Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Beyzbol sopalı şiddete tahliye kararına TKDF Başkanı Güllü'den tepki: 'Evlilik dışı ilişkilerdeki şiddet de suç tanımına alınmalı'

Sevgilisinin beyzbol sopalı şiddetine uğrayan İzmirli Zeynep Ç.’nin duruşmasından tahliye

Sevgilisinin beyzbol sopalı şiddetine uğrayan İzmirli Zeynep Ç.’nin duruşmasından tahliye kararı çıktı. Sevgilisine şiddet uygulayan sanık hakkında tutuksuz yargılanma kararı verilip tahliye edildi. Duruma tepki gösteren Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, kadına yönelik şiddetin sadece evlilik birlikteliği söz konusu olduğunda tanımlı suç olarak kabul edildiğini, evlilik dışı veya eski eşlere uygulanan şiddetin ve ısrarlı takibin ise tahliye gibi kararlarla sonuçlandığına dikkat çekerek, “Ceza süresi 2 yıldan az olan yargılamalarda tutuksuz yargılamaların, kadına şiddet söz konusu olduğunda dikkate alınmaması konusunda Adalet Bakanlığı karar almalı” dedi.

DEMOKRAT GÜNDEM-İzmir’de sevgilisi tarafından sosyal medyada bir erkek arkadaşının fotoğrafını beğendiği gerekçesiyle kız arkadaşı Zeynep Ç.’ye  beyzbol sopasıyla şiddet uyguladığı için yargılanan sanık dün Karşıyaka Mahkemesi’nde görülen dava sonunda tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Kız arkadaşını beyzbol sopasıyla darp ettiği gerekçesiyle yargılanan sanık, "silahla tehdit", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından beraat etti, "hakaret" ve "kasten yaralama" suçlarından 1 yıl 3 ay hapis cezası alan sanık tahliye edildi.

ESKİ EŞ, BİRLİKTE YAŞAYAN KADINA ŞİDDET DE SUÇ TANIMINA ALINMALI

Tahliye kararına tepki gösteren Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, şiddetin ‘tanımlı suç’ olmaması nedeniyle TCK’da birlikte yaşamak, eski eş olmak gibi tanımların olmadığını belirterek, evlilik dışı ya da resmi nikahın olmadığı ilişkilerde kadına yönelik şiddetin sadece bir şiddet vakası olarak görüldüğünü söyledi.

İZMİR’DEKİ SON OLAYDA DA BU YAŞANDI

TKDF Başkanı Canan Güllü, “Türkiye’nin en açık yarası olan kadına yönelik şiddette, tanımlı suç tanımının olmadığını görüyoruz. Şiddetin tanımlı suç olmaması nedeniyle resmi nikahsız ve birlikte yaşamak, eski eş olmak gibi tanımlar yasada yok. Dolayısıyla sadece bir şiddet vakası olarak görülüyor. Cezalandırma da 2 yılı aşan süreçler tamamlanmadığı için yargı tutuksuz halde devam ediyor. Yani sanık tahliye ediliyor ve tutuksuz yargılanıyor. İzmir’deki son olayda da bu yaşandı” dedi.

ISRARLI TAKİP DE SUÇ TANIMINA ALINMALI

“Şiddet evlilik halinde olduğunda eşe şiddetin tanımı TCK’da var. Ama diğer durumlar için yok. Bu eksikliğin giderilmesi gerekiyor. 2 yıl şartlı sürenin kadına şiddet olaylarında kaldırılması ve birlikte yaşamla beraber eski eş ünvanlı kadına şiddet vakalarının da evlilikle eşitlenmesi gerekiyor” diyen TKDF Başkanı Canan Güllü, ayrıca ‘ısrarlı takip’in de tanımlı suç olması gerektiğini vurguladı.

ISRARLI TAKİP GEREKÇESİYLE YAPILAN BAŞVURULARDAN SONUÇ ALINAMIYOR

Canan Güllü, “Sadece bu da değil. Israrlı takip de yasada tanımlı suç olmadığı için, mağdur kadınlar sosyal medyada ya da fiziki ısrarlı takipte de defalarca kolluk güçlerine başvursa da buradan sonuç alamıyorlar. Bu iki konunun acilen gündeme alınarak,  yasal mevzuat içine yerleştirilmesi, tanımlanması ve yargılamaların bunun üzerinden yapılması gerekiyor” dedi.

AYŞE TUBA BU NEDENLE YAŞAMINI YİTİRDİ

TKDF Başkanı Güllü, bu duruma örnekler vererek, “Eskişehir’de Ayşe Tuba, 23 kez yargıya başvurmasına karşın, eski eşi olması nedeniyle yargı acil ve gerekli önlemleri almadığı için yaşamını yitirdi. Kadınlar ısrarlı takip nedeniyle onlarca kez yargıya başvurduğu ve/veya kolluk güçlerine gittiği halde sonuç alamıyor. Şiddet uygulayan, ısrarlı takiple kadını taciz eden erkek, ‘Yargı bana bir şey yapamaz, sen bana bir şey yapamazsın, bak serbestim’ diyerek kadınların yaşam alanlarından dışarıya çıkmalarını engelleyip, ruh sağlıklarının bozulmasına neden oluyor. Kadınların devletin kendini korur vaziyette bulmamasından kurtulması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ HALA YÜRÜRLÜKTE VE…

Bu durumun ortadan kaldırılması için feshedilse de hala yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi’nin ilgili maddelerinin hayata geçirilmesinin şart olduğunu kaydeden TKDF Başkanı Canan Güllü, “Bu durumun çaresi var. Çekilsek de hala yürürlükte olan bir İstanbul Sözleşmesi var. Sözleşmede 18 yaş altı çocuklar, 65 yaş üstü erkekler, kadınlar, cinsel yönelimi farklı olanlar, dini-dili farklı bireyler başta olmak üzere tüm insan hakları ihlallerine karşı duruşu sergiliyor. Sözleşmenin aynı zamanda 6284 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’a dayanak olduğunu biliyoruz. Bu dayanak kullanılarak, mağduriyetlerin giderilmesi gerekiyor” şeklinde sonlandırdı açıklamalarını.

 

Beyzbol sopalı şiddete tahliye kararına TKDF Başkanı Güllü'den tepki: 'Evlilik dışı ilişkilerdeki şiddet de suç tanımına alınmalı'
Demokrat Gündem