Basın-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu global ambalaj devi Amcor’un İzmir tesislerinde sular durulmuyor. Aralık ayından bu yana süren TİS görüşmelerinde ücret zammı ve görev tanımları üzerinde uzlaşı sağlanamaması, fabrikayı grev aşamasına getirdi.
Ancak işverenin devreye soktuğu “grev oylaması” talebi, işçiler ile yönetim arasındaki tansiyonu zirveye taşıdı.
GREV OYLAMASI SÜRECİ NASIL BAŞLADI?
İş kanununa göre grev kararı ilan edilen bir iş yerinde, çalışanların dörtte birinin imzasıyla gidilebilen grev oylaması süreci Amcor fabrikasında tartışmalı bir hal aldı.
İşçilerin aktardığı bilgilere göre yönetim, grev kararının asılmasının hemen ardından çalışanlarla acil bir toplantı gerçekleştirerek grev ve lokavt süreçlerine dair bilgilendirmede bulundu.
Ancak bu toplantının ardından, işveren avukatları eşliğinde hazırlandığı iddia edilen matbu dilekçelerin çalışanlara dağıtılması “yönlendirme” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Süreçte, mavi yakalı sendika üyelerinin bu dilekçeleri iade etmesine rağmen, fabrikada sayıları son dönemde artırılan kapsam dışı yani sendikasız çalışanların imzalarıyla resmi oylama başvurusu yapıldı. Yapılan başvurunun ardından yetkili makamlarca grev oylamasının tarihi netleştirildi.
Buna göre Amcor fabrikasındaki kritik grev oylaması, 8 Mayıs Cuma günü 10.30 ile 14.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.
TIKANMA NOKTASI SADECE ÜCRET DEĞİL
Sendika ile işveren arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, tarafların ücret konusunda birbirine yaklaşmasına rağmen çalışma koşullarına dair yapısal kriz devam ediyor.
Sendikanın yüzde 45’lik başlangıç talebine karşılık işverenin teklifini yüzde 38 seviyesine yükseltmesi mali makası daraltmış olsa da sahadaki uygulamalar tarafları karşı karşıya getiriyor.
Sürecin en kritik noktasını, mavi yakalı işçilerin görev tanımlarının esnetilerek farklı iş kollarında zorla çalıştırılma girişimi oluşturuyor.
İşçiler, fabrikadaki mavi yaka personel sayısının azaltılmasına rağmen üretim hacminin artırılmasının sürdürülemez bir iş yükü yarattığını ve bu durumun taşeronlaştırma riskini tetiklediğini savunuyor.
Öte yandan işverenin, sendikal yetkiyi zayıflatmak amacıyla kapsam dışı çalışan sayısını artırdığı ve bu gruba yüzde 27-28 bandında düşük zamlar dayatarak genel ücret beklentisini aşağı çekmeye çalıştığı iddia ediliyor.
İŞÇİLERDEN KAPSAM DIŞI ARKADAŞLARINA ÇAĞRI
Yönetimin, sendikalı işçiler ile kapsam dışı çalışanları karşı karşıya getirme politikasına tepki gösteren işçiler, mesai arkadaşlarına, “Korkmayın arkadaşlar, bu mücadele hepimizin. Biz alamazsak siz de alamazsınız. Bu gizli ve kapalı bir oylama, sicile göre değil vicdanınıza göre oy verin. Gelin bu korku imparatorluğunu beraber yıkalım” sözleriyle seslendi.
ŞİRKETTEN ‘GLOBAL’ YANITI
Konuyla ilgili görüşü sorulan Amcor İzmir İnsan Kaynakları Müdiresi, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Ancak resmi bir açıklama yapma yetkisinin olmadığını belirterek, konuyla ilgili Fransa ve İsviçre’deki genel merkezlerden onay alması gerektiğini ifade etti.
İlginizi çekebilir: Otizmde dijital dönem: “otizm.gov.tr” yayında