Küresel piyasalarda emtia cephesinde yaprak dökümü yaşanıyor. Eylül ve ekim aylarında ivme kazanan düşüş dalgasıyla birlikte ons altın eylülde yüzde 6,45, ekimde ise yüzde 6,87 gerileyerek iki aylık süreçte 4 bin 448 dolardan 3 bin 875 dolar seviyesine kadar çekildi.
Teknik olarak kritik bir destek noktası sayılan 3 bin 940 dolar barajının da aşağı yönlü kırılmasıyla ons altın Ekim 2025’ten bu yana en düşük seviyesini gördü.
Küresel altın fiyatlarındaki geri çekilmeyle birlikte iç piyasada gram altın ağustos ayındaki 6 bin 899 TL seviyesinden ekim sonu itibarıyla 6 bin 220 TL’ye düşerek iki ayda toplam yüzde 9,85 değer kaybetti.
SERT DÜŞÜŞÜN ALTINDAKİ NEDENLER NELER?
Uzman değerlendirmelerine göre değerli metaldeki bu kan kaybının arkasında 4 ana başlık öne çıkıyor.
- 1. Yükselen Petrol Fiyatları ve Enflasyon Kaygısı: ABD’deki 3 Kasım seçimleri öncesinde Orta Doğu’da tırmanan çatışma endişeleri enerji piyasalarında risk primini yükselterek petrolü yukarı taşıdı. Petrol fiyatlarındaki tırmanışın enflasyonu yeniden tetikleyebileceği korkusu, küresel ölçekte “faizlerin uzun süre yüksek kalacağı” beklentisini kuvvetlendirerek altını baskıladı.
- 2. FED’in Faiz Artırımı İhtimali ve Şahin Mesajlar: ABD Merkez Bankasının (FED) aralık ayındaki toplantısında faiz artırışına gidebileceği ihtimali piyasa anketlerinde %72 seviyesine yükseldi. St. Louis FED Başkanı Alberto Musalem’in “enflasyon risklerinin yüksek olduğunu ve ilave sıkılaşmanın gerekebileceğini” açıklaması, faiz getirisi olmayan altın üzerindeki baskıyı artırdı.
- 3. Güçlü ABD Ekonomik Verileri: ABD’den gelen dirençli büyüme verileri, faiz indirim alanının daraldığını göstererek yatırımcıları faiz getirisiz altından uzaklaştırdı.
- 4. Teknoloji Hisselerindeki Satış Dalgası ve Likidite İhtiyacı: Teknoloji devlerinin yapay zekâ bütçelerine dair geri dönüş kaygıları nedeniyle küresel borsalarda sert satışlar yaşandı. Hisselerdeki nakit ihtiyacını karşılamak isteyen yatırımcılar ellerindeki en likit varlık olan altını satmaya yöneldi.