İzmir, 2009 yılından bu yana en şiddetli yağış rejimine tanıklık ederken, Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan korkutan bir açıklama geldi.
Şube Başkanı Koray Çetin Önalan, plansız yapılaşma ve kontrolsüz yamaç kazılarının kenti heyelan tehdidine açık hale getirdiğini belirterek; Narlıdere, Uzundere ve Kadifekale gibi riskli bölgelere dikkat çekti. Önalan, “Bu müneccimlik değil, plansızlığın faturasıdır” dedi.

Menemen’de geçtiğimiz günlerde yaşanan istinat duvarı çökmesi ve 151 kişinin tahliyesi, İzmir’in yamaç yerleşimlerindeki tehlikenin sadece bir örneği.
Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, yağış rejiminin olağanın dışına çıktığı bu dönemde İzmir’in topografik yapısının alarm verdiğini vurguladı.
“TOPRAK SUYA DOYDU; HEYELAN KAÇINILMAZ HALE GELDİ”
İzmir’in jeolojik hafızasına dikkat çeken Önalan, mevcut durumun vahametini şu sözlerle özetledi: “İzmir’de 2009’dan bu yana görülen en kuvvetli yağışları alıyoruz. Toprak suya doydu ve yamaç eğiminin fazla olduğu yerlerde heyelan artık kaçınılmaz bir risk haline geldi. Sadece yağış değil; kontrolsüz kazılar, orman yangınlarıyla yok olan bitki örtüsü ve plansız kentleşme bu süreci tetikliyor. Önümüzdeki birkaç ay boyunca heyelan tehlikesiyle yaşamaya alışmalı ve acil önlem almalıyız.”
RİSKLİ BÖLGELER: KADİFEKALE, NARLIDERE, UZUNDERE
İzmir’in heyelan envanter haritasında potansiyel tehlike taşıyan noktaların belli olduğunu hatırlatan Önalan, geçmişte “Afete Maruz Bölge” ilan edilen Kadifekale örneğini verdi.
Yamaç eğiminin yüksek olduğu bölgelerde yapılan kontrolsüz toplu kazıların “pimli bombadan farksız” olduğunu belirten uzmanlar, özellikle sismik aktivitelerin (depremlerin) de bu hareketliliği her an tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
MİKRO BÖLGELEME ÇÖZÜM OLABİLİR
Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Çetin Önalan, felaketlerin önüne geçilmesi için radikal adımlar atılması gerektiğini savunuyor. Buna göre Türkiye heyelan envanter haritasındaki aktif bölgeler hızla güncellenmeli. Heyelan riski taşıyan ve teknik olarak önlem alınamayan alanlar derhal imara kapatılmalı.. İstinat duvarı ve drenaj çalışmaları “göz kararı” değil, mutlaka sondajlı jeoteknik etütlere dayanarak yapılmalı.
İlginizi çekebilir: Kadın dostu kent İzmir UCLG-MEWA Zirvesi’nde
