İzmir siyaseti, CHP İl Örgütü ile yerel yönetim kadrolarının her ay düzenli olarak gerçekleştirme kararı aldığı “Belediye Başkanları Koordinasyon Toplantısı”nın ilkiyle hareketlendi.
Kentteki hizmet kalitesini artırmak ve merkezi yönetimin baskılarına karşı ortak bir savunma hattı oluşturmak amacıyla düzenlenen zirvenin ardından CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç sert ve net mesajlarla erken seçim çağrısında bulundu.
“TÜRKİYE CHP’Lİ BELEDİYELER SAYESİNDE AYAKTA”
Türkiye’nin içinden geçtiği derin ekonomik ve sosyal buhrana dikkat çeken İl Başkanı Çağatay Güç, iktidarın faturasını yerel yönetimlerin hafiflettiğini savundu.
CHP’li belediyelerin halkın teveccühünü kazanmasının iktidar kanadında rahatsızlık yarattığını ileri süren Güç, şu iddialarda bulundu: “Türkiye, CHP’li yerel yönetimlerin hizmetleri ve halka verdiği destekler sayesinde ayakta duruyor. İktidar bu gerçeği çok iyi biliyor ve bunu engellemek için çalışıyor. Tüm çabaları, belediyelerimizin çalışmasını baltalayıp halkımızı kandırmak.

Çünkü iktidarın tek bir amacı kaldı: CHP’ye yönelik toplumsal teveccühün kamuoyu tarafından görülmesini engellemek, ülkenin kaynaklarını yandaşlarına dağıtarak kendi lüks ve şatafatlarını devam ettirmek. Milletini düşünen, tüm baskılara rağmen toplumun her kesimine hizmet edenler, İzmir’de olduğu gibi CHP’li belediye başkanlarımızdır. Çok yakında Türkiye’nin zenginlikleri gerçek sahibi olan halka iade edilecektir. İzmir’deki hizmetlerimiz, CHP iktidarında yapacaklarımızın teminatıdır.”
“BELEDİYELERİMİZE DÜŞMAN HUKUKUYLA SALDIRIYORLAR”
AK Parti iktidarının hayat pahalılığı, işsizlik ve yatırımsızlık gibi temel kronik sorunları örtbas etmek adına sürekli İzmir’in kimliği ve belediyeleriyle kavga ettiğini savunan İl Başkanı Çağatay Güç, yargı ve finansal baskı iddialarını şu sözlerle dile getirdi: “Kendi beceriksizlikleri ve yönetim zafiyetleri konuşulmasın diye belediyelerimize ve belediye başkanlarımıza düşman hukuku ile saldırıyorlar. Yalan yanlış haberlerle güya başkanlarımızı suçlu göstermeye çalışıyorlar.

Hukuku yerle bir ettiler; hukukçular, adliyeler çalışamaz hale geldi. ‘Turpun büyüğü’ diye lanse ederek büyüttükleri iddialardan hiçbir şey çıkmadı, yalan söyledikleri ortaya çıktı. Ancak adalet mekanizmasını tıkadıkları için başkanlarımızın tutuklulukları hukuksuzca devam ettiriliyor. Türkiye böyle bir zulmü hiç görmedi. Sürekli bir sopa gösterme, mali açıdan baskı altına alma ve hizmet edemeyecek duruma getirme çabası içindeler. Halkımızın mallarına, tarlalarına çöküyorlar; itiraz edeni hapse atıyorlar. Ülkeyi korkutarak yöneteceklerini zannediyorlar.”
“BAKANLIKLARIN YAPMADIĞI HİZMETLERİ BELEDİYELERİMİZ YAPIYOR”
Merkezi yönetimin emekliyi, işçiyi ve üreticiyi kaderine terk ettiğini, buna karşın CHP’li belediyelerin sosyal belediyecilik refleksiyle devreye girdiğini belirten Güç, “Bakanlıkların yapması gerekirken yapmadıkları hizmetleri bile belediyelerimizin üstlenip yapması AKP’yi adeta çıldırtıyor.
Vatandaşına sırtını dönen, yarattığı krizlerden algı oyunlarıyla çıkabileceğini zanneden bu zihniyet zaten sadece kağıt üstünde iktidardır. AKP iktidarı fiilen bitmiştir, milletin gözünden çoktan düşmüştür. Milletimiz bu iktidardan illallah etmiştir. Gelecek ilk sandık AKP iktidarının sonu olacaktır. O sandıktan kaçışları yok” şeklinde konuştu.
“İZMİR’DE İYİLİK HAREKETİ BAŞLATIYORUZ”
Koordinasyon toplantılarının sadece bir idari buluşma değil, planlı ve programlı bir genel iktidar provası olduğunu vurgulayan Çağatay Güç, İzmir örgütünün erken seçime tamamen kilitlendiğini duyurdu.
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, deklarasyonunu şu vizyon cümleleriyle sonlandırdı: “Partimizin amiral gemisi İzmir’de, örgütümüz ve yerel yönetimlerimizle tam bir koordinasyon içinde çalışıyoruz. Biliyoruz ki bu iktidar, belediye başkanlarımızı korkutmak ve yıldırmak için yine algı oyunlarına, iftiralara ve kavga siyasetine başvuracak.
Çünkü zihinlerinde iyilik yok, sürekli ‘nasıl kötülük çıkartabilirim’ derdindeler. Ancak biz bu kötülük tuzağına düşmeyeceğiz. Ne korkarız ne de çalışmaktan bir adım geri atarız. Halkımız için iyilik hareketi başlatıyoruz; adaletli, liyakatli ve özgür bir ülke yaratmak için çalışıyoruz. Ne bizi ne de erken seçim için sabırsızlanan halkımızı bu yoldan döndürmeye güçleri yetmeyecek. Kazanan iyilik ve halkımız olacak.”
İlginizi çekebilir: Gençlere dijital zorbalık koruması: Çevrimiçi ortamlarda hakkınızı nasıl koruyacaksınız?