Genç nüfusun iş gücüne katılımı ve eğitim politikaları yıllardır Türkiye’nin ana gündem maddesi olmaya devam ederken, CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, gençliğin içinde bulunduğu durumu “çok boyutlu bir kriz” olarak tanımladı.
19 Mayıs vesilesiyle hazırlanan raporda, gençlerin iş bulamamasının ötesinde; güvencesiz çalışma, borçlanma ve eğitimle istihdamın tamamen dışında kalma (NEET) gibi kronikleşmiş sorunların altı çizildi.
‘GENÇ KADINLAR SİSTEM DIŞI BIRAKILIYOR’
Raporda özellikle genç kadınların iş gücü piyasasında karşılaştığı derin ayrımcılık dikkat çekiyor. DİSK-AR verilerine göre, 15-24 yaş arası genç kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 49,1’e ulaşmış durumda.
Bu oran genç erkeklerde yüzde 31,6 seviyesinde kalsa da, genç kadınların eğitim, istihdam ve kamusal hayattan eş zamanlı uzaklaşması, toplumsal cinsiyet rolleri ve bakım yükleri nedeniyle “ekonomik bağımsızlığın kaybı” riskini beraberinde getiriyor.
‘OECD ORTALAMASININ ÇOK ÜZERİNDEYİZ’
UNDP ve OECD verileri, Türkiye’nin genç nüfusunu korumada sınıfta kaldığını kanıtlıyor. Türkiye’de 18-29 yaş arası gençlerin yüzde 30’u hiçbir eğitim veya istihdam faaliyetinde yer almıyor (NEET).
Gülizar Biçer Karaca, Türkiye’deki bu oranın yüzde 28,4 civarında seyrederek OECD ortalaması olan yüzde 12,6’yı ikiye katladığına dikkat çekiyor.
MESEM: ‘EĞİTİMDEN ÇOK ÇOCUK SÖMÜRÜSÜ’
Raporda, iktidarın “meslek edindirme” iddiasıyla sunduğu MESEM (Mesleki Eğitim Merkezleri) modeline dair çarpıcı bulgular da yer aldı. Öğrenci Sendikası’nın verilerine göre, 14-18 yaş arasındaki öğrencilerin yüzde 58’i haftanın 7 günü çalışmak zorunda kalıyor.
Öğrencilerin yüzde 90’ından fazlası işyerinde şiddet, küfür ve iş kazası gibi ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya kalırken; rapor bu durumun eğitim hakkından ziyade, “çocuk emeğinin ucuz bir sömürü düzenine dönüştüğü” şeklinde yorumlanıyor.
‘ÇALIŞAN GENÇ BİLE GEÇİNEMİYOR’
Genç yoksulluğunun sadece işsizleri değil, maaşlı çalışanları da içine aldığını vurgulayan Gülizar Biçer Karaca, Habitat Derneği’nin araştırmasından elde edilen çarpıcı verileri paylaştı.
Araştırma sonuçlarına göre, gençlerin yüzde 84’ü ihtiyaç duyduğu gelir düzeyinin altında bir yaşam sürmek zorunda kalıyor.
Çalışma hayatına katılan gençlerin durumu da tablonun vahametini gözler önüne seriyor; buna göre çalışan gençlerin dahi yüzde 75’i göreli yoksunluk içinde yaşıyor.
Ekonomik sıkışmışlığın bir göstergesi olarak, gençlerin yüzde 42’si temel gider kalemlerinden biri olan faturalarını zamanında ödeyemeyip geciktirmek zorunda kalıyor.
‘GENÇLERİN HAYATI ERTELENEMEZ’
Raporda, yükseköğretimin “her ile bir üniversite” politikasıyla niceliksel olarak genişletildiği ancak niteliksel bir karşılık bulamadığı, bu durumun mezun gençlerin işgücü piyasasında dezavantajlı olmasına yol açtığı da belirtildi.
CHP’li Karaca, çözüm için “gençlik” konusunun bir sosyal politika meselesi olarak; barınma, ücret politikası, demokratik özgürlükler ve toplumsal cinsiyet eşitliğiyle bir bütün halinde ele alınması gerektiği çağrısında bulundu. Karaca, “Gençlerin hayatı ertelenmemelidir. Onlara düşen, belirsizlik içinde beklemek değil; Cumhuriyetin mirası olan insanca, özgür ve güvenceli bir hayatı inşa etmektir” ifadeleriyle raporu noktaladı.
İlginizi çekebilir: Avrupa Konseyi raporu: Cezaevlerinde Türkiye gerçeği