Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Devlet Bahçeli: ‘Özel’in üzülmesini arzu etmeyiz’

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti ile CHP arasındaki gerilime ilişkin flaş bir çıkış yaparak, hem Kılıçdaroğlu’nun hak arayışına saygı duyulması gerektiğini vurguladı hem de Özel’in siyasi şahsiyetinin hesaplaşmalara kurban edilmemesi uyarısında bulundu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 91 milletvekilinin CHP’den istifasıyla kurulan YENİ Parti ve sonrasında patlak veren siyasi krizlere ilişkin son derece çarpıcı açıklamalarda bulundu.

CHP’nin başında yer alan Kemal Kılıçdaroğlu ile YENİ Parti’yi kuran Özgür Özel arasındaki eksende yürüyen tartışmaları değerlendiren Bahçeli, taraflara sağduyu çağrısında bulunarak iki liderin konumuna da riayet edilmesi gerektiğini bildirdi.

Türk siyasetinin kişisel ikballere feda edilemeyeceğinin altını çizen Bahçeli, Özgür Özel’in kurduğu yeni yapı ve parti içi dengelerle ilgili yaklaşımını, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesi, hukuki imkanlara müracaat etmesi ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine dair görüşlerini açıklaması en tabii hakkıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş ve milyonlarca vatandaşımızın demokratik desteğini almış bir siyasetçidir. Kendisine yönelik değerlendirmelerin hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesi doğru değildir. Bununla birlikte geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün siyaset meydanına taşımak, eski hesapları her fırsatta yeniden açmak ve yaraları sürekli kanatmak da kimseye fayda sağlamayacaktır.

Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir. Sayın Özgür Özel’in de siyasi emeği, hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürmüş olduğu hem de Türk siyasi hayatına geçtiğimiz günlerde giren Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık makamı ve buna bağlı olarak kendisinin politikasına güvenen 91 milletvekili ile iyi dileklerini esirgemeyen potansiyel seçmen kitlesi aşikardır.

Sayın Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkına nasıl hukuken riayet edildiyse Sayın Özel’in birikim ve konumu da saygıyla karşılanmalıdır. Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez” ifadeleriyle ilan etti.

“Siyaset Yakılan Köprülerin Dumanında Yürümeyecektir”

Ayrılanlar ile geride kalanlar arasındaki kırıcı söylemlerin toplumsal huzuru zedelediğine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kurumsal yapılara ve siyasi geçmişe saygı gösterilmesi gerekliliğini savundu.

İki parti arasındaki saflaşmanın düşmanlığa dönüştürülmemesini isteyen Bahçeli, “Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. Yeni Parti’nin kuruluşıyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır.

Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır. Türk siyaseti, tarihi devlet geleneğiyle şekillenmiş, Meşrutiyet’in kazanımları ışığında ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı ile çok partili hayata geçiş süreci ile ivme kazanmış; millet iradesinin zaman zaman hararetli tartışmalar ve kürsüler arası sert gerilimlerle sınandığı; dönem dönem çatışmalı safhalar yaşasa da nihai meşruiyetini devlet aklında bulan toplum hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez” değerlendirmesinde bulundu.

“Rozet Töreni Ve Figüran Tartışmaları Açıklığa Kavuşturulmalıdır”

Kamuoyunu meşgul eden sahte seyirci ve figüran iddialarına da temas eden MHP Lideri Bahçeli, siyasetin itibarını korumak için hakikatin hukuk yoluyla ortaya çıkarılması şartını getirdi.

Söylenti siyasetinin terk edilmesini isteyen Bahçeli, konuya ilişkin duruşunu, “Son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, figüran ve organizasyon tartışmaları da bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişinin yapay kalabalıkların, sahte görüntülerin ve hazırlanmış mizansenlerin üzerine bir gelecek inşa ediyor olma iddiası, Türk siyasi hayatının kalbine ağır bir darbe gibi inmiştir.

Gönüllere dokunamadan doldurulan salonların hiçbir hükmü yoktur. Bunun yanında, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanların şeref ve haysiyetine saldırılması ve peşin hükümlerle siyasi infaza başvurulması da kabul edilemez. Hakikat, hukukun aydınlığında ortaya çıkarılmalı, söylenti siyasetinin karanlık gölgesi demokrasimizin üzerine düşürülmemelidir.

Bugün yapılması gereken; CHP-Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir. Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel başta olmak üzere bütün tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, karşılıklı saygıyı muhafaza etmesi ve siyasi mücadeleyi şahsi hesaplaşmanın dışına çıkarması gerekmektedir” sözleriyle aktardı.

“Siyasi İç Tartışmalardan Menfaat Devşirmeyiz”

MHP’nin ilkesel duruşunu ve Türkiye’nin dış politikada karşı karşıya kaldığı riskleri hatırlatan Bahçeli, partilerin iç krizlerinden medet ummadıklarını beyan etti.

Ülke enerjisinin iç çekişmelerle tüketilmemesi gerektiğini bildiren MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi yelpazenin herhangi bir kanadında patlak veren iç tartışmalarından menfaat devşirmeyi, parçalanmalardan medet ummayı, zaaflardan ikbal üretmeyi yarım asrı geride bırakan siyasi ahlakıyla bağdaştırmaz. Biz gücümüzü ve gündemimizi aziz Türk milletinden, kimliğimize biçim veren ülkülerimizden, Türk ve Türkiye Yüzyılı kızıl elmamızdan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne duyduğumuz bağlılıktan alırız. Çevremizde ateş çemberlerinin genişlediği, bölgesel hesapların ağırlaştığı, küresel güç mücadelelerinin sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin enerjisi gelip geçici gündemlerle tüketilememelidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği korunarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasi ve hukuki hakları gözetilebilir; Sayın Özel’in Yeni Parti ile yeniden filizlenen Genel Başkanlık makamına ve siyasi mücadelesine saygı gösterilebilir. Türk demokrasisinin imkanları ve Türk milletinin irfanı buna fazlasıyla yeterlidir. Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegâne güç ise büyük Türk milletidir” dedi.

Demokrat Gündem