AYM’nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem’e değerlendirdi

Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasındaki "süresiz" ibaresini iptal etmesi, Türkiye'de boşanma sonrası kadın hakları ve sosyal devlet yükümlülükleri konusunda tarihi bir tartışma başlattı. Demokrat Gündem’e konuşan Anayasa Hukukçusu ve CHP Gölge Adalet Bakanı Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, mevcut sistemde zaten hakkaniyetli kesilme şartları olduğunu vurgulayarak, "Süresiz kısmının çıkarılması, ev içi emeği nedeniyle çalışma hayatından uzak kalmış milyonlarca kadını ekonomik güvencesizlik girdabına itecek" uyarısında bulunuyor.

AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi

DEMOKRAT GÜNDEM-RÖPORTAJ HABER-BEŞİNCİ BÖLÜM/Türkiye’de milyonlarca aileyi ve boşanma aşamasındaki çiftleri doğrudan ilgilendiren aile hukuku rejiminde radikal bir dönüm noktasına girildi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (TMK) 175. maddesinde yer alan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa bağlanan nafakanın “süresiz” olabileceğine hükmeden yasal bendini iptal etti.

AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi

Yüksek mahkemenin, yasama organı TBMM’ye yeni bir hukuki düzenleme yapması için 9 aylık dikey bir yürürlük süresi tanıdığı bu karar, hukuk dünyasını ve kadın hakları savunucularını ikiye böldü.

“KADIN YOKSULLUĞU DERİNLEŞECEKTİR”

Kararı destekleyenler nafaka yükümlüsü üzerindeki “ömür boyu borçluluk” baskısının ve hak ihlalinin ortadan kalktığını savunurken, eleştirenler bu adımın yapısal kadın yoksulluğunu derinleştireceğini ileri sürüyor.

Gelişmenin toplumsal ve anayasal boyutlarını mercek altına alan Anayasa Hukukçusu ve CHP Adalet Politika Kurulu Başkanı ve 39’uncu Kurultay Parti Meclisi (PM) Üyesi Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, henüz gerekçesi açıklanmayan bu iptal kararının, özellikle düşük gelirli ve ev içi emek nedeniyle üretim zincirinin dışına itilmiş kadınlar üzerindeki olası risklerini Demokrat Gündem için analiz etti.

AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi

“MEVCUT SİSTEM KOŞULSUZ BİR SÜRESİZLİK İÇERMİYORDU”

Deneyimli Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, kamuoyunda “süresiz nafaka mağdurları” söylemi üzerinden yürütülen tartışmaların hukuki bir dezenformasyon barındırdığına dikkat çekiyor.

Yasal mevzuatta nafakanın zaten kendiliğinden veya mahkeme kararıyla kesilmesini sağlayan dikey bariyerler olduğunu hatırlatan Boyunsuz, mevcut TMK 175 ve 176. maddelerin işleyişini şu sözlerle özetliyor: “Öncelikle şunu tescil etmek gerekir: Yoksulluk nafakası hiçbir zaman koşulsuz ve mutlak bir süresizlik içermiyordu. Kanun; boşanan eşin yoksulluğa düşmesini, eş değer veya daha az kusurlu olmasını ve karşı tarafın mali gücü oranında bu katkıyı vermesini şart koşuyordu.

Dahası, TMK 176.’ıncı madde nafakanın kaldırılma şartlarını net biçimde düzenlemiştir. Nafaka alacaklısının evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde nafaka kendiliğinden düşer. Alacaklının resmi evlilik yapmadan fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi ya da yükümlünün ödeme gücünü tamamen yitirmesi durumlarında ise mahkeme kararıyla zaten ortadan kalkıyordu.”

AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi

Hukuki altyapıda hakkaniyete aykırı dikey bir süresizlik hali bulunmadığını savunan Anayasa Hukukçusu Prof. Boyunsuz, bu mekanizmanın boşanma ile dezavantajlı konuma gerileyen tarafı koruyan bir “sosyal devlet kalkanı” olduğunu vurguluyor.

“ÇALIŞMASINA İZİN VERİYMEYEN KADINLAR GÜVENCESİZ KALACAK”

İptal kararının ardından, özellikle ileri yaşta olan, düşük gelirli veya evlilik süresince eşinin isteğiyle istihdam dışı kalmış kadınların kırılganlığının artacağı öngörülüyor.

Prof. Dr. Boyunsuz, nafakanın zaten ekonomik bağımsızlığı olan kadınlara verilen bir bütçe olmadığını hatırlatarak sahadaki sosyolojik gerçeğe işaret ediyor: “Bu nafaka, zaten çalışma hayatının içinde olup kendi ayakları üzerinde durabilen kadınlara bağlanan bir kaynak değildir. Türkiye’deki toplumsal yapıda, evlenince çalışmaması, evde oturması, çocukların ve eşin ev içindeki tüm fiziksel ihtiyaçlarını karşılaması beklenenler ezici çoğunlukla kadınlardır.

AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi

Bunu yapmak için eğitiminden, kariyerinden ve çalışma hayatından feragat eden kadın, ileri yaşta bir boşanma ile karşı karşıya kaldığında tamamen korumasız kalıyor. Bir yandan boşanma süreçleri kolaylaştırılırken, diğer yandan bu ekonomik güvencenin tasfiye edilmesi, kadınları erkeğin her türlü baskı ve şiddetine göz yummak zorunda bırakacak, onları şiddet dolu evliliklere mahkûm edecektir.”

AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi

TBMM’Yİ BEKLEYEN KRİTİK SENARYO VE BELİRSİZLİKLER NELER?

AYM’nin tanıdığı 9 aylık erteleme süresinin ardından gözler TBMM’nin hazırlayacağı yeni yasal pakete çevrildi.

Gerekçeli karar henüz yayınlanmadığı için parametrelerin belirsiz olduğunu ifade eden Prof. Dr. Boyunsuz, Meclis Genel Kurulu’nda şekillenebilecek muhtemel senaryoları ve riskleri şu şekilde dökümlüyor: “Meclis, maddeye evlilik süresi veya yaş gibi kriterlere bağlı bir üst süre sınırı koyabilir. Bu senaryoda, nafaka geçici bir duruma dönüşeceği için çalışma imkanı hiç olmayan yaşlı veya dezavantajlı kadın alacaklılar ciddi hak kayıpları yaşayacaktır.

Madde metninde süre belirtilmeyip ucu açık bırakılabilir. Bu durumda süre tayini tamamen yerel mahkeme hakimlerinin takdirine kalacaktır. Ancak süre bitiminde yoksulluğu devam eden kadının yeniden nafaka talep edip edemeyeceği konusu büyük bir hukuki belirsizlik yaratacaktır.”

“ESKİ EŞİ MUAF KILIYORSAK; YERİNİ DEVLET ALMALI”

Röportajın son bölümünde toplumsal adalet ve “sosyal devlet” dengesine vurgu yapan Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, medeni toplumların görece daha güçsüz durumda olan bireylerini koruma dereceleriyle ölçüldüğünü hatırlatıyor.

Bireysel yükümlülüklerin kaldırılması durumunda kamusal sorumluluğun devreye girmesi gerektiğini belirten anayasa hukukçusu, devletin buradaki rolünü şu net cümlelerle tanımlıyor: “Burada toplumsal ve sosyal adaletin gereği olarak zayıf olanı korumak zorundayız. Sosyal devletin, toplumdaki her bir bireyin ekonomik ve sosyal iyilik halini garanti altına alma yükümlülüğü vardır ve devlet bu sorumluluktan azade değildir. Eğer yüksek yargı kararlarıyla eski eşleri bu bakım ve nafaka yükümlülüğünden muaf kılıyorsak, oluşan bu devasa ekonomik boşluğu devletin kendi sosyal güvenlik mekanizmalarıyla doldurması bir zorunluluktur. Aksi takdirde, kadın yoksulluğu tırmanacak ve toplumsal barış yara alacaktır.”

AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi

SAYIN ŞULE ÖZSOY BOYUNSUZ’A SORULARIMIZ VE YANITLARI:

DEMOKRAT GÜNDEM-Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasında “süresiz” uygulamayı iptal etmesini kadınların ekonomik güvencesi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

PROF. ŞULE ÖZSOY BOYUNSUZ: Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki aslında “süresiz” olarak uygulanması mümkün olsa da 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 175.’inci maddesi ile getirilen yoksulluk nafakası koşulsuz şekilde süresiz bir düzenleme değildi. Boşanan eş yoksulluğa düşüyorsa, eşit veya daha az kusurlu ise ve diğer eş nafaka ödeyebilecek güçte ise gücü oranında nafaka verecektir.

TMK 176.md kaldırılması için gereken koşulları düzenlemektedir. Bu koşullar gerçekleşmediği müddetçe nafaka devam edecekti.

176’ıncı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının evlenmesi ya da taraflardan birisinin ölümü halinde kendiliğinden, alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün tamamen yitirilmesi durumlarında ise mahkeme kararıyla ortadan kalkmaktadır.

    Görüleceği üzere hakkaniyete aykırı bir süresizlik hali yoktur. Boşanma ile dezavantajlı konuma gelecek olan tarafın sosyal devlette korunması söz konusuydu. Şimdi TBMM’nin yapacağı bir düzenleme ile nafakaya süre belirlemesi söz konusu olacaktır. Nitekim Anayasa Mahkemesi yürürlüğü 9 ay ertelemiştir.

    Öyle durumlar olabilir ki evlilik sorumlulukları ya da eşin isteği üzerine çalışma hayatında yer almayan kadınlar özellikle ileri yaşlarda yaşamak zorunda kaldıkları boşanmalarda son derece güvencesiz kalabilmektedir.

    Bir yandan boşanma kolaylaştırılırken bir yandan da ekonomik olarak daha güç durumda kalabilecek tarafın sosyal-ekonomik güvencelerden yoksun bırakılması en çok kadınları zor durumda bırakacaktır.

    SORU: Bu kararın özellikle çalışma hayatından uzak kalmış, ileri yaşta olan veya düşük gelirli kadınlar üzerindeki olası etkileri neler olabilir?

    Ş.Ö.B: Yukarıda anlatmaya çalıştığım da buydu. Zaten çalışma hayatının içinde olup, kendine bakan kadınlara verilen bir nafaka değildir bu. Çalışmasına hiç izin verilmemiş kadınları erkeğin her türlü baskı ve şiddetine göz yummak zorunda bırakacak bir gelişmedir.

    AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi

    SORU: Kararın ardından gözler TBMM’nin hazırlayacağı yeni yasal düzenlemeye çevrildi. Sizce nafaka süresi ve miktarı belirlenirken hangi kriterler esas alınmalı? Evlilik süresi, tarafların yaşı, çocukların varlığı, gelir düzeyi ve çalışma imkanları gibi unsurlar nasıl değerlendirilmeli?

    Ş.Ö.B: Anayasa Mahkemesinin bahsettiğiniz hususlara ilişkin ölçütleri büyük ölçüde kararda işaret ediyor olması beklenir. Neden iptale hükmedildiği yani gerekçe henüz açıklanmadığından bilemiyoruz. Nafaka koşulları iptal edilmediği için aynen duruyor yalnızca süresiz kısmı çıkarıldı. Kesilme halleri de duruyor.

    Yani değişen sadece süresiz olabileceği ile ilgili kısım. Bu çalışma imkanı hiç olmayan bir kişiye bile süresiz olarak nafaka verilemeyeceği bu kişinin bakımından artık eski eşin sorumlu olmayacağı anlamına mı gelmektedir? Kısmen.

    TBMM buraya bir süre ekleyerek nafakatı süreye bağlı geçici bir duruma dönüştürebilir ki bu durumda genellikle kadınlardan oluşan nafaka alacaklıları ciddi hak kayıpları yaşayacaklardır. Bir diğer olasılık da maddeyi olduğu gibi bırakmak olabilir. Bu durumda süre belli olmadığından hakimlerce belirlenecektir. Süre sonunda tekrar nafaka ihtiyacının devamına göre nafaka bağlanmasına karar verilip verilemeyeceği de belirsiz kalacaktır.

    AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi

    SORU: Kararı destekleyenler bunun nafaka yükümlüsü açısından uzun süredir tartışılan bir hak ihlalini ortadan kaldırdığını savunurken, eleştirenler ise kadın yoksulluğunu artıracağı görüşünü dile getiriyor. Sizce bu iki yaklaşım arasında adil bir denge kurulabilir mi? Hem boşanma sonrası ekonomik kırılganlığı önleyen hem de taraflar açısından hakkaniyetli bir sistem nasıl tasarlanmalı?

    Ş.Ö.B: Çoğunlukla kadınların yararlandığı bir madde bu ama sadece kadınları kapsamıyor. Hakkaniyet gereği yazılmış bir düzenlemeydi. Zira evlenince çalışmaması, evde oturması beklenenler, çocuklarının ve eşlerinin ev içindeki tüm ihtiyacını karşılaması beklenenler kadınlardır. Bunu yapmak için de eğitimlerinden ve çalışma hayatından uzaklaşmak zorunda kalanlar kadınlardır. Karşılığında toplumsal adalet, sosyal adalet kadınların korunmasını gerektirir.

    Kadınları şiddet dolu evliliklere mahkûm eden bir durumla karşı karşıyayız. Toplumlar nispeten daha güçsüz durumda olan bireylerini korudukları oranda medenileşir ve güçlenirler.

    Devlet bu yükümlülüğünden kurtulmuş değildir. Sosyal devletin toplumdaki her bir bireyin ekonomik ve sosyal iyilik halinden sorumluluğu vardır. Eğer eski eşleri bu bakım yükümlülüğünden azade kılıyorsak yerini devletin alması da bir zorunluluktur.

    İlginizi çekebilir: Anayasa Mahkemesi ‘süresiz nafakayı’ iptal etti:

    İlginizi çekebilir: TKDF Başkanı Canan Güllü’den AYM’nin ‘süresiz nafaka’ kararına sert tepki: ‘Kadınlar yoksulluğa terk edilecek’

    İlginizi çekebilir: Sosyolog Zeliha Bürtek ‘süresiz nafaka iptali’ hakkında yazdı

    İlginizi çekebilir: Eşit Yaşam Derneği Başkanı Nazik Işık ‘süresiz nafaka iptalini’ değerlendirdi: “Öldürülmeyen kadınları açlığa mahkum edecekler!”

    İlginizi çekebilir: Ekonomist Güldem Atabay’dan süresiz nafaka iptali tepkisi

    AYM'nin süresiz nafaka iptalini Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy Boyunsuz Demokrat Gündem'e değerlendirdi
    Demokrat Gündem

    Exit mobile version