağmen bugüne kadar değişmemiş tercihlerinin bundan etkileneceğini zannetmiyorum. Ama tabii ki hep birlikte, yönetim kurulunda görev alacak arkadaşlarla çalışacağız. Eskisinden daha güçlü bir Cumhuriyet Halk Partisi’ni yerelde inşa etmek için çabalayacağız ve bunda da muvaffak olacağımızı düşünüyorum. İzmir CHP’dir, CHP kalacak.

BERABERİNİZDEKİ KİŞİLERİN ADLİ SİCİL İDDİALARI VE ROMANLAR KONFEDERASYONU

SORU: Şimdi buraya geldiğinizde yanınızda olan kişilerin partililer olduğunu belirttiniz. Bir gazeteci bir itirazda bulundu, bir fotoğrafınızı buldular ve yanınızda olan kişinin disiplin suçu olduğunu, daha önce siciliyle alakalı bazı iddialarda bulundu…

YANIT: Disiplin değil de herhalde bir adli sicil kaydı kastediliyor.

SORU: Yani sonuç olarak adli bir siciliyle alakalı sorunlar olduğunu söyledi ve bu iddialarını destekleyecek delilleri açıklayacağını da söyledi. Yanınızdaki o kişi partiliydi anladığım kadarıyla ama onun dışında kimlerdi? Çünkü İstanbul’dan Romanlar Konfederasyonu Başkanı olan, partili değil ama “Romanlar olarak biz başkanımızın yanındayız, Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz” gibi bir açıklama da yaptı.

YANIT: Şimdi biz bu parti binasına girerken kimseye GBT yapmıyoruz, yani öyle bir adetimiz yok. Dolayısıyla “fi tarihinde ağaç keserken yakalandığı” sözünün de ne anlama geldiğini ben anlayamadım açık söyleyeyim. Bunu hani bir şey olarak da söylemiyorum, elbette ki bir suç işlemiş, ondan kaynaklı yargılanmış olabilir, cezasını çekmiş de olabilir. Yani Türkiye’de mahkeme görmemiş insanlar var ama mahkeme görmüş yurttaşlarımız da var.

Kendisinin böyle kriminal bir arkadaş olduğunu zannetmiyorum. Neden derseniz; aynı arkadaş burada direniş eylemlerine de destek olan, birkaç gün önce ya da ondan iki ay önce Meslek Fabrikası direnişine de katkı koyan, ondan iki yıl önce önceki büyükşehir belediye başkanının çalışmasında orada katkı koyan bir arkadaş. Yani Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir parti; dün orada olur, bugün burada olur ki üye olmak zorunda da değil, katkı koyan herkese kapımız açık. Yani dediğim gibi konu böyle. Başka soru var mı arkadaşlar? Teşekkür ediyoruz arkadaşlar, ayağınıza sağlık.

İlginizi çekebilir: “Biz fetih mantığıyla gelmedik”: Utku Gümrükçü’den çarşaf liste taahhüdü

Demokrat Gündem