Akbelen Ormanı ve çevresindeki köyleri kapsayan acele kamulaştırma kararlarına karşı verdiği mücadeleyle tanınan Esra Işık’ın yargılandığı davanın ikinci perdesi 1 Haziran Pazartesi günü Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılıyor.
İlk duruşmada adli kontrol şartıyla tahliye edilen Işık’ın avukatları, davanın sadece bir “direnme” davası olmadığını, yaşam alanlarının korunması mücadelesi olduğunu vurguladı.
‘BİLİRKİŞİLİK MEVZUATINA AYKIRI DAVRANILDI’
Duruşma öncesinde savunma tarafının yaptığı yazılı açıklamada, davaya müdahil olan bilirkişiler hakkında flaş bir adım atıldığı duyuruldu.
Bilirkişilerin mevzuatta belirlenen “azami dosya sayısı” sınırını aşarak görev aldıklarını belirten avukatlar, bu durumun bilirkişilik ilkelerine aykırı olduğunu savundu. Söz konusu bilirkişiler hakkında, bağlı oldukları Bilirkişilik Bölge Kurulları’na şikayet başvurusu yapıldığı açıklandı.
‘DANIŞTAY KARARI YOK SAYILIYOR’
Savunma ekibi, acele kamulaştırma kararının Danıştay tarafından hukuka aykırı bulunduğunu hatırlatarak; “Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararına rağmen, el koyma davaları ısrarla devam ettiriliyor. Esra’nın engellediği iddia edilen o keşif, artık hukukilik vasfını yitirmiş bir işlemdir. Danıştay kararının getirtilmesini ve bilirkişi skandalının aydınlatılmasını talep ediyoruz” iddialarında bulundu.
”ESRA’NIN HAK SAVUNUCULUĞU CEZALANDIRILIYOR”
Avukatlar, Işık’ın bir şirketin çıkarları uğruna yok edilmek istenen zeytinlikleri ve tarım arazilerini savunduğunu belirterek, “Esra, ekokırım suçlarının önüne geçmek isteyen anayasal sorumluluğunu yerine getiren bir yurttaştır. O, yaşamı savunduğu için yargılanıyor” ifadelerini kullandı.
İlginizi çekebilir: Schengen’de ret şoku: Türk vatandaşlarına hangi ülkeler kapıyı kapattı?