Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Veteriner Hekimleri Odası'ndan yeni yasa tepkisi: 'Böyle çıkacaksa çıkmasaydı'

İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Gökhan Özdemir, Türkiye Büyük Millet

İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Gökhan Özdemir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) geçerek yasalaşan Hayvan Hakları Kanunu'nun birçok eksikliğe sahip olduğunu belirterek, “Böyle çıkacaksa çıkmasaydı' demek zorunda kaldık” diyerek tepki gösterdi.

DEMOKRAT GÜNDEM-Konuyla ilgili bir açıklama yapan Oda Başkanı Gökhan Özdemir, “1 Temmuz itibariyle yeniden gündeme gelen ve TBMM de görüşülerek 9 Temmuz günü kabul edilen Hayvanları Koruma Kanunu'nu görünce yeniden başa sarıyoruz diye düşündük. Çünkü hayvanlara eziyet, işkence, hayvanların öldürülmesi fiillerinin kabahat kapsamından suç kapsamına alınması dışında ne yazık ki hayvan hakları adına bir gelişme olmamış. Ceza hukuku bakımından yapılan değerlendirmeler de belirtilen hapis cezalarının caydırıcı olmayacağı yönünde olunca aylar önce söylediğimiz gibi "Böyle çıkacaksa çıkmasaydı" demek zorunda kaldık” dedi.

 

'HAYVAN HAKLARININ KORUNMASI İNSANİ BİR GÖREV VE…'

Hayvan ticaretinin kontrol altına alınamaması, tehlike arz eden hayvan ırkları konusuda sahipli sahipsiz tüm hayvanların kimliklendirilmesi başta olmak üzere kanunla düzelmesi ve düzenlenmesini ümit ettikleri pek çok noktanın yetersiz kaldığını savunan İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Özdemir, “Biz Veteriner Hekimler olarak hayvan haklarının korunmasının insani bir görev olmasının yanında insan haklarının korunması yolunda çok önemli bir adım olduğunun bilincindeyiz. Gerek sahipli gerekse sahipsiz hayvanların sağlıklı olmasını sağlamak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

 

İZMİR VETERİNER HEKİMLER ODASI BAŞKANININ DİKKAT ÇEKTİĞİ NOKTALAR VE ELEŞTİRİLERİ İSE ŞU ŞEKİLDE OLDU:

“2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu güncelleniyor. Aslında uygulama aşamalarındaki aksaklıklar giderilmesi gereken 5199 ile ilgili beklentilerimizi daha doğrusu olması gereken değişiklikleri yıllardır anlatıyoruz. Ancak 2019 yılında oluşturulan TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu çalışmalarına kadar bu konuda bir umudumuz yoktu ne yazık ki. Bu komisyon toplantılarına katılarak ve Komisyon üyelerine ulaşarak bizler de konunun tüm ilgilileri gibi görüşlerimizi bildirdik. Ortak ve anlamlı görüşlerin oluştuğunu görünce ve Komisyon Raporunu okuyunca da umutlanmıştık.

 

1 Temmuz itibariyle yeniden gündeme gelen ve TBMM de görüşülerek 9 Temmuz günü kabul edilen Hayvanları Koruma Kanunu'nu görünce yeniden başa sarıyoruz diye düşündük. Çünkü hayvanlara eziyet, işkence, hayvanların öldürülmesi fiillerinin kabahat kapsamından suç kapsamına alınması dışında ne yazık ki hayvan hakları adına bir gelişme olmamış. Ceza hukuku bakımından yapılan değerlendirmeler de belirtilen hapis cezalarının caydırıcı olmayacağı yönünde olunca aylar önce söylediğimiz gibi "Böyle çıkacaksa çıkmasaydı" demek zorunda kaldık.

 

Mevcut durumda hayvanların ticaretinin kontrol altına alınamaması, hayvanların bu faaliyetler sırasında bakım şartlarının kötü olması çözüm beklediğimiz noktalardandı. Ama gördük ki bu sorunlara çözüm olacak bir düzenleme de caydırıcı bir ceza da yok. Hatta aslında can statüsü kazandırdık derken bir eşya gibi katalogtan seçilmeleri düzenlemesinin geldiğini gördük.

 

Mevcut durumda tehlike arz eden köpek ırkları konusu ciddi bir sorundu. Hem hayvan haklarına aykırı bir uygulama hem hayvan sahibini suçlu duruma düşüren hem de belediye bakımevlerinde ciddi yük oluşturan bir uygulama vardı. Beklentimiz yasaklı ırk konusunun yasadan çıkarılması ve sahiplenenlere sıkı denetim şartı getirilmesi iken baktık ki aynı düzenleme devam ediyor. Yıllardır çare olmayan uygulamadan yeniden medet umuluyor. Anlam veremedik.

 

Mevcut durumda nüfus yoğunluğuna bakılmaksızın tüm belediyeler hayvan nüfus kontrolünden sorumlu iken kısırlaştırma, aşılama, işaretleme çalışmaları yapmaları gerekirken yapmadığı için sahipsiz hayvanların refahı da insanların huzuru da sağlanamıyordu. Çünkü Hayvanları Koruma Kanunu çalışmaları, denetleyen için de denetlenen için de hep en önemsiz ve yapmaktan imtina edilen konular olmuştu. Hiç kimse de bu keyfi uygulamalara dur diyecek ciddi cezalar almadı. Dolayısıyla yeni yasa ile 25 binden az nüfusu olan belediyelere ayrıcalık tanınması eskisinden de beter bir uygulama olarak karşımızdadır. Hele bir de zaten görevlerini öteleyerek yapmayan belediyelere yine süre tanınması hayvan nüfus kontrolü çalışmalarına vurulan büyük bir darbe olmuştur.

 

En çok gündemde olan bir kaç maddesi üzerinden yeni 5199'u bu şekilde değerlendirebiliriz. Bu açıdan ayrıntıları ile ele aldığınızda sizler de bize hak vereceksiniz. Biz Veteriner Hekimler olarak hayvan haklarının korunmasının insani bir görev olmasının yanında insan haklarının korunması yolunda çok önemli bir adım olduğunun bilincindeyiz. Gerek sahipli gerekse sahipsiz hayvanların sağlıklı olmasını sağlamak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.

 

Yine başa sardık belki ama umutsuzluğa kapılmadan çalışmaya ve anlatmaya devam edeceğiz.

 

Sayın seçilmişler; "Madem Hayvanları Koruma Kanunu budur" diyorsunuz. Öyleyse uygulanması için gerekli tüm çalışmayı yapmak da görevinizdir. Denetimleri her madde için ciddi şekilde baştan sona takip edecek Veteriner Hekim kadrosunu kurmak zorundasınız.

25 bin nüfusun üzerindeki tüm Belediyelerde Veteriner İşleri Müdürlüğü ve hayvan bakımevi kurulmasını sağlamak zorundasınız. Bu bakımevlerinde sürgün personel değil gönüllü personeli çalıştırmak zorundasınız. 25 bin nüfus altındaki ilçelerin yükünü kaldırıp koordinasyonu sağlamak için Büyükşehir Belediyelerinde Veteriner Hizmetleri Daire Başkanlığı'nı kurdurmak zorundasınız.

Türk Ceza Kanunu kapsamına alınan her hayvan hakkı ihlali için kamuda suç duyurusunda bulunacak ve bunu takip edecek personel sayısına ulaşmak zorundasınız.

Tehlike arz eden köpek ırkları başta olmak üzere sahipli sahipsiz tüm hayvanları kimliklendirmek ve bunu kamu olanakları ile yapacak, işleyen ve sağlam bir sistemi kurmak zorundasınız.

Yetkili seçilmiş ve atanmışları hayvan haklarının önemi konusunda eğitmek, farkındalıklarını arttırmak zorundasınız.

Aksi taktirde biliyoruz ki iş yine başa düşecek.

Biz Veteriner Hekimler olarak her zaman olduğu gibi sadece elimizi değil emeğimizi ve yüreğimizi taşın altına koyarak Veteriner Hekimliği hizmetlerimizi vermeyi sürdürecek, hem hayvanlar hem de insanlar için mesleğimizin ve önerilerimizin vazgeçilmez olduğunu anlatma yolunda mücadelemize devam edeceğiz.”

Veteriner Hekimleri Odası'ndan yeni yasa tepkisi: 'Böyle çıkacaksa çıkmasaydı'
Demokrat Gündem