Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

YENİ Parti İzmir’den alternatif kutlama: ‘Bu Cumhuriyet hepimizin’

Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı,

Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, kentin kalbi Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na resmi çelenk sunma töreni düzenledi.

YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir milletvekilleri, il yöneticileri, belediye başkanları, ilçe başkanları ve meclis üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleşen törende; İl Başkanı Güç, Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ve Gençlik Kolları Başkanı Efe Orbay Tekün ile birlikte anıta çelenk bıraktı.

İZMİR KURTULUŞTAN KURULUŞA UZANAN MİLLİ MÜCADELE SİMGESİDİR

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kürsüye geçerek partililere ve İzmirlilere seslenen YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, kentin tarihsel ve ekonomik misyonuna parantez açtı. İzmir’in Milli Mücadele’deki öncü rolünü anımsatan Güç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Aziz İzmirliler, Cumhuriyetimizin 103. Yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurundayız. Ulu Önderimiz 1935’te, Millî Mücadele’nin ardından kurulan yeni Türkiye’yi şöyle anlatıyordu: ‘Uçurum kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş… Ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız inkılâplar… İşte Türk Genel Devrimi’nin bir kısa ifadesi…’ Biz milletçe uçurumun kenarından başladık. Ve sonra hep birlikte ayağa kalktık. İzmir ise bu kutlu mücadelemizin simgesidir. Zaferin denize ulaştığı şehirdir. 15 Mayıs 1919’da başlayan işgal günlerinde, ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’in adıyla özdeşleşen direniş, günden güne büyüyen millî mücadelemizin kıvılcımı oldu. 9 Eylül 1922’de İzmir kurtuldu; yeni bir dönem başladı.

Ancak zafer, millî mücadelemizin sonu değildi, asıl mesele bağımsızlığımızı kalıcı kılmaktı. Nitekim şehrimizin yaraları daha sarılmamışken, 17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi toplandı. Çiftçisi, esnafı, işçisi masaya oturdu. Savaşın ardından ülkenin nasıl kalkınacağı, üretimin nasıl artırılacağı, ekonomik bağımsızlığın nasıl sağlanacağı konuşuldu. İzmir’in tarihimizdeki yeri tam da burada netleşiyor; işgalden kurtuluşa, kurtuluştan kuruluşa uzanan millî mücadele dönemimizin simgesidir İzmir… Çünkü bir ülkeyi kurtarmak başka, o ülkede insanların yüzünü güldürecek güvenli, huzurlu ve adil bir hayat kurmak başkadır. Bağımsızlık, yurttaşın sofrasında, emeğinde ve geleceğe dair umudunda karşılık bulmalıdır.”

CUMHURİYET SOFRADA EKMEK, EVDE HUZUR, OKULDA FIRSAT EŞİTLİĞİDİR

Konuşmasında ekonomik sıkıntılara ve vatandaşın geçim mücadelesine değinen Başkan Çağatay Güç, Cumhuriyet değerlerinin ancak adil bir gelir dağılımıyla hissedileceğini belirtti.

Toplumsal kesimlerin kriz altında ezildiğini ifade eden Güç, şunları kaydetti: “Şunu bugün söylemekte önem görüyorum; Atatürk’ün sözleriyle, Cumhuriyet ‘bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.’ Bugün ise insanlarımız çalışıyor ama geçinemiyor; emek veriyor ama karşılığını alamıyor. Kemeraltı’nda kepenk açan esnaf da, Tire’de ve Ödemiş’te tarla ve ahırda çalışan çiftçi de, Aliağa’da vardiyayla çalışan işçi de, Bornova’da ve Buca’da kirayı denkleştiremeyen genç de aynı hesabın içindedir. Birikim yapmak bir yana, yarınını güvence altına almakta zorlanıyor. Gençler kendi ülkelerinde bir gelecek kuramıyor. Emeklilerimiz, yıllarca verdikleri emeğin ardından yaşam mücadelesi veriyor.

Değerli İzmirliler, Cumhuriyet sofrada başlar! Sofrada ekmek, evde huzur, okulda fırsat eşitliği, hayatta adalet, gelecekte umut varsa Cumhuriyet gerçek anlamını bulur. Çünkü Cumhuriyet, her yurttaşın eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürme hakkıdır. Cumhuriyet’i yaşatmak, o zaferlerin kurduğu ülkeyi daha adil, daha güçlü ve daha yaşanır hale getirmektir.”

İSTANBUL’A İHANET EDENLER BASMANE ÇUKURU ÜZERİNDEN İZMİR’E GÖZ DİKİYOR!

Kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen arsa üzerindeki ihale ve devir adımlarına sert tepki gösteren YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, kentsel rant iddiasını gündeme taşıdı. İzmir toprağının pazarlık konusu yapılamayacağını söyleyen Güç, şu sert uyarılarda bulundu: “Kıymetli hemşehrilerim, İstanbul’a ihanet ettiklerini kendi ağızlarıyla itiraf edenler, bugün gözlerini İzmir’e dikmişler! İstanbul’da uyguladıkları rant siyasetini, bugün ilk iş olarak ‘Basmane Çukuru’ arazisi üzerinden İzmir’e taşımak istiyorlar. Buradan açıkça söylüyorum: İzmir’in toprağı, arsası ve kamusal değerleri kimsenin siyasi hesaplarının ve rant pazarlıklarının malzemesi değildir! İzmir’in geleceğini kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklara teslim etmeyeceğiz. İzmir’in geleceği üzerinden kimlerin, hangi yetkiyle, kimin yararına karar verdiğinin hesabını soracağız.”

BU MEMLEKET HEPİMİZİN, BU CUMHURİYET HEPİMİZİN!

Umutsuzluğa yer olmadığını ve tarihsel emaneti yarınlara taşımakta kararlı olduklarını belirten Başkan Güç, konuşmasını şu coşkulu temennilerle tamamladı:

“Kıymetli yurttaşlarım, asla umutsuzluğa kapılmayınız. Milletimiz, tarih boyunca en zor şartlarda bile bağımsızlığından ve kendi geleceğini kurma iradesinden vazgeçmedi. Cumhuriyet, işte bu iradenin eseridir. İzmir, 1923’te savaşın küllerinin üstünde masaya oturdu ve ülkenin yolunu birlikte çizdi. Bugün de çıkış yolu aynı: ortak akıl, dayanışma ve birlikte üretme iradesi. Bugün de önümüzdeki güçlükleri aşacak güce sahibiz. Yeter ki birbirimize güvenelim, aklı ve bilimi rehber edinelim, adaletten ve dayanışmadan ayrılmayalım. Yeter ki bu ülkenin geleceğini ortak davamız bilelim.

Unutmayın; bu memleket hepimizin, bu bayrak hepimizin, bu Cumhuriyet hepimizin. Bizi birbirimize bağlayan, Cumhuriyet’imizi daha güçlü yarınlara taşıma irademizdır. Bizden önceki kuşaklardan bir emanet devraldık. Bu emaneti; bağımsızlığını koruyan, gücünü adaletten alan, ilelebet payidar kalacak bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak devretmek, tarihimize ve milletimize borcumuzdur. İzmir’den, kurtuluşun ve kuruluşun şehrinden, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında mücadelemizi; emeğin karşılığını bulduğu, adaletin herkese ulaştığı, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı, yurttaşların yarınından korkmadığı bir Türkiye inşa etmek için veriyoruz. Ruhun şad olsun Atam! Ruhunuz şad olsun vatanperver şehitlerimiz! Ruhunuz şad olsun Cumhuriyetimizin kurucuları! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın Cumhuriyetimiz! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.”

Öte yandan tören sırasında kürsü elektriğinin kesilmesi üzerine sert tepki gösteren YENİ Parti İl Başkanı Çağatay Güç, hamlenin arkasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın talimatı olduğunu öne sürdü.

Tugay’ı sert ifadelerle hedef alan Güç, şu değerlendirmelerde bulundu: “Cemil Tugay’ın talimatıyla elektrik verilmemesi, AKP iktidarının ülkemizin umudu olan YENİ Parti’den ne kadar korktuğunun bir sonucudur. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, aldığı oylara karşı sorumluluk taşıyan bir makamdır. Ancak Cemil Tugay ise bu şehrin en yalnız, en mutsuz ve en umutsuz kişisidir. İzmir halkından kaçan, korkarak siyaset yapan ve AKP iktidarının tehditlerine boyun eğen Cemil Tugay, Basmane arazisi üzerinden alınan kararların hesabını İzmir halkına vermek zorundadır.”

YENİ Parti İzmir'den alternatif kutlama: 'Bu Cumhuriyet hepimizin'
Demokrat Gündem