İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün “siyasal casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davada mahkeme ara kararını açıkladı.
Marmara Cezaevi kampüsü karşısındaki duruşma salonunda görülen davada, sanıkların tahliye talepleri reddedilirken dosya kapsamındaki dijital verilerin derinlemesine incelenmesine karar verildi.
SAVCILIK MÜTALAASI
Cumhuriyet savcısı tarafından sunulan mütalaada, davanın temelini oluşturan dijital sızıntı iddialarının teknik açıdan netleşmesi amacıyla geniş kapsamlı bir inceleme yapılması talep edildi.
Bu kapsamda savcılık; BTK’dan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait IP adresleri ile sunucu sağlayıcı bilgilerinin temin edilmesini, MİT ve TEM birimlerinden ise sistemlere erişim sağlayan güvenlik (log) kayıtlarının doğruluğunun teyit edilmesini istedi.
Ayrıca “ibb.gov.tr” uzantılı kurumsal e-posta hesapları üzerinden yabancı bir VPN veya uzak erişim sistemiyle bağlantı kurulup kurulmadığının ayrıntılı olarak raporlanması istenirken, elde edilecek verilerin dosyadaki casusluk iddialarına ışık tutması hedefleniyor.
MAHKEMENİN ‘TUTUKLULUĞA DEVAM’ GEREKÇESİ
Mahkeme heyeti, savcılığın mütalaasına uyarak; suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı, suçun kanundaki ceza miktarının yüksekliği (20 yıla kadar hapis) ve delil toplama işlemlerinin (teknik raporların) henüz tamamlanmamış olmasını gerekçe göstererek 4 ismin de tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 6 Temmuz 2026 tarihine ertelendi.
İDDİANAMEDE YER ALAN AĞIR SUÇLAMALAR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 2019-2025 yılları arasındaki süreci mercek altına alan iddianame, İBB veri tabanından dijital platformlara veri aktarıldığı iddiasıyla “siyasal casusluk” çerçevesinde şekillendi.
İddianamede; Hüseyin Gün’ün, Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ve Necati Özkan’ın aracılığıyla belediye bünyesindeki kişisel verileri “Ostin” adlı platforma aktardığı öne sürülürken, bu sürecin Aaron Barr gibi isimler üzerinden yabancı istihbarat servislerine veri sağlamak amacıyla kurgulandığı savunuluyor.
Savcılık, bu faaliyetlerin devlet yönetimine dair gizli bilgilerin belirli kuruluşların amaçları doğrultusunda toplanması olduğunu belirterek, temel hedefin İstanbul ve Türkiye siyasetinde yabancı devletler lehine nüfuz alanı oluşturmak olduğunu iddia ediyor.
İlginizi çekebilir: Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yeni operasyon dalgası