DEMOKRAT GÜNDEM-CHP Gölge Milli Eğitim Bakanı Suat Özçağdaş, başta İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne (İzBB) iştiraki İZELMAN’a bağlı Yuvamız İzmir adlı okul öncesi eğitim kurumlarına yönelik belediyelere gönderilen kapatma talimatlarını “yerel iradeye saldırı” olarak niteledi.
23 yıllık iktidarın vaatlerini yerine getirmediğini vurgulayan Özçağdaş; “Biz AKP değiliz, devlet ciddiyetiyle hareket ederiz. Çocuklarımızın hakkına dokunmanıza izin vermeyeceğiz” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve hükümetin belediye çocuk merkezlerine yönelik tutumuna karşı kapsamlı bir savunma gerçekleştirdi.
CHP’nin Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş TBMM’de çocuk etkinlik merkezleri ve kreşlerle ilgili son duruma dair yaptığı ayrıntılı açıklamada, binaların devrinden kreşlerin kapatılmasına kadar uzanan süreci “siyasi bir operasyon” olarak tanımladı.
Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanı’nın tutarsız açıklamalarına dikkat çekti.

Bakanlığın “kreşler” diye başlayan yazısını önce inkar edip sonra sessizliğe büründüğünü savunan CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, 3 Şubat 2026 tarihli yeni yazıyla, “izinsiz eğitim” kılıfı altında CHP’li belediyelerin sosyal destek merkezlerinin hedef alındığını ifade etti.
Özçağdaş, iktidarın 23 yılda yapamadığını CHP’li belediyelerin kısa sürede başardığını verilerle ortaya koydu: “13 büyükşehir ve 37 belediyede 800’den fazla çocuk merkezi kuruldu. Yuvamız İstanbul ile 127 merkeze ulaşıldı, 12.135 çocuğa ve toplamda 26.144 aileye hizmet veriliyor. İBB, 2019’dan bu yana 16 yurt açarak 6.232 öğrenci kapasitesi sağladı.”
“2013’TE SUÇU SİZ KALDIRDINIZ”
İktidarın “izinsiz eğitim kurumu” söylemindeki çelişkiyi Türk Ceza Kanunu üzerinden eleştiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, “Kanuna aykırı eğitim kurumu” suçunu 2013’te AKP kaldırdı. Bu sayede cemaat ve tarikatların “sıbyan mektebi” adı altındaki yapıları denetimsiz bırakıldı. Müftülük anaokulları ve 4 yaş Kur’an kursları denetlenmezken, hukuka uygun belediye merkezlerine baskı yapılıyor” ifadelerini kullandı.

“ÜÇ BÜYÜK KENT ADAYI KREŞ VAADİNDE BULUNDU”
AK Parti’nin 3 büyük kent başta olmak üzere adaylarının seçim dönemindeki “kreş” vaatlerine dikkat çeken Suat Özçağdaş, “Murat Kurum, Turgut Altınok, Hamza Dağ: 2024 seçimlerinde hepsi “100 kreş” vaat etmişti. Seçim beyannamenizin 94. sayfasında kreşi hizmet olarak yazıp, bugün kapatmaya çalışmak pişkinliktir” dedi.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ’IN AÇIKLAMALARININ TAMAMI:
“Çocukluk eğitimi ile ilgili son dönemlerde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ilgili bakanlarının açık bir saldırı yürüttüğü bir süreci konuşuyor olacağız.
23 yıllık bir iktidar var; sürekli vaat eden ama iş yapmaya gelince ortada görünmeyen bir iktidar.
2007 yılında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun bir fıkrası “okul öncesi eğitim kurumları açılabilir” şeklinde düzenlenmişti. Partimiz bunu Anayasa Mahkemesi’ne götürdü ve eğitim-öğretim faaliyetinin, Anayasa’nın 42. maddesi ve Milli Eğitim Temel Kanunu çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülmesi gerektiğini savundu.
Geride kalan yıllar boyunca, 2007’den bugüne hâlâ aynı noktadayız.
Adalet ve Kalkınma Partisi’ni ve her konuda konuşan ama işini yapmayan Milli Eğitim Bakanı’nı; erken çocukluk eğitiminin nitelikli, bilimsel ve kamusal bir hizmet olarak çocuklara sunulmasını sağlamaya davet ediyoruz.
Tüm eğitim-öğretim faaliyetlerinin Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlarda yapılmasını; belediyelerimizdeki okul öncesi kurumların ise eğitim-öğretim faaliyeti yapılan merkezler değil, sosyal hizmet kapsamında açılmış kamusal destek merkezleri olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Hatırlayacaksınız; Kasım 2020’de, yurttaşlarımız CHP’li belediyelerin bu hizmetinden çok memnunken ve Adalet ve Kalkınma Partisi CHP’nin yükselişinden rahatsızken, Yusuf Tekin “kreş adı altında açılan yerler” diye başlayan bir genelge göndermişti.
Kamuoyunda büyük bir tepki oluştu. “Hem hizmet vermiyorsun hem verenlere engel oluyorsun” denildi.
Sonra tipik bir Yusuf Tekin süreci yaşandı. Uzun uzun açıklamalar… “Ben öyle demedim, böyle demedim.” En sonunda “Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu alenen yalan söylüyor” dedi. “Ben kreş demedim” dedi. Oysa gönderdiği yazının ilk cümlesi “kreşler” diye başlıyordu. Bu kendisine hatırlatılınca konuyu kapattı, sessizce sahneden uzaklaştı.
“HEDEF GENELLİKLE DOĞRUDAN CHP’Lİ BELEDİYELER”
Yusuf Tekin böyledir; bir gün öyle söyler, bir gün böyle söyler. Aradan yaklaşık bir yıl geçti. Bu kez Milli Eğitim Bakanlığı, 3 Şubat 2026 tarihinde İçişleri, Hazine ve Maliye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na “izinsiz eğitim ve öğrenci barınma faaliyeti gösteren yerler” konulu bir yazı gönderdi.
Sanki gerçekten izinsiz eğitim kurumlarıyla mücadele ediliyormuş gibi bir içerik hazırlandı. “Eğitim merkezi danışmanlığı, yurtdışı eğitim danışmanlığı, kariyer rehberliği…” Gökkubbenin altında ne varsa yazılmış.
Ama sonuçta hedef genellikle doğrudan CHP’li belediyeler oldu.
Peki belediyelerimizdeki bu merkezler nedir?
Bunlar, devletin yıllardır yeterli biçimde sunamadığı erken çocukluk hizmetini yurttaşların ihtiyacı doğrultusunda kamusal destek olarak sağlayan merkezlerdir. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, iktidarın yapamadığını Türkiye genelinde yapmaya başladı.
Bugün 13 büyükşehir ve toplam 37 belediyemizde 800’den fazla merkezde çocukların oyun, sosyal gelişim, sanat, kültür, spor ve destek hizmetlerine kamusal erişim sağlıyoruz.
Bunların bir kısmı doğrudan bakanlıktan izin alarak çalışan kreşlerdir. Bir kısmı İstanbul örneğinde olduğu gibi “çocuk etkinlik merkezi” olarak hizmet verir; atölye, çocuk kulübü gibi sosyal destek alanlarıdır.
Bu merkezler sadece çocuklara değil; çalışan annelere nefes, dar gelirli ailelere destek, mahallelere güvenli sosyal alan sunar.
Bunları gizli eğitim kurumu gibi göstermeye çalışmak, gerçeği bilerek çarpıtmaktır.
Bir yandan bu merkezleri hedef gösterirken, bir yandan da Beykoz’da Alaattin Köseler döneminde açılan hizmet alanına çökmeye çalışıyorlar. Bunu da utanmadan başarı hikâyesi gibi sunuyorlar.
Çocukların ihtiyacı polemik değil, sorumluluktur.
Erken çocukluk eğitimi, bilim insanlarının kabul ettiği üzere insan yaşamının en kritik evresidir. Bu hizmet verilmediğinde yaşam süresi, gelir düzeyi, sağlık ve sosyal gelişim olumsuz etkilenir.
“BAKAN TEKİN MÜFTÜLÜK ANAOKULLARI HAKKINDA TEK KELİME ETMİYOR”
Ancak Bakan Tekin, hoşuna giden bir merkezin önüne geçip konuşurken; müftülük anaokulları hakkında tek kelime etmiyor.
MEB eğitiminden farksız denilen müftülük anaokulları nasıl açılıyor? MEB neden yeterince anaokulu açmıyor? Sorulması gereken budur.
“4 YAŞ KURAN KURSU AÇMAYI ANAOKULU AÇMAYA TERCİH EDEN…”
4 yaş Kur’an kursu açmayı anaokulu açmaya tercih eden bir siyasal iktidar var.
Denetim var mı? Hayır.
Parası olan anaokuluna gider, olmayan kurs adı altındaki yapılara yönlendirilir.
“TÜRKİYE’DE FİİLEN İKİ FARKLI OKUL ÖNCESİ MÜFREDAT UYGULANIYOR”
Türkiye’de fiilen iki farklı okul öncesi müfredat uygulanıyor. Bakan buna cevap veremiyor. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında bilimsel programlar iptal ediliyor.
Türk Ceza Kanunu’ndaki “kanuna aykırı eğitim kurumu” suçu 2013’te AKP tarafından kaldırıldı. Cemaat ve tarikat okulları için devlet gözetimi zayıflatıldı.
“SIBYAN MEKTEPLERİ DÖRT BİR YANDA FAALİYET GÖSTERİYOR”
Sıbyan mektepleri ülkenin dört bir yanında faaliyet gösteriyor.
Milli Eğitim Bakanlığı bunları görmezden geliyor; CHP’li belediyelerin çocuk merkezleriyle uğraşıyor.
Geçen yıl İçişleri Bakanlığı’nın 22 Nisan 2025 tarihli kararıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çocuk etkinlik merkezlerinin sosyal hizmet kapsamında olduğu açıkça belirtilmişti. Hukuka uygunluk tescillenmişti.
Denetimler yapıldı. Sorun bulunmadı.
İstanbul Eyüp’teki bir iddia üzerinden tüm bakanlar İstanbul’a geldi. Oysa olay öğretmenin dikkatiyle ortaya çıkmış, 35 kamera kaydı saniye saniye incelenmişti. Tek bir boşluk yoktu.
İddialar ciddiyetle ele alındı. Adli makamlarla paylaşıldı.
Biz AKP değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Devlet ciddiyetiyle hareket ederiz.
Yuvamız İstanbul’un sayısı 127’ye ulaştı. 3–6 yaş grubunda 12.135 çocuğa hizmet veriliyor. Toplamda 26.144 aile bu hizmetten yararlandı.
“HODRİ MEYDAN DİYORU; MEB’DEN PERSONEL VERİN, BİRLİKTE DENETLEYELİM”
Hodri meydan diyoruz. MEB’den personel verin, birlikte denetleyelim.
1994–2019 arasında İstanbul’da bir tane kreş açılmadı. Bir tane yurt açılmadı.
Ama 2024 seçim kampanyasında Ankara’da Turgut Altınok, İstanbul’da Murat Kurum, İzmir’de Hamza Dağ yüz kreş sözü verdi.
Seçim beyannamelerinde yazıyor. Sayfa 94 açın bakın.
2018’de “Her çocuğa en az bir yıl okul öncesi eğitim” dediler. 2023’te “3–5 yaşta %90 okullaşma” dediler. Gerçek oran: %48.
2019–2026 arasında MEB’e bağlı anaokulu sayısı 2772’den 3900’e çıktı. Yani 1138 artış. CHP’li belediyeler ise 800 merkez açtı.
Seçimden önce okul öncesini ücretsiz yaptık dediler. 5 ay sonra katkı payını geri getirdiler.
Ücretsiz öğle yemeği sözünü tuttular mı? Hayır. Okul öncesinde bile kaldırdılar.
Sorulunca “Yemek verecek alan var mı?” dediler.
2019’dan bu yana İBB 16 yurt açtı. 6.232 öğrenci kapasitesi sağladı. 488.018 kez sosyal yardım verdi.
22.252 öğrenciye ulaşım desteği, 10.000 öğrenciye kıyafet desteği, 39.000 haneye “Kızlar Okusun” desteği, 15.714 haneye beslenme desteği sağlandı.
Ücretsiz öğle yemeğinden geri dönen, katkı payını geri getiren, okullaşma hedefini tutturamayan bir anlayışın çocuklar üzerinden siyaset yapması kabul edilemez.
Asıl mesele belediyelerin açtığı hukuka uygun merkezler değil; iktidarın yerine getirmediği vaatlerdir.
Biz laik, bilimsel, kamusal ve eşitlikçi eğitimi savunmaya devam edeceğiz.
CHP iktidarında:
5 yaş için en az bir yıl okul öncesi eğitim zorunlu olacak.
3–5 yaş grubu zorunlu eğitim kapsamına alınacak.
Okullara öğrenci başına bütçe verilecek.
Tüm çocuklara temiz içme suyu ve sağlıklı bir öğün ücretsiz yemek sağlanacak.
Ücretsiz kamusal kreşler merkezi ve yerel yönetim iş birliğiyle yaygınlaştırılacak.
Bakım emeği kamusal sorumluluk haline getirilecek.
Çocukların hakkına dokunan anlayışa izin vermeyeceğiz.
Bir kez daha söylüyorum:
Söylerse AKP söyler, yaparsa CHP yapar.
AKP’ye de taklit etmek kalır.
Hepinize saygılar sunuyorum.”