İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kurucu vakfına kayyım atanması gerekçesiyle faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin kararda idari geri adım atıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla üç gün önce yayımlanan ve üniversitenin kapatılmasına yol açan 11384 sayılı karar, yine Cumhurbaşkanı imzasıyla yayımlanan yeni bir kararla iptal edildi.
Akademik çevrelerde, öğrenciler arasında ve kamuoyunda büyük tepkilere neden olan kapatma kararının yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte, İstanbul Bilgi Üniversitesi kapatılmasından yalnızca 72 saat sonra yasal olarak yeniden faaliyet izni kazanmış oldu.
İPTAL GEREKÇESİ RESMİ GAZETE’DE YER ALDI
25 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11387 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda, geri adımın hukuki dayanakları ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı’nın resmi girişimi şu ifadelerle duyuruldu:
“Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına dair 21/5/2026 tarihli ve 11384 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükten kaldırılmasına, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verilmiştir.”
KRİZ CAN HOLDİNG SORUŞTURMASIYLA BAŞLAMIŞTI
Üniversitenin kapatılmasına kadar uzanan süreç, Eylül 2025’te Can Holding’e yönelik Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan suç örgütü, kara para aklama ve vergi kaçakçılığı soruşturmasına dayanıyordu.
Operasyon kapsamında holding bünyesindeki 121 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyım atanmış, bu şirketler arasında üniversiteyi yöneten Doğa Bilgi Okulları İşletmeciliği de yer almıştı. Yasal mevzuat gereği kurucu vakfı kayyıma devredilen yükseköğretim kurumunun faaliyet izni de 22 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete kararıyla tamamen sonlandırılmıştı.
KAMPÜSLERDE GÜNLER SÜREN PROTESTOLAR DÜZENLENDİ
Kapatma kararının ilan edilmesinin ardından yasal prosedür gereği öğrencilerin eğitimlerine garantör üniversite olarak belirlenen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde devam edeceği açıklanmıştı. Ancak bu karar, Santral İstanbul Kampüsü başta olmak üzere üniversitenin tüm yerleşkelerinde öğrenciler, mezunlar ve akademisyenler tarafından nöbet eylemleri ve protestolarla karşılandı. Kampüs önlerinde emniyet güçlerinin barikat kurduğu ve zaman zaman gözaltıların yaşandığı fiziki ablukaların ardından gelen bu son dakika iptal kararıyla, üniversitedeki idari ve akademik işleyişin mevcut kurumsal yapısıyla devam edeceği bildirildi.