DEMOKRAT GÜNDEM-HABER MERKEZİ-Geçmişte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın yüksek katlı yapılanmayı “İzmir’in kalbine hançer saplamak” olarak nitelediğini hatırlatan Güç, iktidar kanadının bugün gelinen noktadaki tutumunu sorguladı.
İzmir siyasetinde tartışmaları yeniden alevlendiren Basmane Çukuru dosyası, YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından sosyal medya üzerinden gündeme taşındı.
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’ya yönelik eleştirilerde bulunan İl Başkanı Çağatay Güç, kamuoyunun protokol, imar planları ve satış sürecine ilişkin şeffaf yanıtlar beklediğini belirtti.

Tartışmanın farklı mecralara çekilmek istendiğini vurgulayan Güç, iktidar partisinin geçmişte verdiği demeçler ile bugünkü pratikleri arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
“HAMZA DAĞ ‘İZMİR’İN KALBİNE HANÇER’ DEMİŞTİ, ŞİMDİ NE DEĞİŞTİ?”
AK Parti’nin geçmişteki söylemleri ile bugünkü adımlarının taban tabana zıt olduğunu savunan Çağatay Güç, konuya ilişkin parti açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “AKP İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’ya Basmane Çukuru konusunda sorular yönelttik. Ancak kamuoyunun yanıt beklediği protokol ve satış süreci yerine tartışmanın başka başlıklara taşındığını görüyoruz. Sayın Saygılı’ya öncelikle kendi partisinin geçmişteki açıklamalarını hatırlatmak istiyoruz.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, 9 Aralık 2024 tarihinde Basmane Çukuru’ndaki yüksek katlı yapılanmayı ‘İzmir’in kalbine hançer saplamak’ olarak nitelendirmiş ve buna karşı mücadele edeceklerini açıklamıştı. Bugün ise aynı alanda imar planından protokole, mülkiyet ilişkilerinden satış sürecine kadar önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu nedenle AKP İzmir İl Başkanlığının geçmişte dile getirilen şehircilik kaygılarını bugün nasıl değerlendirdiğini öğrenmek istiyoruz.”
“İZMİR’İN GELECEĞİ Mİ, YOKSA KARARLARI KİMİN VERDİĞİ Mİ?”
Tartışmaların sadece Basmane Çukuru ile sınırlı kalmadığını, genel bir şehircilik ve zihniyet sorunu haline geldiğini ifade eden YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, iktidara yönelik çağrısını şu sözlerle sürdürdü: “Dün İzmir’in kalbine hançer olarak nitelendirdiğiniz yapılanma konusunda bugün hangi noktadasınız? Sizin için belirleyici olan İzmir’in geleceği mi, yoksa bu geleceğe ilişkin kararları kimin verdiği mi?
Üstelik şehirlerin geleceğine ilişkin bu tartışma yalnızca İzmir’e özgü değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ekim 2017 tarihinde İstanbul’un şehirleşmesini değerlendirirken ‘Biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum’ ifadelerini kullanmıştı. Bu sözler, Türkiye’de şehircilik politikalarının ve geçmişte alınan kararların sonuçlarının sorgulanması bakımından önemlidir. Bugün İzmir’de Basmane Çukuru tartışılırken de aynı sorumluluk anlayışına ihtiyaç vardır.”
HÜKÜMETE KÖRFEZ, TRAFİK VE ULAŞIM TEPKİSİ
İzmir’in kronikleşmiş ulaşım ve çevre sorunlarının çözümünde merkezi hükümetin sorumluluklarına da değinen YENİ Parti İl Başkanı Çağatay Güç, yatırımların takipçisi olacaklarını vurgulayarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İzmir’in ulaşım, çevre ve altyapı sorunlarının çözümünde yerel yönetimlerin olduğu kadar merkezi hükümetin de görevleri bulunmaktadır. İzmir’in trafik sorununu konuşuyorsak, yıllardır gündemde olan İkinci Çevre Yolu projesinin neden tamamlanamadığını ve merkezi hükümetin bu yatırım için nasıl bir takvim öngördüğünü de konuşmalıyız. İzmir Körfezi’nin temizliğini konuşuyorsak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının İzmit Körfezi’nde yürüttüğü dip çamuru temizliği çalışmalarını hatırlamalı; İzmir Körfezi için ayrılan kaynakları, üstlenilen sorumlulukları ve planlanan çalışmaları da sorgulamalıyız.”

